Tuesday, May 22nd

Güncelleme:10:08:44 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Makaleler Sinan Kaleli EMPERYALİZMİN PARALI ASKERLERİ: UCK

EMPERYALİZMİN PARALI ASKERLERİ: UCK

6 Ağustos tarihli hemen tüm burjuva faşist basın Kosova’dan “katliam” haberleri geçti. İlk sayfalardan verilen bu haberde, Avusturya basını kaynak gösterilerek 567 Arnavut sivilin katledildiği ve bunlardan 430’unun çocuk olduğu kamuoyunun bilgilerine sunuldu. Daha doğrusu duygularına sunuldu. Bir zamanlar “5000 Boşnak öldürüldü” yalan haberleriyle “Müslüman halkımız”ı Ankara ve İstanbul sokaklarına salmışlardı. Kim bilir, belki şimdi de Kosovalı Arnavutlar için sokağa çıkardı “halkımız”!

Bu aşağılık yalan, bu kışkırtıcı maskaralık, gözümüzün içine baka baka sürdürüldü. Oysa haberi araştırmak amacıyla Kosova’nın Orhavaç kasabasına giden Avrupa Birliği heyeti, iddiaların asılsız olduğunu açıklıyordu. Yine de gün boyu sesi kesilmedi savaş tamtamlarının… Haber spikerlerinin yüz ifadeleri ve ses tonlarıyla, “görüntü”lerle duygulu müziklerle… haberi iyice dramatize edip dikkatleri “Kosova’daki insanlık dramı”na çektiler! Ve tabii ki, yine bir tek ceset yoktu görüntülerde. Ne de bir tek vahşet fotoğrafa!.. Her şeyiyle yalan söylüyorlar. Dillerinde yalan… gözlerinde ifade, mimikleri… yalan! Ucuz bir filmin ucuz kahramanları olarak geçmişlerdi karşımıza. Anlattıkları hikayeye inanmamızı istiyorlar. “Etnik temizlik”, “vahşi Sırplar”, “mazlum Arnavutlar”, “halkın özgürlüğü için” savaşan UCK gerillaları”, “tecavüz edildikten sonra karnı yarılan hamile kadınlar”.. Diyorlar ki, inanın bize, bunların hepsi gerçektir. İnanın bize… inanın ve “Sırpların cezalandırılması için” sesinizi yükseltin.

GERÇEKLİK!.. Hangi hakikatten bahsediyorsunuz siz? Hangi gerçekten. “Halkların özgürlüğü için savaşıyor” dediğiniz UCK’lıların, gerçekte bir iki kuşak öncesinden Almanya’ya göç edenler olduğu gerçeğinden niçin bahsetmiyorsunuz. Bunların paralı asker olarak “savaştıkları” gerçeğine ne dersiniz? Mart-Nisan aylarında yani sadece iki ayda, ABD’den gönderilen 4 milyon $ (evet tam dört milyon dolar) hakkında niçin tek bir söz söylemiyorsunuz. Gerçekler…

İşte size gerçekler... Adına Kosova Kurtuluş Ordusu (UCK) denen bu çapulcu sürüsü, geçmişte Nikaragua’daki “kontralar” nasıl savaşıyorsa, bugün Kolombiya’daki “sağcı gerillalar” dedikleri katiller sürüsü nasıl savaşıyorsa, öyle savaşıyor! Yolcu trenlerini durdurup, Sırpları zorla indiriyor ve öldürüyorlar. Evet, sadece ve sadece Sırp oldukları için. Çünkü bunlar paralı asker. Paralı asker demek, kiralık katil demektir. Acımadan, “iş için” öldürür. Düşünün ki, meşhur CIA tarafından eğitilmişler. Vahşette ne kadar ileri gidebileceklerini bilmek pek zor olmasa gerek! Devrimler tarihine bir göz atın yeter. Vahşetin ürkütücülüğünü anlarsınız.

