Barış Kaya bir öğrenci; devrimci bir öğrenci. Yiğit ve bilinçli bir Kürt genci. Kendi halkının ve tüm dünya halklarının kurtuluşunun sosyalizmde olduğunu bilen, bunun için mücadele eden bir genç. 2011 yılında Amed'de asılsız iddialarla gözaltına alındı ve tutuklandı. Önce Diyarbakır ve Urfa Zindanına, oradan da sürgünle Mardin Zindanı'na götürüldü.
Barış Kaya, göstermelik 1-2 duruşmadan sonra, hiçbir somut delile dayanmadan, sadece bir ayakkabı benzerliği gerekçe gösterilerek 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. O, karar yüzüne okunurken, tıpkı yüzyıllar önce Bruno gibi, korkmuyordu; ama onu bu cezaya çarptıranlar, tıpkı Bruno'nun yargıçları gibi korkuyorlardı.
Korkuyorlardı, çünkü Barış Kaya gözlerini onlara dikerek, 19 Aralık katliamını yapan ve 28 devrimci tutsağı katledenlerin onlar olduğunu, Murat Ördekçi'yi Bayrampaşa Zindanı'nda katledenlerin onlar olduğunu suratlarına haykırıyordu.
“Bizi bitiremezsiniz, bitiremeyeceksiniz” diyordu Barış Kaya. Adeta Murat olmuş, mahkeme heyetinin karşısına dikilmiş onu yargılıyordu. Barış Kaya, askerler ağzını kapatıp onu salondan çıkarana kadar “Murat Ördekçi Ölümsüzdür” sloganını attı. Sonra fırsatını bulduğu ilk anda “Şehit Namırın” sloganını atarak Adliye koridorlarını çınlattı. Adeta Murat'ın 19 Aralık'ta düşmana “Teslim Olun” diye bağıran sesi Diyarbakır'da yeniden hayat buluyordu.
Barış Kaya'yı asılsız iddialarla tutuklayanlar, onun bu militan tavrı karşısında verdikleri “ceza”nın beş paralık bir değeri olmadığını görmüş olmalılar. Sinemanın dahi oyuncularından Charlie Chaplin'in o ölümsüz sözleriyle söyleyecek olursak “İnsanlar uğruna ölmeyi bildikleri sürece, özgürlük asla yok olmayacaktır”.
BARIŞ KAYA YALNIZ DEĞİLDİR!
ZİNDANLAR YIKILSIN TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
MÜCADELE BİRLİĞİ PLATFORMU




