Tuesday, May 22nd

Güncelleme:10:08:44 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Söyleşi UPS İŞÇİLERİ İŞE İADE MAHKEMESİNİ KAZANDI

UPS İŞÇİLERİ İŞE İADE MAHKEMESİNİ KAZANDI

e-Posta Yazdır PDF

UPS'de işe iade davası açan işçilerle süreç ve duyguları üzerine kısa bir söyleşi yaptık.

DİK: Merhaba Ünal abi, bize kısaca şu anki süreci ve işe iade mahkemesini kısaca anlatır mısın?

İşçi Ünal: 200 günden beri burada direniyoruz. Bu süreç pek de kısa bir süreç değil. Başından beri söylüyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Bizim burada haklılığımız söz konusu, bu olumsuz çalışma koşulları altında söylediklerimiz vardı, sendikal haklarımız vardı. İçerde çalışırken çalışma koşulları, yapılan baskılar sonucu sendikaya üye olduk. Üye olduktan sonra kısa bir süre geçmeden 8 yıldan beri çalıştığım yerden atıldım. Sendikaya üye olduktan sonra işten atılmamın bir anlamı vardı. İşten atıldıktan sonra örgütlü olduğum Tümtis sendikasının bayrağı altında 200 gündür haklılığımızı haykırıyoruz ve haykırmaya devam edeceğiz. Haklılığımızdan yola çıkarak anayasal bir hak olan sendikalı olma hakkımızı mahkemenin kararıyla kazandık.

DİK: Kaçıncı mahkeme sonucunda dava kazanıldı?

İşçi Ünal: Dördüncü mahkeme sonucunda davayı kazandık. Mahkemeyi tek kişilik açtım. Fakat tek kişilik açmama rağmen bu hepimizin zaferidir. Bu şekilde bakmak lazım bu bizim için çok önemli. Bundan sonraki süreçte inanıyorum ki diğer arkadaşların mahkemeleri işe iadeyle sonuçlanacak. Çünkü bu konuda haklıyız.

DİK: Bundan sonra gelişmeler sizce nasıl olur?

İşçi Ünal: Bu süreçten sonra mahkemeler, yasalar işe iademizi, haklılığımızı belgelemişse buna işveren direnmeden uymalıdır. Biz neticede işimizi istiyoruz, çalışmak istiyoruz. Fakat şöyle bir şey var, bu sadece benim mahkememle bitmiyor, Türkiye’de işçi sınıfı kazanmadığı müddetçe bu kazanımın da benim açımdan pek fazla önemi yok. Bu süreç içinde işçilerin onurlu bir şekilde iyi şartlar altında çalışması için işe tekrar dönüp bu dayanışmayı, bu birlikteliği artırmamız gerek. Biz sendikal haklardan yararlanıp, çalışmak istiyoruz. Bu direnişi kazanımla bitirmek için içerdeki arkadaşlarla birlikte hareket edecek ve kazanacağız. UPS yetkililerini yasalara saygılı olmaya davet ediyoruz. Teşekkür ederim.

 

DİK: Merhaba Ali abi, 196 günlük bir direnişten sonra kazandığınız işe iade mahkemesi hakkında düşüncelerini alabilir miyiz?

İşçi Ali: Ben 196 gün önce işten atıldığımda böyle bir direniş yapacağım hakkında bir bilgim yoktu. İşvereni mahkemeye vermeyi düşünüyordum. Sonra sendika başkanlarımız direnişten bahsettiler direniş başladıktan sonra yaşanan olaylar, yapılan örgütsel eylemler dışarıdan gelen sendikaların desteği ve diğer kitle örgütlerinin desteğiyle sesimizi daha fazla duyurmaya başladık. Bunun sayesinde gelişen olaylar daha farklı oldu. Her şey bizim lehimize dönmeye başladı, haklı olduğumuz gün yüzü gibi ortaya çıktı. 196 günden sonra işe aide mahkemesini kazanacağımıza inanıyorduk, çünkü haklı bizdik. Hukuksal olarak mahkemeyi kazandığımı duyunca çok mutlu oldum. Karşı taraf avukatının yüzünün düşmesi bile beni mutlu etti. Onun yüzünü görünce UPS yetkililerinin ifadesinin onun yüzünde canlandığını gördüm. Direnişimizin önemi daha da fazla arttı. Hukuksal olarak birer birer kazanıyoruz ama sendikal örgütlülük olarak kazandığımız zaman çok daha farklı olacak. O zaman hep beraber kazanmış olacağız, bunların bitmesini istiyoruz tabi. Bunlar bir an önce sonlanıp biz de işimize gücümüze bakalım sendikalı olarak.

DİK: Bugün direnişinizin 200. günü. Bundan sonra nasıl gelişmeler olacak sizce?

İşçi Ali: Bundan sonraki aşamalarda daha büyük eylemlerolacak. Yani işverenin 200 gün boyunca yıkamadığı bu direnişi bundan sonra yıkabileceğini düşündüğünü sanmıyorum. Fakat 'biz ne kadar oyalarsak ne kadar geciktirirsek bu işi, o kadar kar ederiz'in hesabını yapıyor olabilirler. Çünkü karşımızda büyük bir Amerikan devi var. Ve yapacakları karlar milyonlarca dolarlarla hesaplanacak, tabi ki bu azımsanacak bir rakam değil. Bunlar bunların hesabındalar. 200 gündür yıkılmayan bu direnişin gün geçtikçe artıya çıktığı, kazanmaya yakın olduğu ortaya çıkıyor. Şimdi sendikaların daha fazla desteği, dayanışmanın gün geçtikçe büyümesi, yurtdışından desteğin oluşu, yüzünü görmediğimiz insanlar bizim için yurt dışında eylem yapıyorlar. Bize mektuplarıyla mesajlarıyla destek sağlıyorlar, UPS’ye rahatsızlıklarını dile getiriyorlar. Müşteriler kargo firmasını değiştirerek UPS ile çalışmamaya başladı. Müşteriler işçi düşmanı bir şirketle çalışmak istemediklerini dile getiriyorlar.

DİK: Buradaki direniş kazanırsa Türkiye ve dünyadaki işçi sınıfı neyi görecek?

İşçi Ali: Burada patronların biz ne dersek o olur tablosu yıkılacak en başta. İşçi sınıfı patronlardan daha büyüktür. İşçi sınıfı kazanırsa herkes kazanır. Burada patronlar şu gerçekle karşı karşıya gelecek, işçi sınıfı uyanıyor! Kendi gücünün farkına vardığı zaman işçiyi kupa gibi oynatamayacağının farkına varacak. İşçiler kendini bir köle gibi görmeyecek. İşçi istediği hakkı, istediği ücreti ve çalışma koşullarını alabilecek duruma gelecek en başta. Bu direnişi dışarıdan sessizce o kadar insan gözetliyor ki bilmediğimiz insanların işçilerin, firmaların gözü burada. ‘UPS ne olacak bu işçiler kazanıp sendika içeri girebilecek mi? Yani bunlar başarırsa demek ki bu iş olur bunu biz de başarabiliriz yapabilirizin kapısı açılacak. UPS’de şimdi taşeronlaşma var. Avrupa’da bu sistem çığ gibi büyümekte buradaki taşeronlaşmaya karşı örgütlenme yarın Avrupa’da etkisini gösterecek. Avrupa’daki işçilerin de gözü burada. Her şey buranın sonucuna bağlı, biz kazanacağımıza inanıyoruz. Toplu sözleşme yapılana kadar biz buradayız.

İzmir DİK