Sapphire gökdeleninde çalışan işçiler, işten çıkarıldıktan sonra şantiyenin önünde bekleyişlerini sürdürüyorlar.
Aylardır ödenmeyen ücretlerini alabilmek ve Sapphire'de yaşanan ağır çalışma koşullarına dikkat çekmek amacıyla şantiyenin girişinde “Sadaka Değil Hakkımızı İstiyoruz Sapphire İşçileri” ve “Bu Gökdelen İşçilerin Ödenmeyen Ücretleriyle Yükseliyor” pankartlarını asarak haklarını arıyorlar.
Sinan Dağgül: 4 aydır burada çalışıyorum, kendi paramızı alamadık. Hep öbür ay, öbür ay diye diye atlattılar bizi, paramızı vermediler. Biz de bugüne geldik. Zaten bayrama da denk geldi, bayramı da bize zehir ettiler. 10 güne yakındır arkadaşlarla burada buluştuk. Naim Killer geldi, gökdelenin sahibi, içeri girmeye çalıştık; direndik içeriye girdik de. 2 arkadaşımız gökdelenin tepesine çıktı kendileri aşağıya sarkıtılar, ödenmeyen paralarımız için, orada bize söz verdiler, “aşağı inin paralarınızı vereceğiz” dediler.
Bir kaç işçi arkadaşımız daha geldi, aşağı indik, paramızı alacağız diye, aşağıda Naim Killer vardı, bize “siz nasıl delikanlısınız yukarıya çıkan insan atlar” dedi, “siz nasıl Van'lısınız, siz burada şov yapıyorsunuz” dedi. Öylece o gün paramızı vermediler, yine ertelediler. Bayramda evimize gidemedik, mağdur olduk, cebimizde yol paramız bile yok. Burada mermerci arkadaşlarımızla birleştik, sonuçta biz hepimiz işçiyiz, aile durumu çok kötü olan arkadaşlarımız da var.
Levent Köydemir: İçerideki koşular şöyle: Hiçbir iş güvenliğimiz yok; SGK yatırılımı yor, giriş yapılıp çıkış yapılıyor. Ne yatacak yerlerimiz, ne de başka şey, hiçbir şey yok. Geçen gün ben ve bir arkadaşımız binanın tepesine çıktık, artık ne yapacağımızı bilemedik, bunalıma girdik.
Ailelerimiz de hep bizi arıyor, biz de ailelerimize bakıyoruz, başka gelirimiz de yok.
Ben alçı bölümünde çalışıyorum; 10'a yakın alçıda çalışan arkadaşımız işten çıkarıldı. Hakkımızı istedik, vermediler. Bayramdan 2 gün önce bize söz verilmişti, paranızı vereceğiz diye, bir türlü paramız verilmedi. Bu gökdelende ölen işçi arkadaşlarımız da oldu. Bizim bölümde 2 kişi öldü. Biri arkadaşımdı, çalıştığı yerden düştü, onu hastaneye kaldırmıştık, hastanede ölmüştü. Bir diğer arkadaşımız Serkan, 10 kattan zemin beşinci kat aşağı düştü, 10 saat boyunca hiç kimsenin haberi olmadı, kimse de ne olduğunu bilmiyordu, 10 saat sonra farkına vardık.
Biz alçı boya işçileri olarak örgütlenmemizin sebebi... hakkımızı alamıyorduk, paralarımızı vermiyorlardı. Biz de diğer bölümden çıkarılan işçi arkadaşlarımızla birleştik. Biz bu gökdelene yaklaşmak istemiyoruz bile. İçeride çok ağır iş koşuları var, paralarımız verilmiyor, SGK'mız yatmıyor, buradaki arkadaşlarımızda keyiflerinden çalışmıyorlar onları anlıyoruz. Zaten kimse keyfinden burada çalışamaz, onların da bakmak zorunda olduğu aileleri var. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Hakkımız olan paralarımızı alıncaya kadar. Şu ana kadar sendikalardan yanımıza desteğe gelen hiç olmadı. Bizim de ilk yürüyüşümüz oldu. Hakkımızı alıncaya kadar burada şantiyenin önünde beklemeye devam edeceğiz.
Cem: Ben daha önce mücadele etmenin ne olduğunu bilmiyordum ama şimdi daha iyi görüyorum, şu an arkadaşlarımızla dönüşümlü olarak burada bekliyoruz, o gün güvenlik yanımıza geldi, 'sizinle Killer'in yönetimi görüşmek istiyor', diye bizleri çağırdı. 'Biz onların yanına gitmeyiz' dedik, 'onlar bizim yanımıza gelsinler' dedik. Killer yönetiminden birileri geldi, bize 'Pazartesi gününe kadar hepinizin ücretlerini ödeyeceğiz, ama şu pankartları kaldırın ve eylem yapmayın', dedi. Biz de pankartlarımızı kaldırmayacağımızı söyledik ve 'Pazartesi gününe kadar yürüyüş yapmayız, sizi bekleriz' dedik. 'Ama yine sözünüzde durmasanız daha güçlü eylemler yapacağız' dedik.






