Pazartesi, Kas 20th

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Çatışmanın Yoğunlaşması

Devrime girişmek için “önce halkın çoğunluğu” diyenler biçimsel çoğunluk peşinden koşanlardır. Onlar, biçimsel çoğunluğu buluna dek, kitleleri burjuva diktatörlük altında günlük sorunlarla oyalamaya devam edeceklerdir. Devrimin gerçek koşulları ne denli oluşmuş olursa olsun, devrim yapmaya kararlı yığınlar eylemlerle bu yöndeki ısrarlarını ne kadar gösterirlerse göstersinler yine de devrim küçük burjuva hareketlere uzaktaki bir hedef olarak kalır.

Emekçi ve sömürülen kitleler, devrim yönünde kendi kurtuluşları yönünde ortaya koydukları devrimci savaşıma rağmen ve yıllarca süren devrimci pratikten sonra halen yığınların devrime hazır olmadıklarını ileri sürebiliyorlar. Durmadan gelişen işçi hareketini, kitle hareketini ve hareketin devrimci yönelimini algılayıp kavrayamadıkları ve çözümleyemedikleri için kitlelere, en az, en zayıf ve en etkisiz mücadele çizgisini öneriyorlar. İşçi sınıfına, kitlelere, Kürt halkına ileri hedef göstermeleri için, kendilerinin ileride olmaları ve sağlam devrimci görüşlere sahip olmaları gerekiyor.

Proletaryanın mücadele görevlerini doğru olarak belirlemek için, hangi tarihsel uğrakta olduğumuz tüm açıklığıyla gözlerin önüne serilmelidir. Doğru taktik, doğru sloganlar saptamak için tarihsel uğrağın gerçek ve eksiksiz kavranışı gerekiyor. Tarihsel uğrak iki yönlü ele alınabilir: Nesnel olarak ve sınıf mücadelesinin gelişme düzeyiyle, devrimci öznenin geldiği yer açısından. Her iki yön şimdiye dek Leninist Parti tarafından ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Mücadele sloganları, izlenecek politik taktik ve teorik çözümlemelerden çıkarılmıştır.

Küçük burjuva hareketlerin yapmadığı da budur. Tarihsel çerçevenin bir çizimini yapmadıkları için izledikleri politika ve sloganları kendi öznelliklerini yansıtıyor. Partinin dönemi tanımlayan görüş ve sloganları kitlelerin devrimci görevlerini ortaya koymalı ve hedefi göstermelidir.

İşçi sınıfı hedefini, amacını açıkça ortaya koymalıdır. Proletarya amacını açıkça belirterek geniş kitleleri etkiler, onları kazanır. İşçi sınıfının amacı emekçilerin kurtuluşunu gerçekleştirmek, ezilen ve sömürülen kitlelerin çıkarınadır. Bu yüzden, proletarya amacını açıkça belirterek halk yığınlarını burjuvaziye karşı savaşımda birleştirir. K. Marks ve F. Engels'in Komünist Manifesto'da belirttikleri gibi:

“Komünistler, görüş ve niyetlerini gizlemeyi reddederler. Amaçlarına ancak bugüne kadarki tüm toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla ulaşabileceklerini açıkça bildirirler.”

Leninist Parti devrim için mücadele ediyor. Hedefine ancak bu yolla ulaşacağını açıkca ifade ediyor. Sadece bunu söylemekle yetinmeyip, devrimin güncel olduğunu da söylüyor. Devrimle sonuçlanacak ayaklanmanın önemi ve rolü üzerine ısrarla duruyor.

Tekelci burjuvazinin siyasal gücünü, devlet egemenlik sistemini yıkmak halk devriminin ön koşuludur. İşçi sınıfı, emekçi kitleler daha ileriye, toplumun devrimci dönüşümüne ancak bu engeli aşarak varabilirler. Amaç, net, açık, berrak olarak belirtilirken, amaca nasıl varılacağı da aynı biçimde anlaşılır şekilde gösterilmelidir. Bu görevin, en ilerinin değil günün görevi olduğu da ifade edilmelidir.

Kitlesellik, yaygınlık, süreklilik ve netlik yönünden önceki yığınsal eylemleri aşan eylemler yaşanıyor. Kitlelerin ve mücadelenin geldiği yer doğru anlaşılmalıdır. Hareket belirlenen devrimci görevleri yerine getirecek bir gelişme göstermiştir.

Sokak gösterileri ve çeşitli yığınsal etkinliklerle birlikte devrimci hareket hem güç kazandı, hem politik etkisi arttı, hem de geniş kitleler için çekim merkezi haline geldi. Tüm bu gelişmeler karşısında etkisiz kalan burjuvazi ve devlet iktidarı, elindeki her olanağı, her aracı, her yolla harekete geçirerek, devrimci kitleleri baskıyla durdurmaya çalışıyor.

