Pazartesi, 22 Ocak 2018
joomla social share plugin
Gündemdekiler

Editör

AFRİN HALKIYLA DAYANIŞMA ZAMANI!

 

Dinci faşist iktidarın haftalardır davul zurna ilan ettiği Afrin işgal girişimi başladı. Başlatılan savaş bir girişimdir. Zafer elde edeceklerini sanıyorlar. Sonucu hep birlikte göreceğiz.

Ama önce şunun altını çizmeliyiz: Her faşizm gibi, dinci faşizm de artan bir saldırganlıktır. Sadece içe dönük değil, en az bunun kadar, dışa dönük de bir saldırganlıktır. İçteki saldırganlığı üzerinde çok duruldu; ama dış saldırganlık üzerinde o kadar çok durulmadı. Oysa, Hitler-Mussolini ikilisinden bu yana, faşizmin dış saldırganlık eğilimini her daim taşıdığını ve eline geçirdiği ilk fırsatta bu eğilimini gerçekliğe çevirdiğini biliyoruz.

Devamını Oku

Yine yalanlarla, lağım akan televizyon kanallarıyla, yorumcularıyla doluşuyorlar evlerimize. Yanı başımızda ateşe verdikleri, kana boğdukları Afrin’de küçücük çocuklara ölüm kusarken Türk jetleri, “milli menfaat” edebiyatı yapıyorlar. Vatanseverlikten bahsediyorlar. Yetmiyor, açıktan tehdit edip farklı düşünenlere saldırıyorlar. Gözaltına alıp tutukluyorlar. Bir kere daha apaçık görülüyor, dış savaşın ateşi içeriyi yakıyor, bizi, emekçileri yakıyor!

Faşist Türk devleti Rojava'dan Defol

Rojava devrimine ve halklara düşman faşist Türk devleti Afrin’e karadan ve havadan saldırdı. Yüksek teknik kullanarak, halkların özgürlük mevzilerini bombaladı. İnsanlık ve halkların düşmanı politik islamcı Tayyip Erdoğan yönetimindeki AKP-MHP koalisyonu, özgür Afrin’e ve Rojava devrimine saldırarak bölge halklarının baş düşmanlarından birisi olduğunu gösterdi.

 

 Dinci faşist iktidar, Rojava Devrimi’ni kanla boğmak için Rojava’nın batıdaki kantonu Afrin’e yönelik uçaklarla, tanklarla, dinci-faşist ÖSO çeteleriyle kolkola bir işgale girişti. Kürt halkının, işçi sınıfının, emekçilerin, gençlerin düşmanı olan dinci-faşizm içerde yasaklamalar, tutuklamalar, baskılar ile susturamadığı devrimi içerde dışarda savaş, dizginsiz saldırganlık ile ezmeye çalışıyor.

Dünya Kadın Konferansı Koordinatörleri 2. Toplantısı Almanya’da yapıldı.

13-18 Mart 2016’da Nepal’de 2. Dünya Kadın Konferansı gerçekleştirilmişti. Türkiye’den Emekçi Kadınlar (EKA)’nın da yer aldığı, 60 ülkeden yaklaşık 3000 kişinin katıldığı başarılı bir konferans olarak tarihteki yerini aldı.

 

Faşist TC devleti Rojava devrimini boğmak için Afrin’e saldırıya hazırlanıyor. Rojava devrimi bölgedeki dengeleri değiştirirken, faşist TC devleti bu değişikliğin onu da etkileyeceğini ta başından beri biliyor. Faşist TC devletinin Rojava devrimini boğma girişimleri yeni değil her türlü savaş kışkırtıcılığını yıllardan beri yapıyor.

TC devletinin Efrin’e başlattığı hava saldırısı tüm Avrupa’da olduğu gibi, İsviçre’nin Basel Kantonu’nda da Kürdistanlı ve Türkiyeli devrimciler tarafından protesto edildi.

 

Dinci-faşist iktidar ve onun başındaki adam, Afrin’i işgal etmeye hazırlanıyor. Kanlı bir savaş, Türkiye ve Kürdistan coğrafyasını kan deryasına çevirecek bir savaş kapıda. İki ülkenin emekçi sınıflarını, yoksullarını, ezilenlerini acı ve gözyaşına boğacak bir savaş hazırlanıyor.

 

Arap Baharını başlatan ayaklanmanın kıvılcımı Tunus’ta, Muhammed Ebu Aziz’in kendisini yakmasıyla patlak vermişti… Ve geçen 7 yılın ardından Tunus halkı yeniden ayakta…

Ayışığı Sanat Merkezi Çocuk Oyuncuları bugün Sultangazi ilçesi Gazi Mahallesi'nde bulunan Gazi Ekin Sanat Halk Kütüphanesi'nde "İhtiyacım Yok" adlı oyunlarını sergiledi.

Hapishaneler, devrimci mücadelenin en kararlı bir şekilde verildiği, bu mücadelenin en sert şekilde yaşandığı yerlerdir. Toplumsal mücadele büyüdükçe, bu mücadele sokaklara yansıdıkça hapishaneler, mücadelenin önemli alanlarından biri haline gelir. Devletin dışarıda kontrolü sağlama politikaları içeriye de yansır.

