30 Kasım 2011
Sonu gelmiş her sistem gibi Türkiye tekelci kapitalizmi de tarihin çöplüğünü boylamadan önceki son çırpınışlarını yaşıyor. İşçi sınıfı ve emekçiler üzerindeki baskı ve zulmünü artırarak ayakta kalmaya uğraşıyor.
Dünyayı etkisi altına alan ekonomik ve siyasi kriz, büyük bir devrim fırtınası yaratmış durumda. Türkiye ve Kürdistan, bu büyük devrim fırtınasının tam ortasında bulunuyor; bir kıvılcımın tüm bozkırı tutuşturacağı bir dönemden geçiyoruz.
Kapitalist sistemin bu ileri Evresi'nde bütün dünya kapitalizmin sıçramalı çöküşüne tanıklık ediyor. Adeta bütün dünya nefesini tututmuş zincirin halkasının nereden kopacağını bekliyor. Türkiye ve Kürdistan'daki gelişmeler, yoğunlaşan çelişkiler, bu topraklar üzerinde devrimin her an patlayabileceğinin sinyallerini veriyor.
Sermaye sınıfı ve onun devleti, bütün gelişmelerin onun sonunu hazırladığını görüyor, anlıyor. Ve saldırılarını her yönden yoğunlaştırarak süreci olabildiğince uzatmaya çalışıyor.
Sermaye sınıfı ve onun devletinin hedefinde asıl olarak kendisine muhalefet eden güçler değil, önüne devrimi hedef olarak koymuş olan devrimciler var: Ortadoğu'da savaş hazırlıklarına soyunmuşken, Ortadoğu haklarına karşı başını ABD'nin çektiği emperyalist metropollerde hazırlanan savaş planlarının en hevesli uygulayıcısı olarak öne fırlamışken içeride gelişen devrim mücadelesini bastırmadan tek bir adım dahi atamayacağını gören burjuvazi, açık terörist diktatörlüğün her türüne başvurmaktan çekinmemektedir.
Hatay'da 2 senedir faaliyet gösteren Ayışığı Sanat Merkezi, Hatay polisinin yoğun baskısı altındadır. İlk önceleri sanat merkezine gelip giden insanları yolda durdurup, buraya gelip gitmemeleri için tehdit eden polis, işi ifrada vardırıp, kurs almak için sanat merkezine gelen insanların tek tek evlerine gitmek suretiyle baskı oluşturmakta, aileleri çocuklarını sanat merkezine göndermemeleri için tehdit etmektedir. Polis bununla da kalmayarak, sanat merkezinin daha yeni kiraladığı için sahibine giderek eğer kiralamaktan vazgeçmezse işlerini baltalamakla tehdit etmektedir. Polis adeta Hatay'da terör estirerek hiçbir faaliyete izin vermemektedir.
Bunun bir benzeri Ankara'da yaşanmaktadır. Ankara polisi de yine 2 senedir faaliyet gösteren Mart Kültür Sanat ve Düşünce Derneği'ni kapatabilmek için her türlü yönteme başvurmaktadır. Mart Kültür Sanat ve Düşünce Derneği'nin daha önceki yerini basan polis bir çalışanını tutuklamış ve illegal bir örgütle bağlantılandırmaya çalışmıştı. Derneğin faaliyet gösterdiği evin sahibi üzerinde baskı kuran polis, ev sahibinin gözünü korkutmak suretiyle derneğin faaliyetini durdurmak istemişti. Kısa bir süre önce başka bir yere taşınan derneği ikinci kez basan polis bu kez tüm dernek kurucularını gözaltına almış, savcılık iki dernek kurucusun tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk etmişti.
Bu iki kişiden birsi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sıhhiye Şubesinde çalışan Büro Emekçileri Sendikası (BES) İşyeri Temsilcisi Ahmet Turan'dır. Ahmet Turan, mahkemece serbest bırakılması ve hakkında dava açılmamasına rağmen çalıştığı yerden işten çıkarılmış, açığa alınmıştır. Ankara polisi, kelimenin gerçek anlamında terör estirmek suretiyle sonuç almaya çalışmış, asılsız iddialarla insanları gözaltına almış, sonrasında da çalıştıkları kurumlarda görevlerinden uzaklaştırılmaları için baskı kurmuştur.
Faşizm uygulamaları üzerinde yaşadığımız topraklarda olağan hale getirilmeye çalışılıyor. 12 Eylül dönemine bile rahmet okutacak uygulamalar sıradanlaştırılmaya çalışılıyor.
Sermaye sınıfı ve devleti açık terörist diktatörlüğü yayarak üzerine yaşadığımız toprakları bir toplama kampına çevirmeye çalışıyor; gözaltı ve tutuklamalarla korku ve panik havası yaymaya çalışıyor.
Bütün bu çabaların bir sonuç vermeyeceğini hep birlikte göreceğiz. Bu topraklar üzerinde baharın çiçek açacağına, hakların bayramının geleceğine tarih tanık olacaktır. Karanlığın en koyu olduğu an şafağın sökmesine en yakın olunan andır.
Bu topraklarda da devrimin şafağı sökecek, hiçbir baskı ve zulüm bunu engelleyemeyecektir.
BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ!
FABRİKALAR, TARLALAR, SİYASİ İKTİDAR HER ŞEY EMEĞİN OLACAK!
MÜCADELE BİRLİĞİ PLATFORMU




