Pazartesi, Kas 20th

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Gülmen ve Özakça'ya Adalete Zarar Verme İhtimalinden Tutuklama

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça savcılık ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevkedildi.  Gülmen ve Özakça'nın"Delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri" gerekçesiyle tutuklanmasına karar verildi. 
KHK ile ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 75. gününde evlerine yapılan baskında gözaltına alınmıştı. 
Gülmen ve Özakça bu sabah saatlerinde Ankara Adliyesine sevkedildi, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından tutuklanma talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevkedildi.
Hakimlik, Gülmen ve Özakça'nın "Örgüt üyesi olmak" ve "Örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklanmasına karar verdi.
Tutuklama kararında "Dosya kapsamına göre; şüphelilerin silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarından haklarında Ankara C. Başsavcılığı'nca 02/05/2017 tarihinde 2017/2509 sayılı iddianame ile kamu davası açılmasına rağmen ısrarla eylemlerini terör örgütü DHKP-C örgütü adına faaliyet yürütmeye devam ettikleri ve şüphelilere ait fotoğraf görüntüleri ve internet üzerinden yaptıkları paylaşımların içeriği birlikte değerlendirildiğinde üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin var olduğu, şüphelilerin üzerlerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun CMK'nın 100/3-a maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, öte yandan üzerlerine atılı suçların niteliği, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri ve eylemlerin ceza süreleri dikkate alındığında adli kontrol koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşılmakla şüphelilerin üzerlerine atılı suçlar nedeniyle şüpheliler Semih Özakça, Nuriye Gülmen'in ayrı ayrı tutuklanmalarına" denildi. 
Devlet, bir gecede, hiçbir gerekçe göstermeksizin KHK ile işsizliğe, açlığa mahkum ettiği, aylardır yaptıkları eylemi görmezden geldiği emekçiler açlık grevine başlayıp onbinlerce kamu emekçisinin sesi olup, bir çok şehirden dayanışma eylemleri yükselmeye başlayınca Gülmen ve Özakça'yı "örgüt üyesi" olarak ilan etti.
Her gün Yüksel Caddesi'nde eylemde olan Gülmen ve Özakça'nın gecenin bir yarısı özel harekat polislerince kapıları kırılarak gözaltına alınması da, savcının tutuklamaya sevk ederken  "Tekel ve Gezi gibi eylemlerin başlayabileceği" gerekçesini öne sürmesi, mahkemede ise hiçbir delil göstermeyip buna rağmen "örgüt üyesi" oldukları iddiası ve tutuklama kararındaki "delillerin toplanamamış olması" itirafı da devletin acizliğinin, çökmüş olduğunun kanıtı.
Devletin 7 yıldır unutamadığı Tekel eylemi ve kabusu haline gelmiş olan Gezi Ayaklanması  elbetteki çok uzak değil.. 
Hatta öyle günler yaşayacaksınız ki, Tekel İşçileri eylemi de Gezi Ayaklanması size güzel anılar gibi görünecek... 
Üzerinde tepinmekte olduğunuz uyuyan dev elbet bir gün silkinip kalkacak ve sizi hak ettiğiniz yere tarihin çöplüğüne gönderecek. 

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1