Kapitalist sistem yapısal bir krizin içinde. Bu kriz tıpkı daha öncekiler gibi arkasında büyük bir yıkım bırakarak zengini daha zenginleştirirken, yoksulu daha da yoksullaştıracak. Dünyanın tüm ekonomistleri, 2008’de başlayan bu büyük krize çare bulamadıklarını, yolun sonuna gelindiğini itiraf etmekteler.
Ezilen Bütün Halklara, Emekçi Kadınlara, Gençlere, İşçilere Çağrımızdır.
Dünya genelinde içinde yaşadığımız kapitalist-emperyalist sistem çöküyor. Derinleşen ekonomik krizler, artan işsizlik, açlıktan ölen insanlar, doğaya ve canlılara olan saldırılar ile bu sistem insanlığa bir yaşam alanı bırakmıyor. Dünyada değişen küresel sistem sonucunda Japonya'da yüzlerce insan sıcaklıktan ölüyor, Yunanistan'da ortaya çıkış sebebi bilinmeyen yangın sonucunda insanlar ve hayvanlar hayatını kaybediyor.
İşçiler;
Aylardır geliyorum diyen ve Partimizin defalarca işaret ettiği ekonomik bunalımın yeni bir kriz dalgası artık kıyıları dövmeye başladı. Tekelci kapitalist ekonomi iflas sürecine girmiştir: Türkiye iflas ediyor.
İşçiler, Emekçiler, Kürt Halkı, Aleviler, Kadınlar, Gençler,
Düzen çöküyor, dinci faşist iktidar sallanıyor. Gün geçmiyor ki, "Türkiye'nin iflasın eşiğinde olduğu"na dair açıklamalar ortalığı kaplamasın. Gün geçmiyor ki büyük bir işletmenin, firmanın ya da sermaye grubunun iflas haberi gelmesin. Holdingler, tekeller iflas ediyor. Bankalar iflas ediyor. Küçük esnaf, küçük köylü tarlasını, evini satmak zorunda kalıyor. Bankalar haciz, ipotekle, vergi memurları polisle kapımıza dayanıyor.
Halk arasında olumsuz sonucu önceden belli olan adımlar için "bile bile lades" deyimi kullanılır. Bugün seçim parodisine ortak olanlar için yerli yerine oturan bir kavram. Kim hangi gerekçeyle olursa olsun, eğer 24 Haziran seçimlerinde sandığa gitmeyi düşünüyor ve bununla yetinmeyip halklara, bu şekilde kurtuluşun mümkün olduğunu söylüyorsa; onları hararetle oy vermeye çağırıyorsa, "bile bile lades" oluyor; hem kendini hem de halkları kandırıyor.