Tuzla'da bulunan Kampana Deri işçileri, fabrikada dahi iyi çalışma koşulları ve sendikalı olma talepleriyle, Deri-İş Sendikası'nda örgütlendikleri için işten atılmaları üzerine 21 Mart 2011 tarihinden itibaren fabrika önünde direnişe başlamışlardı.
310 gün boyunca eylemlerini sürdüren Kampana Deri işçileri bir yandan da işe iade davası açarak hukuksal süreci başlatmışlardı.
13 Kampana Deri işçisinin açmış olduğu Kartal 1. İş Mahkemesi'nde görülen İşe İade Davası'nın 6. Duruşması'nda mahkeme işçilerin 12 ay brüt ve 4 ay net maaşları ve sendikal tazminatlarının verilmesine ve işe başlamalarına karar verdi.
Mahkemenin verdiği kararın ardında Kampana işçileri 25 Ocak günü kazanımlarını emek dostlarıyla paylaşmak üzere 12. 30'da bir basın açıklaması düzenlediler.
Tuzla Organize Deri Sanayi'nde bulunan deri fabrikaları ve diğer işyerlerinden işçiler, Deri-İş Sendikası üyeleri, Sendikal Güç Birliği Platformu'na bağlı sendikaların üyeleri, Genel-İş Sendikası üyeleri, siyasi parti ve devrimci örgütlerden, demokratik kitle örgütlerinden çok sayıda kişi Kampana Deri işçilerinin coşkusunu paylaşmak için oradaydı.
Hep birlikte sık sık coşkulu şekilde “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”, “Birleşen İşçiler Yenilmezler”, “Hak Verilmez Alınır, Zafer Sokakta Kazanılır”, “Susma Haykır, Sendika Haktır” sloganları atılarak, halaylar çekilerek işçilerin kazanımı kutlandı.
Kampana Deri işçileriyle dayanışmak için Türk-İş'e bağlı sendika üyeleri aralarında topladıkları 25 bin 900 TL Deri-İş Sendikası Tuzla Şubesi Başkanı Binali Tay'a vererek kazanımdaki coşkuyu paylaştıklarını dile getirdiler. Binali Tay işverene seslenişte bulunarak hukukun yerini bulduğunu ve işçileri haklı bulduğunu belirterek işçiler ve Deri-İş Sendikası'yla masaya oturularak sorunun çözülmesini, aksi halde 300 gün değil 3000 gün de direnebileceklerini söyledi.
Sendikal Güç Birliği Platformu İstanbul Şubeleri adına ise Belediye-İş Sendikası 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Gülüm konuşma yaptı. Kampana Deri işçilerinin 311 gündür geleceği ve aşı için direndiğini belirterek "Mücadele yürütenler, işçi sınıfının birliğini ve dayanışmayı büyütmüşlerdir" dedi.
TEKEL direnişinde ortaya çıkan dayanışmanın buna örnek olduğunu hatırlatan Gülüm, Bolu-Gerede'de de kölelik koşullarına karşı yürüyen işçilerin eylemini, Maltepe Belediyesi'nde işçilerin taşerona karşı sürdürdüğü direnişi daha büyük mücadelelerin habercisi olarak değerlendirdi.
Ardından Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi, "Bu baskıcı dayatmaya, bu çağdışı koşullara boyun eğmeyeceğiz, direnişleri zafere taşıyana kadar direneceğiz" diyerek esnek çalışma, kölelik koşullarına karşı, insanca çalışma koşulları için direndiklerini ifade etti. Bu sorunun sadece Kampana Deri ya da deri sektörünün değil, herkesin ortak sorunu olduğunu da belirten Servi, Tuzla Organize Deri Sanayi'ndeki tüm işverenlerinde gözlerin Kampana'da olduğunu vurgulayarak , "Eğer biz direnmezsek, eğer kaybedersek, diğer işverenler de şunu diyecek: 'Niye kurallı çalışayım? Niye fazla mesai ödeyim? Niye sosyal hak vereyim?' Ama biz asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
Atılan sloganlarla ve çekilen halaylarla Kampana Deri işçilerini coşkusu paylaşıldı.
Kampana Deri patronunun mahkeme kararına 8 gün içinde itiraz etme hakkı bulunduğunu da hatırlatan işçiler, sendika temsilcileriyle birlikte hafta içinde patronla bir görüşme yaparak önümüzdeki hafta işbaşı yapmayı umduklarını belirttiler.









