< İşçi Kadınlar En Öne, 1 Mayıs’ta Taksim’e!

İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs yaklaşıyor. Açlığın, sömürünün, geleceksizliğin giderek arttığı bugünlerde milyonlar işçi, emekçi her gün soluksuz bir yaşam savaşı veriyor.

Bu savaşın en ağırlaştırılmış halini proleter kadınlar yaşıyor. İşçi ücretlerinin alt sınırda tutulması için daha düşük ücretlerle çalıştırılan, patronların tüm baskıları karşısında çalışmak zorunda kalıp işten çıkarılacak ilk sıralarda olan, güvencesiz ve esnek saatlerde çalışan milyonlarca işçi, emekçi kadın fabrikalarda, atölyelerde, iş merkezlerinde sömürülüyor.

Kapitalist sistemin kadınları sömürüsü bu kadarla kalmıyor, paydos zilinin çalmasıyla biten işler eve gelince yemek, temizlik, çocukların bakımı gibi ev içi işleri de yapmakla devam ediyor. Kapitalist sistem, işçilerin hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu temel gereksinimleri de kadınların sırtına yüklüyor, ev içi emeği görünmez kılarak bu sömürü düzeninden daha fazla kar elde ediyor.

Bir avuç zenginin daha fazla kazanması için işçiler katlediliyor. Denetimsiz ve işçi sağlığını hiçe sayarak çalışmak zorunda olduğu iş yerlerinde her gün en az 6 işçi hayatını kaybediyor. Milyonlarca işçinin emeğiyle zenginleşen sermayedarlar, şirket hacimlerini büyütürken işçilerin sofrasındaki tabaklar eksiliyor. Tüm bu sömürü düzeni, kadınların ezilmişliklerini katmerleyerek geçimini sağlayamadığı, işsiz kaldığı, geleceksizlik sarmalına düştüğü için şiddet gördüğü evlerde yaşamaya mecbur bırakıyor. Aynı düzen, kadın işçileri ağır mobbing şartları altında patronların tacizine, baskısına karşı savunmasız bırakıyor.

Rant ve talandan beslenen bu sömürü düzenine mecbur değiliz! Tüm dünyada derinleşen kapitalist krizin yarattığı bunalımlar ve çürümüşlük karşısında mücadele eden, örgütlenen, insanca bir yaşamın düşünü büyüten işçi ve emekçiler sokakları, meydanları, üretim alanlarını dolduruyor. Her eylemde, isyanda en önde yer alan kadın işçiler yalnızca kapitalist sistemin sömürüsüne karşı durmuyor, onlara dayatılan makbul kadınlık sınırlarını parçalayarak erkek egemenliğine karşı da savaşıyor. Birbirinden öğrenen ve güçlenen, önü durdurulamaz bu büyük devrimci güç; işçi sınıfı, bütün sömürü ve tahakküm biçimlerine son verecek insanlığın kurtuluşu için yürüyor.

Üretimin, yaşamın, emeğin paydaşı kadınlar! Fabrikalarda, atölyelerde insanlık dışı koşullarda çalışan işçiler, okullarda, hastanelerde güvencesiz çalışan emekçiler, yaşamın tüm yükünü omuzlayarak evlere hapsedilen ev emekçisi kadınlar, geleceksizleştirilen genç kadınlar.. Bu çağrımız sizedir. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta gelin sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için hep birlikte mücadeleyi büyütelim.

EMEKÇİ KADINLAR