< < Slogan Eşliğinde İşkence

Zindan ve işkence... Burjuva egemenliğin vazgeçilmez ikilisi. Hele faşist rejimlerde.

Bir insanlık suçu olan işkenceyi uygulamak için insanlıktan tamamen çıkmak lazım. Aziz Nesin’in öyküsündeki polisin “ilk işkencesi” gibi... Bu topraklar, vahşetin, işkencenin her türüne aşina ne yazık ki.

İşkenceci insanlık müsveddeleri, bu insanlık dışı fiili gerçekleştirmek için sadece insanlıktan çıkmıyorlar, ayrıca her tür akıl ve mantık silsilesinden de ayrılıyorlar.

25 Ağustos’ta Adana Kürkçüler F Tipi Zindanı’ndan Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Zindana sevk edilen İnan Akın’a girişte çıplak arama dayatıldı. Çıplak arama dayatmasını kabul etmeyen Akın’a 25-30 gardiyan saldırdı. Her devrimci, bu tür saldırı karşısında işkence karşıtı direnç sloganları atar. Akın da “İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek” diye slogan att. Peki saldırgan gardiyanlar ne yaptı? Bir tutsağa saldırıp işkence yapan bu güruh, “Yaşasın İşkence” diye slogan atarak sürdürdü işkenceyi. Üstelik aralarında cezaevi müdürü ve başgardiyan da vardı.

İşkenceli aramadan sonra bu zıvanadan çıkan işkenceci güruh, İnan Akın’ı yine darp ve “25 Ağustos gününü hatırlayacaksın, bu daha başlangıç” tehditleri eşliğinde tek kişilik hücreye attılar.

İşkence bir devlet politikasıdır. İşkence ve zindan, ancak zor araçlarıyla ayakta duran sermaye sınıfının temel dayanaklarındandır. Ne gelip geçicidir, ne durduk yere işkence yapmaktan zevk alan ruh hastalarının keyfi ve kendiliğinden yaptıkları bir şeydir. İşkencecilerin genel olarak ruh hastası oldukları doğrudur. Bu insanlık dışı alçaklığı uygulamak, sağlam insan aklının ve kişiliğinin kabul edebileceği bir şey değildir çünkü. Ama sonuçta bu ruh hastası güruhu bu “iş” ile görevlendiren, bizzat sermaye sınıfının devletidir. Faşist devlettir.

Dinci faşizm “işkenceye sıfır tolerans” yalanları atıyor ama, işkence gemi azıya almış alabildiğine yaygın ve görünür hal alıyor. Hatta bu örnekte görüldüğü gibi slogan atarak işkence yapıyor; yaptıklarını da pervasızca savunuyorlar.

Yani devrim güçlerine açıktan meydan okuyorlar. “Zulüm ile abad olacak”larını ortaya koyuyorlar. Devrim güçleri de onların kabaran suç dosyalarını önlerine koymak için sabırsızlanıyor.

O gün gelecek efendiler! Elbette devrimciler, komünistler size işkence yapmayacaklar/ yapamazlar; ama bu yaptıklarınızın yanınıza kalmayacağını da göreceksiniz!