Kürt halkına yönelik linç, fiziki imha girişimleri son günlerde zincirlerinden boşanmışcasına artmaya başlamıştır. Önce İnegöl sonra Hatay-Dörtyol ve en sonunda Kars'ın Digor-Dağpınar beldesinde bu katliam girişimleri sahnelenmiştir.
Kürt halkını sindirmeye yönelik bu faşist linç girişimleri polis ve askerin denetimi altında devlet ve hükümetin teşvik ve cesaretlendirmesiyle yapılmaktadır. Bu o kadar açık ki üzerinde konuşmaya bile değmez.
Linç girişiminde bulunan faşist tosuncukların polis ve askerin koruması olmadan, devlet ve hükümetin güvencesi olmadan kıllarını kımıldatmaya dahi cesaret edemeyeceklerini biliyoruz.
Kürt halkına yapılan bu katliam girişimleri gerçekte tüm emekçi halklara yönelik bir bastırma, sindirme girişimidir.
Bu anlamda bugün faşist katliam girişimlerine karşı direnen Kürt halkı aslında hepimiz adına direnmektedir.
Kürt halkı, faşist teröre boyun eğmeyeceğini ve özgürlüğünü kazanma savaşından bir milim geri adım atmayacağını; faşist sürülerle anladıkları dilden konuşacağını ilan etmiştir.
Şimdi, faşist katliam girişimlerine, faşist teröre karşı direnen Kürt halkının yanında tüm güç ve olanaklarımızla yer almanın zamanı.
Faşizmin Kürt halkı üzerinde elde edeceği bir zafer hepimizin üzerinde elde edilmiş bir zafer olacaktır.
İşçi sınıfı ve emekçiler buna izin veremezler, vermemeliler.
Hepimizi ezen, baskı ve sömürü altında inleten, ulusları köleleştiren sermaye düzeni şimdi en güçsüz, en zayıf dönemini yaşamaktadır.
Onun saldırganlığı gücünden değil, güçsüzlüğündendir.
Kürt ve Türk halklarının birleşik devriminden duyduğu korku onun bu saldırganlığının nedenidir.
O halde bütün gücümüzle Kürt halkının yanında sermaye düzenine, faşist devlete ve hükümete savaşı yükseltelim.
Kürt halkının kurtuluşu bütün emekçi sınıfların kurtuluşunu beraberinde getirecektir. Bundan hiçbir kuşku yoktur.
Ortak düşmanımız sermaye düzeni ve onun devletine, hükümetine karşı mücadele birliği içinde savaşım bize zaferi getirecek, sermaye düzenini tarihin çöplüğüne atacaktır.
Onun için Leninistler, işçi sınıfını, Türk ve Arap halklarını, bütün ezilen halkları Kürt halkının yanında yer almaya çağırıyor.
Bugün halklar arasında dayanışmanın, kardeşliğin sınandığı gündür. İşçi sınıfı, Türk, Arap ve diğer halklar bu sınavdan yüzlerinin akıyla çıkmalıdır.
İşçi sınıfını, köylüleri, ezilen halkları baskı ve sömürü düzeninden, sermaye sınıfının boyunduruğundan kurtaracak bir toplumsal devrim ve bu devrim sonucu kurulacak olan Geçici Devrim Hükümeti şimdi her zaman olduğundan çok daha mümkün hale gelmiştir.
Sömürü düzenini, bize açlığı, sefaleti, işsizliği, yoksulluğu dayatan sermaye egemenliğini tarihin çöplüğüne atmak için Kürt halkının yanında savaşalım!
Yaşasın Kürt-Türk Halklarının Mücadele Birliği!
Mücadele Birliği Platformu




