Tuesday, May 22nd

Güncelleme:10:08:44 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Söyleşi "İnsanca Koşullarca Çalışmak, İnsanca Yaşamak İçin"

"İnsanca Koşullarca Çalışmak, İnsanca Yaşamak İçin"

e-Posta Yazdır PDF

Yoğun çalışma koşulları, düzenli ödenmeyen ücretleri ve zorunlu mesaileri nedeniyle bu kölece çalışma koşullarına karşı sesini yükselten ve zorunlu Cumartesi mesaisini reddettiği için işten atılan Moda Stil Giyim işçisi Yavuz Güneş işyeri önünde direnişe başlayacağı duyurusunda bulundu. 5 Aralık Pazartesi günü yaptığı basın açıklaması sonrasında kendisiyle kısa bir konuşma yaptık:

Mücadele Birligi: Merhaba, işyeri koşullarını kısaca az önce aktardınız, ama çalışma koşullarınızı ve bu eyleme karar veriş sürecinize ilişkin biraz daha bilgi alabilir miyiz?

Yavuz Güneş: Burada iki yıldır çalışıyorum, makineci olarak... İçeride tam bir kölelik düzeni var. Gerçi bu semtte yüzlerce atölye var, hemen hepsi de aynı şartlarda çalıştırıyor işçileri... Uzun zamandır ücretlerimizi doğru düzgün alamaz olduk.. Daha önce de bu konuda sorunlarımız oldu, çalışma koşullarımız çok ağır... Saat 08.00-08.15 işbaşı yapıyoruz, akşam 19.30 da ancak paydos ediyoruz, o da mesailer olmazsa, bu arada ancak 45 dakikalık bir yemek molamız var onun dışında dinlenme zamanımız yok... Bir de son zamanlarda iyice artan zorunlu mesailer başladı. Bu kadar çalışmanın üstüne bir de Cumartesileri zorunlu mesai başlatıldı. Bizim zaten gün içinde hızlı bir çalışma temposunda tüm gücümüz tükeniyor. Ben zorunlu mesaiyi reddettim.

Mücadele Birligi: Cumartesi günü zorunlu mesai dendiğinde işi mi gelmediniz?

Yavuz Güneş: Evet, önceden söyledim, ben çalışamam diye, servisimiz, yok, yemekler berbat, bir çay, bir sigara içecek vaktimiz dahi olmuyor, yorgun, uzun çalışma saatlerinden bitkin düşüyoruz, paramızı da düzgün alamıyoruz. Bu şartlara daha ne kadar katlanacağım diye düşündüm.... Cumartesi işe gelmedim. Pazartesi mesai saatinde içeriye girdim, bana işime son verildiğini söylediler. Ben de patronun yanına gittim, benim maaşımı, mesailerimi vs. alacaklarımı ödesin diye, tek bir kelime söylemedi.

Mücadele Birligi: Sadece işten atıldığınızı mı söyledi?

Yavuz Güneş: Sabah ben işbaşı yapıyorum diye içeri girdim, sonra bana işten çıkarıldığım söylendi. Patronla konuşmaya gittiğimde de. 'Ben bu koşullarda seninle çalışamam' dedi. Benim içerde param var onu öde deyince de paramız yok diyor. Tamam şimdi parası yok diyelim, şu zaman öderim, şu kadar alacağın var demiyor. İşten çıkartılıyorsam, alacağım hesaplanır, hepsi ödenmiyorsa da işçinin eline bir kısım alacağı ödenir, gerisi için de bir zaman söylenir, ama patron hiçbir açıklama yapmadı. Ben de eyleme geçmeye karar verdim. Bu kölece çalışma koşullarına karşı bir şeyler yapmaya başlamak gerekir.

Bu arada işten daha önce ayrılmış bir Moda Stil işçisi söze giriyor.

İşten Ayrılan İşçi: Burada biz çok sorunlar yaşadık, içeride kölece bir çalışma var... En ufak bir ses çıkardığınızda bir şeye itiraz ettiğinizde ya gelip birileri sizinle konuşuyor, ikna ediyor ya da biraz para verip susturmaya çalışıyor, sesinizi kısmazsanız da işten atıyorlar. Daha önce burada bu para ödenmeyişine, yemeklerin kötü olmasına, zorunlu mesailere karşı itirazı olan arkadaşlar oldu, onlardan yedi kişiyi işten çıkardılar bayramdan bir süre önce...

Mücadele Birligi: İşten atılanların, dışında itiraz edenler de var, onları kısmen ödeme yaparak mı susturuyorlar?

İşten Ayrılan işçi: Bunlar genelde biraz patron yanlısı olmaya hazır insanlar, ya da çok ihtiyacı olan, işten atılma kaygısını daha çok duyanlar bir bir şekilde bunlarla konuşup ikna ettiler, kimilerine biraz ödeme yaptılar, bir şekilde susturdular. Burada koşullar çok zor gerçekten, dayanılacak koşullar değil... Ben de defalarca konuştum patronla baktım ki olmuyor, bıraktım işi...

Mücadele Birligi: Biraz yaşam koşullarınızdan da bahseder misiniz?

