Komünist hareketin kurucuları Karl Marx ve Friedrich Engels bilimsel bir teoriyi ortaya çıkarabilmek için yıllarını verdiler. Marx ünlü eseri “Kapital”i tamamlamak için on beş yıl uğraştı. Marksizmi daha da geliştiren ve direnleştiren Lenin ele alacağı her konu üzerinde yoğun bir çalışma gösterirdi. Zahmetli ciddi bir irdeleme, araştırma yapmadan teorinin zirvesine ulaşılamaz. Teorinin doruklarına varmanın kısa yolu yoktur.
Başka yerde olduğu gibi bizde de toplumsal olguları ciddi zorlu bir şekilde incelemeden çok çabuk ve kolay olarak hemen belli saptamalar yapılabiliyor. Böyleleri, kendilerini çok rahatlıkla marksist-leninist gösterebiliyorlar.
Komünist düşünürlerin bilimsel anlayışla ulaştıkları sonuçları ezberleyerek orada burada kendilerine marksist diyerek caka satmak yaygın bir durumdur.
Reformist ve oportünist çevreler marksizm-leninizmin devrimci özünü, bilimsel yöntemini ve bu yöntemin somut koşullara uygulanmasını hiçbir zaman kavrayamadılar. Onlar Marksizmin sadece lafzına dayandılar.
Bizim küçük burjuva sosyalistlerimiz bir konuyu inceleyip bir düşünce ortaya koymak için ciddi zahmetli bir çalışma yapmıyorlar, ama başkalarının büyük bir uğraş ve zaman harcayarak ortaya çıkardığı görüşleri alıp hiç utanmadan kendi ulaştıkları sonuçlarmış gibi gösterebiliyorlar. Yıllarını kayda değer araştırmalara vermediler, fakat sonuçları kendilerine ait olmayan düşünceleri kendi gerçek düşünceleri olarak göstermek için harcadılar. Teorik alanda bir yetenekleri varsa, o da bu alandadır.
Sözü küçük burjuva çevrelerin Leninist yayınlardan yaptıkları çalıntılara getirmek istiyoruz.
Daha önce bu konuya birkaç kez dikkat çektik. Leninist yayınlardan çalıntı yapılmasına dikkat çekmemize ve bu tavrı sert bir şekilde eleştirmemize karşın sonuç değişmedi. İsim vererek sosyal şoven gazeteyi eleştirdik, ad vermeksizin de bazı dergileri eleştirdik, fakat hiç biri söylenenleri üzerine almadı. Bizler durumu, küçük burjuva saflarda çürümenin vardığı boyutlara yorumladık.
Leninist yayınlardaki kavramları, tanımlamaları, ifadeleri, terimleri kendi incelemelerinin ürünüymüş gibi alıp kullanmada bu gazetenin birçok yazarı aynı gayreti gösteriyor. Rezilliği o noktaya vardırdılar ki, kitle toplantılarında da aynı şeyi tekrarlıyorlar. Utanmazlık, bozulmuşluk onlarda bir karakter özelliği olmuş.
Leninist Parti’nin görüşlerini alıp kullanmada sosyal şoven gazete yalnız değil, birçok dergi de aynı şeyi yapıyor. Öyle birkaç defa değil, bunu yıllardır yapıyorlar. Okurlar belki çok şaşıracaktır, bu dergiler 90’lı yıllardan beri Leninist yayınlarda yazılanları kullanıyorlar. Bunun üzerine dünya işçi hareketinde benzer bir durum var mı diye düşündük. Sosyalizmin kurucularının görüşlerini kendilerine mal eden kimselerle karşılaştık, ama bizdeki bu durumla karşılaşmadık. Demek ki, yozlaşma bizde çok daha derinlere gitmiş. Hiçbir konuda ciddi bir teorik çalışma yapmadan, Leninistlerin sloganlarına, tezlerine, politikalarına kavramlarına, tespitlerine çok rahatlıkla kendi yayınlarında yer verebiliyorlar. Ve kendi çevreleri dönüp yazarlarına bu durumu sormuyorlar bile “siz nasıl başkalarının görüşlerini yıllarca kendi görüşlerinizmiş gibi gösterebildiniz” diye. Çürüme, bozulma bu denli geniş bir alana yayılmış.