Sinop Nükleer Karşıtı Platform 'ÇED Proje Tanıtım Dosyası Çevre Şehircilik Bakanlığına Sunuldu' şeklindeki haberlerin üzerine yaptığı açıklamada, "Bu haberler ile algı operasyonu yaratılıyor" dedi.

 Son günlerde kamuoyunda Sinop İnceburun Yarımadasında yapılması planlanan Sinop Nükleer Santrali için "ÇED Proje Tanıtım Dosyası Çevre Şehircilik Bakanlığına Sunuldu" şeklindeki haberler üzerine bir basın açıklaması yapan Sinop Nükleer Karşıtı Platform (NKP), bu haberlerle algı operasyonu yaratıldığı ve Sinop halkının yanlış bilgilendirildiği belirtti.

Sinop NKP, "Nükleer endüstri sektöründe uygunsuzluk haberleriyle başta kendi ülkesinde olmak üzere bir süredir skandallara imza atan Fransız Areva şirketi ATMEA-1 tipi reaktör kurulum hizmetler alanını Areva grubundaki Electricité de France'a (EDF) devrediyor.

Böylece Mitsubishi ile Areva'nın ortak üretim yapacağı ATMEA-1 Projesi'nin de yeni ortağı EDF oluyor. 'Yeni ortaklar MITSUBICHI ve EDF oluyorlar' demek daha doğru olacaktır..!" ifadelerini kullandı.

"ATMEA-1 reaktörünün dünyada hiç bir ülkede kurulmamış, dolayısıyla denenmemiş olması halen bir sorunken, sürecin ne oldukları henüz bilinmeyen yeni ortaklarla yürütülecek olması da sorunlar yumağının büyüdüğünü gösteriyor" denilen açıklama, "İnceburun yarımadasının eski doğal halini göstererek 'dev proje bu alana yapılacak' şeklinde yayınlar yapılarak, kesilerek katledilen ağaçları göstermeyen bir kısım medyayı da yapılması gereken aşamaları görmezden gelip sonuç kısmına varılmış gibi yayın yapmalarını da eleştiriyoruz" diye belirtildi.

 

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

"Halen sahada jeolojik çalışmalar sürdüren firmalar ne yaptıklarını bilmezken, henüz yer lisansı, saha lisansı ve İnşaat lisansı ortada yokken, ÇED süreci başlamamış. İşletmesi konuşulmaktadır.

"Sinop Nükleer Santrali için 'ÇED Proje Tanıtım Dosyası Çevre Şehircilik Bakanlığına Sunuldu' denilerek de algı operasyonu yaratılarak Halkımızı kandırma yolunu kullanmaktadırlar.

"1/100.000 ve 1/25.000 lik Çevre Düzeni Planı (ÇDP) haritalarında henüz santral yeri bile belli değil, bir sır gibi kamuoyundan saklanıyor. Ama tüm bunlara rağmen Sinop NGS yapılmak istendiği kamuoyunda paylaşılıyor. Bölge insanları üzerinde algı operasyonları yapılıyor.

"Bu kirli haberlerin orta yerde dolaşması üzerine Sinop NKP olarak; 03.01.2018 tarihinde BİMER'e başvuru yaptık. Dedik ki 'Sinop Nükleer Santrali İçin ÇED başvurusu yapılmış mıdır? Tarafımıza bilgi verilmesi...' şeklinde talebimiz var. Henüz bir yanıt alabilmiş değiliz.

"Çevre ve insanlar üzerinde yarattığı olumsuz etkilerinden dolayı; Gelişmiş Ülkeler Nükleer Santrallerden vazgeçerken, Bu ülkeler enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek çözmeye çalışırken, bizim ülkemizdeki bu rant sevdası neden dinmiyor?

"Çevreye zarar vermeden oluşturulacak enerji kaynakları Dünya ülkelerinin gündemini meşgul ederken, bizim ülkemizin yöneticileri, gelişmiş ülkelerin terk ettiği köhne ve kirli teknolojilerin ardından koşma heveslerini anlamak mümkün değil.!

"Sinop halkı olarak ülkemiz yöneticilerine ve enerji planlayıcılarına sormak isteriz: Nükleer teknolojilerin sahipleri olan ülkeler kendi ülkelerinde neden nükleer santral siparişi vermezler? Benim ülkemin yönetenleri bunu kendilerine sordular mı? Sormazlar / Soramazlar.!!! Çünkü onlar; kendi halklarının sağlıklarına önem verirler..!

"Biz, nükleer santraller ve termik santrallerle ülkemizin güzelliklerini kirleterek Avrupa'nın kalorifer bacası ve kirli enerji çöplüğü olmayacağız. Buna izin vermeyeceğiz.

"Kim ne derse desin söz konusu bölgeye o kirli teknoloji kurdurtmayacağız. Kamuoyuna duyururuz. Nükleere inat yaşasın hayat!"

ÖNSÖZ

           Tüm Sayılar

Arşiv

Sitemizin eski içeriğine ulaşmak için logoya tıklayınız...

E-Kitap

Tüm E-Kitaplar için resme tıklayınız...