UCK sadece Sırpları değil, Sırplarla kardeşçe yaşamak isteyen Kosovalı Arnavutları da acımasızca öldürüyor. Bu yöntem pek yabancı gelmedi değil mi? Evet, evet, tıpkı Kıbrıs’ta Rumlarla kardeşçe yaşamayı savunan Türklerin UCK ile aynı soydan faşist çetelerce katledilmesi gibi. İşte size ters yüz edilen bir gerçek!

UCK’yı “Arnavut halkının savaşçıları” olarak göstermeye çalışıyorlar. Bunların büyük bir kısmı Arnavut dilini bile konuşamıyor. Ana dillerinde, yani Almanca konuşuyorlar. Bunun da sizlerde bir şeyler çağrıştırması lazım. Evet, Neonazi Tdujman önderliğindeki Hırvatların Sırplara saldırıları... pek çok Neonazi bozuntusu Alman, Hırvat saflarındaydı. Onlar “zevk için” yapıyorlardı bu işi. UCK’lılar para için yapıyor. Aradaki fark bundan ibaret.!

Paralarını CIA’dan alıyorlar. Ama paralar Arnavut göçmen gruplarının ellerinden geçiyor. Ve bu göçmen gruplar uzun süredir CIA tarafından desteklenen, beslenen anti komünist gruplardır. (Bkz. 18 Haziran Workers World). Sözde Kosova için savaşan bu “özgürlük savaşçıları”, gerçekte “bavullarla nakit para taşıyan” katil sürüsünden başka bir şey değildir. Bugün ağırlıkla “Almanlardan” oluşan bu çeteye, 5000 tane Nizam-ı Alem üyesi faşist katılmak için sırada bekliyor. İşte “özgürlük cephesi” amaçlarına ve davalarının “haklılığı”na tam da uygun olarak böyle genişliyor.

“200 bin Arnavut yerinden yurdundan edildi”, Yüzbinlerce göçmen Kosova’dan kaçıyor” diye kışkırtıcılık yapıyorlar. Ne ilginçtir ki, dev basın-yayın ketelerine sahip olan bu sahtekarlar, manşetten verdikleri bu haberlere beş-on “göçmen”in yer aldığı fotoğraflar bulabiliyorlar. “Yıkılıp yakılan, bombalanan köyler”den söz ediyorlar… ama sadece duman çıkan .bir ev(!) görüntüsü yayınlıyorlar. (Anlaşılan Hollywood daha devreye girmemiş). Onca katliam söylentisine rağmen, henüz kesin (veya yaklaşık) ölü rakamları üç haneli rakamlara ulaşmıyor. Üç gün önce ellili rakamlar verilirken, bunların yarısından çoğunu (35) Sırpların oluşturduğunu yazıyorlardı. Bu nasıl katliamdır, etnik temizliktir ki, “saldırgan”ların kayıpları “mazlum”larınkinden fazla? Ve bu nasıl “ soykırım”dır ki, UCK’lı birinin itiraf ettiğine göre (5 Ağustos tarihli Radikal Gazetesi) elindeki silah gücüyle Kosova’yı yerle bir edebilecek ve Arnavutlardan temizleyebilecek olan Yugoslav ordusu, haftalardır süren çatışmalara rağmen böyle bir yola başvurmuyor. Sorular… sorular… Hakikati öğrenmek isteyen birinin sorabileceği bir yığın soru.

Bütün bunlara rağmen burjuva propagandası, Sırp düşmanlığı üzerinden devam ediyor. Apaçık bir gerçekliği baş aşağı çeviriyor. “Beyinlere akan lağım kanalları” (TV kanalları) ve yazılı propaganda araçlarıyla katil sürülerini “mazlum”, ilerici güçleri ise “cani” olarak gösteriyorlar. Emekçilere düşen zorlu görev, bu emperyalist savaş kışkırtıcılığının karşısına çıkmak, sesini yükseltmektir. En iyi ses yükseltme yollarından biri, karşısındakinin sesini kesmektir. “Medya Plazalar”dan yükselen insanlık düşmanı bu sesler kesilmelidir.

 

Sinan Kaleli

(Mücadele Birliği, sayı 12, Ağustos 1999)