Kendilerinden, yıllarca görüşlerini aldıkları Leninist yayınların adını anma, bir açıklama yapma, kısacası bu konuda bir dürüstlük beklenirdi. Ama nerde!
Görüşlerde çalıntı nasıl yapılıyor? Bazen belli ifadeler, kavramlar aynen alınıyor. Çoğu kez de teorik belirlemeler alınıyor, ya cümlelerin yapısı değiştiriliyor, ya kelimeler değiştiriliyor. Bazen yayınımızda çıkan bir değerlendirmeyi birkaç dergi ufak tefek değişikliklerle aynı dönemde yayınlıyor. Tabii bu durum çok gülünç oluyor. Bazen ise Leninist yayınlarda bile ilk defa yayınlanan bir değerlendirmenin hemen kısa bir süre sonra bu dergilerde çıktığına tanık olduk.
Tabii ki bu çevreler, görüşlerimizin özünü almıyorlar. Düşünceleri gerçek temellerinden soyundurarak alıyorlar. Alıp, kendi uzlaşmacı görüşlerinin arasına yerleştiriyorlar. Bizde sorunlar kendi bütünlüğü içinde ele alınır. Ulaşılan sonuçların bilimsel temelleri ve teorik arka planı var. Onlar görüşlerin bu kavramsal bütünlüğü ve etkisini bozup parçalıyorlar ve zayıflatılmış bir içerikte yayınlıyorlar.
Yapılan şey, devrimci görüşlerin, kavramların, sloganların işçi sınıfına, emekçi kitlelere maledilmesi, yığınların sosyalizme kazandırılması değildir. Yapılan kendi dogmatik grup yapılarını devam ettirmek. Kendilerini devrimci göstermek, iflas etmiş görüşlerinin yerine yeni dayanaklar bulmak, kısacası proletaryayı proletaryanın sloganlarıyla, kavramlarıyla aldatmaktır.
Konuyu gündeme getirmemiz bunu göstermek, bu çevreleri teşhir etmek içindir.
Peki, küçük burjuva gruplar bu halleriyle kitleler içinde nasıl uzun yıllar varlığını sürdürdüler.
Bunun bir nedeni bu çevrelerin kendilerini “marksist-leninist”, “proleter devrimci”, “kızıl” vb. olarak göstermesi. Onların gerçek politik özlerinin, küçük burjuva toplumsal doğalarının anlaşılmasının yıllar alması. Diğer emekçi kitlelerin onların söylediklerinden çok, bu görüşlerin arkasına bakması, yani onlara bakıp aslında sosyalizmi görmesi, onlardan değil, sosyalizmden etkilenmesi. Tüm bunların temelinde ise, işçi sınıfı hareketinin somut özellikleri var. İşçi sınıfı, henüz gerçek proleter devrimci komünist hareketin yanında yer alma noktasına gelene kadar küçük burjuva hareketler işçi sınıfının bu somut tarihsel gelişiminden yararlandılar.
Neyse ki, bu dönem kapanıyor. Devrimci proleterler, gerçek devrimci güçlerle, oportünist ve reformist çevreleri ayırt edecek bir bilinç ve pratik birikime sahiptir.
Küçük burjuva hareketin bugüne dek bütün yaptıkları geçici sloganlar üretmek, içeriksiz, parlak sözler söylemek, günü kurtarmak için bolca laf yığını etmek olmuştur. Şimdi bu yüzeysel, temelsiz, boş laflarla proletaryanın sınıf savaşımının ileriye götürülmeyeceği açığa çıktı. Görüşleri iflas etti, gerçek durumları ortay çıktı.
Ama yeni dönem daha başlangıç aşamasındadır. Küçük burjuva çevreler, proletaryanın görüşleriyle, proletaryayı aldatmaya devam ediyorlar. Onların bu çabalarını boşa çıkartmada Leninistlerin çabaları belirleyicidir. Leninistler bu uzlaşmacı çevrelerin kitleleri aldatmasına, dolandırmasına izin vermemelidir. Bu hareketleri ve gerçek yüzlerini kitlelere açık olarak göstermelidir. Leninist Parti’nin görüşlerini kitlelere götürmek için çok daha büyük bir enerjiyle uğraşmak gerekiyor.