Devrimci düşünceler, devrimci güçler, yığınların içinde derin kök saldığı içindir ki, on yıllardır hiç eksik olmayan sermeyenin ve faşist devletin tüm terörüne karşın devrimci hareket etkisizleştirilememiştir. Emekçi kitle hareketi, devrimci güçlerin güçlerini sürekli beslemektedir.

Burjuvazi, kapitalist zorbalığı, faşist şiddeti yoğunlaştırarak emekçilerin yaşamını biraz daha ağırlaştırır ve çekilemez duruma getirirken, böylece eski sisteme karşı gelişecek genel halk ayaklanmasını daha da olgunlaştırmış, derinleştirmiş ve belirginleştirmiş oluyor. Çalışmayan azınlığın, çalışan çoğunluk üzerinde artan saldırıları, kitlesel işten çıkarmalar, ücretlerin düşürülmesi, artı-emeğin arttırılması, çalışanlara daha fazla işin dayatılması, sefaletin boyutlanması, buna karşın emekçiler yönünden gelen eylemlerin, isyan ve başkaldırıların devlet zoruyla bastırılması, sınıflar çatışmasını çok daha şiddetli hale getiriyor. Ezilen ve sömürülen sınıfların ayaklanması sınıflar mücadelesinin merkezi sorunu durumuna gelmiştir.

Burjuvazi kendi egemenliğini ve toplumsal sistemini yıkacak koşulları yaratmakla kalmıyor, eski sistemi yıkacak güçleri de kendisi hazırlıyor ve birleştiriyor. Sermaye ekonomik sömürüsünü ve bundan ayrı olmayan politik baskısını toplumun geniş emekçi kesimlerine yöneltmiştir. Bu saldırıları yalnızca işçi sınıfı üzerinde uygulamakla kalmayıp, kentin ve kırın yoksullarına ve tüm emekçilerine yöneltmiştir. Kadınlara, gençlere, aydınlara, Kürt halkına, Alevilere yöneltmiştir. Böylece egemen güçler kapitalist düzenin ezdiği sömürdüğü tüm kitleleri kendisine karşı birleştiriyor. Bu güçler her gün sokakta, yollarda ve alanlardalar. Eylemde güçlerini bir araya getiriyorlar.

Eylemlerin vardığı düzey ve aldığı biçim görülmelidir. Sınıf mücadelesi içsavaş biçimini alarak devam ediyor. İçsavaş, burjuvaziyle proletarya arasındaki en aşırı mücadeledir. Proletaryanın mücadeledeki aşırılığı bu sınıfın kendi sınıf konumundan kaynaklanıyor. Emekçi sınıf aşırı davranarak, yani devrimci konumuyla amacına varabilir. Pratikte, günlük mücadelede, canlı siyasal yaşamda, çalışan sınıf, oportünist sosyalistlerin politik çizgilerini aşıyor; bu sınırları aşarak başarılı olabilir.

Sınıf mücadelesi, sınıf mücadelesinin yüksek biçimi olan politik mücadele biçiminde sürüyor. Burada önemli olan sonucu kararlaştıracak politik biçimin devrimci içeriğidir. Toplumun köklü dönüşümü, emekçilerin kurtuluşu devrimci politik mücadeleyle gerçekleşir.

Devrimci sınıf partisi işçi sınıfının zafere ulaşmasının önkoşuludur. Sosyalizmin kurucuları Marks ve Engels gerçek bir işçi hareketi ve onun örgütü için savaşım verdi. Lenin devrimci işçi hareketinin örgütsel ifadesi olan komünist partinin oluşturulması için mücadele etti. Emekçi sınıfı kurtuluşa götürecek olan gerçek işçi hareketidir, devrimci proleter partidir.

İşçi sınıfının devrimci rolü, sınıf ideolojisi, sınıf siyaseti, sınıf partisi (işçi), sınıf egemenliği görüşlerini bir kenara atmak ve proletaryayı başarısızlığa uğratmak için, işçi sınıfı kavramı yerinde “çokluk” kavramı ileri sürülüyor. Bunlar küçük burjuva gerici görüşlerdir.

Kapitalizmin gelişimi işçi sınıfının devrimci rolünü ortadan kaldırmamış tersine emekçi sınıfın tarihte oynayacağı rolün önemini güçlendirmiş ve çok daha ivedi duruma getirmiştir. Sınıf partisinin görevi, devrim güçlerini, proletaryayı devrime hazırlamak ve tarihi rolünü oynamasını sağlamaktır.

C.DAĞLI

 

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1