Çarşamba, 22 Kasım 2017
Gündemdekiler

Olağanüstü günlerden geçiyoruz. Yaşadığımız topraklar yangın yeri, gericilik almış başını gidiyor, gericilik topulumun her safhasında, devletin her hücresinde. Dinci-faşist iktidar toplum üzerinde egemenliğini sürdürmek, sermayenin bu topraklardaki egemenliğini devam ettirebilmek için işçileri, emekçileri, gençleri yani toplumun her gözeneğini bir mengene gibi sıkıyor.

OHAL bahanesi ile ardı arkası kesilmeyen KHK’larla binlerce ilerici akademisyen, öğretmen mesleklerinden edildi. Boşalan kadrolar her türlü gerici unsur ile doldurulmaya çalışılıyor. Üniversitelerde bilim adına hiçbir şey üretilmiyor, varsa yoksa sermayenin daha fazla kar edebilmesi. Piyasalaşmış, bayağılaşmış bir akademi dünyası, polis, gerici-faşist güçler, ÖGB kıskacında ablukaya alınmış okullar. Dindar ve kindar bir nesil yaratmaya söz vermiş iktidar, ilkokuldan itibaren okullarda cihat eğitimi vermeye başladı, evrimi ders kitaplarından kaldırdı, okulları tarikatlara peşkeş çekti, binlerce lise imam-hatipe dönüştürüldü. Kadınlara yönelik baskıların, saldırıların haddi hesabı yok, Her yerde yok sayma, taciz, tecavüz. Biz gençlik ise geleceksizlik, işsizlik, yaşamın dışına atılmayla çevrelenmişiz.

İşte tüm bu olan bitenin içinde gençliği baskı altında tutmak, üniversiteyi sermayenin arka bahçesi haline getirmek için kurulan darbe ürünü bir kurum olan YÖK duruyor. YÖK’ e karşı mücadele tek başına yeterli mi? Toplumsal olarak çürüyen, çürüdükçe saldırganlaşan sermaye sınıfı ve onun temsilcileri, hamileri sadece okul sınırlarına hapsolmuş bir mücadele eğitim sistemi sorununu çözmeye yetmeyecektir. Parasız, bilimsel eğitim, demokratik, özerk üniversite talepleri ancak emekçilerin iktidar mücadelesi ile örtüşürse anlamlı olur.

Liseli, üniversiteli gençlik, genç kadınlar;

Geleceksizlik, umutsuzluk, gericilik içinde yaşamaya bırakıldığımız bu günlerde parasız, bilimsel, anadilde eğitim mücadelesini okul sıralarından, amfilerden yükseltme zamanı! Sessiz kaldığımız, beklediğimiz her gün, her dakika dinci-faşist iktidarın yaptıklarını onaylamak demektir. Özerk-demokratik bir üniversitenin, bilimsel eğitimin gerçekleşmesinin yolu gençlik olarak okul koridorlarında, sokakta işçilerle, emekçilerle birlikte mücadeleyi yükseltmemizden geçiyor. Yok saymaya, geleceksizliğe karşı, Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) olarak sizlere sesleniyoruz. Kindar ve dindar bir nesil yaratmak isteyen nesillere karşı Denizleşen bir gençliği yaratalım. 6 Kasım’da sokakları dolduralım.

 

8 KASIM SALI

SAAT:13.00

BEYAZIT MEYDANI

 

 

YAŞASIN DEMOKRATİK-ÖZERK ÜNİVERSİTE MÜCADELEMİZ!

KAHROLSUN FAŞİZM!

GENÇLİK GELECEK, GELECEK SOSYALİZM!

 

 DEVRİMCİ ÖĞRENCİ BİRLİĞİ (DÖB)

ÖNSÖZ

           Tüm Sayılar

Arşiv

Sitemizin eski içeriğine ulaşmak için logoya tıklayınız...

E-Kitap

Tüm E-Kitaplar için resme tıklayınız...