Yavuz Güneş: Ben iki yıldır burada çalışıyorum, arkadaşımın dediği gibi servis yok, maaşlarımızı düzenli alamıyoruz, bayramdan sonra para alamadık, normalde her ayın yirmisinde avans verilmesi gerekiyor, ama onu da alamıyoruz bir süredir.

Mücadele Birliği: İşe gidip gelebilmeniz için bile para gerekli... Avans da alamazsanız nasıl olacak...

Yavuz Güneş: Evet, servisimiz yok, yol parası gerekir benim bir ailem var ihtiyaçlarnı karşılamam gereken... Bu şekilde nasıl geçineceğiz, benim üç tane çocuğum var ve ikisini okula gönderiyorum... Bu şartlarda bir aile olarak yaşamımızı sürdürmemiz imkansız...

Mücadele Birligi: Ağır çalışma koşulları, zorunlu mesai.... ödenmeyen ücretler... nereye kadar devam edecek dediniz sonunda...

Yavuz Güneş: Evet, buralarda hep böyle ama, atölyelerde çok kötü koşullarda çalışıyoruz, doğru dürüst yemek çıkmıyor, her taraf pis, bir çay bir sıgara içecek zamanımız yok... Sadece öğlenleri 45 dakika yemek molamız var. Bu kölece çalışma koşullarını değiştirmek için bir yerlerden başlamak gerekir. Bir insan ne kadar dayanabilir ki oniki saat çalışmaya... Ardından zorunlu mesailer...

Mücadele Birligi: Yoğun ve uzun çalışma sonunda iş kazaları da artıyor, fazla çalışmanın bir yönü de bunu getiriyor...

Yavuz Güneş: Patrona anlatabilsek bir de... Hızlı bir çalışma temposu var, çalışma saatleri uzun, böyle çalışınca bir süre sonra iş de kötü çıkar, hatalar çoğalır, iş kazaları artar, bir bakmışsın elini dikmişsin makinede... Ama anlatamıyoruz. Hep elimizi taşın altına sokmamız gerekiyor...

Mücadele Birligi: Nasıl?.. Anlamadım...

Y.G. ve Diğer İşçi: Ücretlerimizi almak istediğimizde, mesailerin ödenmesini söylediğimizde patron böyle diyor, burası işyeri, hepimiz ekmek yiyoruz, herkes elini taşın altına sokacak biraz diyor.

Mücadele Birligi: Bunlar genellikle işçiler oluyor anlaşılan...

Y.G. ve Diğer İşçi: Hep işçi elini taşın altına sokuyor zaten nedense... Patronun parası olmaz, işçi elini taşın altına sokar, ne yapar para almak için biraz daha bekler... Patron alacaklarını tahsil edememiştir, yine işçi elini taşın altına sokar.... yeni sipariş gelmiştir yetişmesi lazım yine işçi elini taşın altına sokar... Daha çok çalışıp işleri yetiştirir... Hep işçinin eli taşın altında gördüğünüz gibi....

Mücadele Birligi: İşten çıkarıldıktan sonra yasal anlamda bir işlem yaptınız mı?

Yavuz Güneş: Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne başvuruda bulundum... Oradaki işlemler tamamlanınca sanırım iş mahkemelerine devrolacak... Takip edeceğiz... Bu işler de çok uzun sürer ama...

Mücadele Birligi: Genelde bir ay içinde Bölge Çalşma Müdürlüğü'nden bir yanıt gelir... Ama mahkemeyle uğraşmanız gerekirse önce paranızı hazırlamınız gerekli.

Yavuz Güneş: İş Mahkemesi için mi? Bölge Çalışma Müdürlüğü gerekli görürse sanırım oraya iş mahkemesinde işlemler başlayacak...

Mücadele Birliği: Mahkeme harçlarını düzenleyen yasa maddeleri değişti... Eskisi gibi dava açamıyorsunuz.... Paranızı almak için de dava açsanız, yüklü bir miktar para harç yatırmanız gerekiyor işlemleri başlatabilmeniz için... Sonra çıkacak masraflar olursa o da ayrı...

Yavuz Güneş: Öyleymiş... öğrendim bende....

Mücadele Birligi: Teşekkür ederim, sohbetiniz için, söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Yavuz Güneş: Sağolun, ben buradan çevredeki ve duyarlı işçi arkadaşlara çağrıda bulundum, bu kölece çalışma koşullarına bir şekilde dur demek, bir yerlerden başlamak gerekir İnsanca koşullarda çalışmak, insanca yaşamak için birlikte birşeyler yapmak, birlikte mücadele etmek zorundayız.

Mücadele Birligi: Bu çevrede bir çok tekstil atölyesi var, yüzlerce binlerce de sizin koşullarınızda çalışan işçi... Belki bir süre sonra sizin gibi koşullarını değşitirmek isteyen işçiler çıkar, birlikte mücadele edenler çıkar. Bir gelişme olursa haberdar olmak isteriz. Umarım eyleminiz kazanımla sonuçlanır.

Yavuz Güneş: Sağolun...