13 Temmuz günü sabah saatlerinden itibaren Edirnekapı’da toplanan belediye işçileri, binlerle yürüyüşe başladı.
Toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerini tıkayan AKP’li belediyelerden haklarını almak için yürüyen işçilerin coşkusu ve kararlılığı attıkları sloganlara da yansıdı. Sık sık “Geliyor, geliyor genel grev geliyor”, “Topbaş şaşırma, sabrımızı taşırma”, “İş, ekmek yoksa barış da yok” sloganlarını atan işçilere direnişteki İSKİ ve İtfaiye işçileri de katıldı. Yürüyüş sırasında, yapılan konuşmalarda da kararlılıklarını ifade eden işçiler AKP’nin taşerona değil, işçiye ücret vermesi gerektiğini belirttiler. Taşeron çalışmanın “kölelik” demek olduğunu ifade eden belediye işçileri insanca koşullarda, insanca yaşamaya yetecek ücretle çalışmak istediklerini sık sık dile getirdiler.
İstabul büyükşehir Belediyesi önüne gelince direniş çadırı kuran işçiler adına Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul bir kouşma yaptı. Yasal bir zorunluluğu yerine getirmek için belediye önünde toplandıklarını söyleyen Yurdakul, grev kararı asmaya mecbur edildiklerini ifade etti.
İstanbul’un greve giden işçilerle “Kültür Başkenti” olduğunu ifade eden Yurdakul, İstanbul’a asıl emek verenlerin yoksulluk sınırının altında yaşadığını ve buna “dur” demek için toplandıklarını söyledi. İstanbul’da Avcılar, Kartal, Şişli, Beşiktaş gibi belediyelerde işçilerin taleplerinin kabul edildiğini ve TİS imzalandığını hatırlatan Yurdakul AKP’li belediyelerin de hemen işçilerin taleplerini kabul etmesini istedi.
Taşeronlaştırmaya ve kapsam dışı çalıştırmaya kesinlikle karşı olduklarını belirten Yurdakul bu iki maddenin köleliği dayattığının altını çizerek, bu maddeler kaldırılmadan iş barışının asla sağlanamayacağını ve işçilerin köle olmadığını vurgulayarak konuşmasını sona erdirdi.
Ardından Belediye-İş İstanbul şube başkanları grev kararını asmak üzere İBB kapısına yürüdü. Grev kararı asılmasıyla 60 günlük yasal süre başlatıldı ve sonra eylem sona erdi.









