Yazdır

KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri Bakırköy'de ve Kadıköy'de 35. kez eylemlerini gerçekleştirdi.
Bakırköy'de Özgürlük Meydanı'ndaki kamu emekçilerine bu hafta işten atılan Kod-A işçileri destek verdi.

BAKIRKÖY 
KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin Bakırköy ve Kadıköy'de yaptıkları "İşimizi Geri İstiyoruz" talebiyle yaptıkları oturma eylemlerinin 35.si gerçekleştirildi.
Bakırköy'de saat 14.00'te Özgürlük Meydanı'nda alana pankart ve dövizleriyle gelen kamu emekçilerinin bu hafta pek çok kurum ve partiden desteğe gelen oldu. HDP ve CHP milletvekillerinin de destek verdiği eylemde yapılan konuşmalarda iktidarın 15 Temmuz sonrası demokratik hak ve özgürlüklerin gasp edişi üzerinde duruldu. KHK ile ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya da değinen vekiller, belediyelere atanan kayyımlara değinerek yüzbinlerce kişinin işsiz bırakıldığını ifade ettiler.
Kamu emekçileri sloganlar ve konuşmalarla eylemi sürdürürken DİSK'e bağlı Sosyal-İş Sendikası'nda örgütlendikleri için işten atılan ve direnişte olan Kod-A işçileri de "Yaşasın Sınıf Dayanışması!" sloganlarıyla alana geldiler. Kod-A işçileri bir süre oturma eylemine de katılarak destek verdiler

.

KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine geri dönmek amacıyla başlattıkları imza kampanyası için imzalar alınmaya devam ederken konuşmalar arasında müzik eşliğinde ve halaylar da çekildi.
 İhraç edilen kamu emekçisi Dursun Doğan konuşmasında, Nuriye Gülmen ile Semih Özakça'nın görülen duruşmalarına değinerek yaşananların bir tiyatro olduğunu ifade etti.
Doğan konuşmasında KESK, DİSK başta olmak üzere sendikalar ve siyasi partilerden destek vermelerini istedi, “Biz yan yana geldikçe AKP zulmünü yıkacağımızdan kuşkunuz olmasın” diyerek sözlerini tamamladı.
Muhammed Sevinçtekin ise din, dil, ırk ayrımlarına bakmadan mücadeleyi büyütmek gerektiğini söyledi.Muhalif kimlikleri nedeniyle ihraç edildiklerini belirterek "Modern köle olmamak için yürüyen cam işçilerine de selam olsun" dedi.

Sevinçtekin, Nuriye Gülmen’in sağlığının kötü olduğunu, kamuoyu tarafından görülmesi istenmediği için tahliye edilmediğini düşündüğünü ifade ederek
“Semih gibi Nuriye'yi de zulmün zindanlarından alacağız” dedi.
Basın metnini ise bu hafta Filiz Uzal Soylu  okudu. 21. yüzyılda Ortaçağ karanlığına gömülmek istenen Türkiye'de hukuksuzluk ve keyfiyete hüküm sürdüğünü, muhalif olan tüm kesimlere baskılar yönetildiği, emekçilerinin belinin zamlarla büküldüğünü  ifade eden Soylu, “Terörist, vatan haini” demagojisinin yapılmasına tepkilerini dile getirdi.
Nuriye Gülmen ve tüm KESK'li tutsakların serbest bırakılması isteyerek ve mücadeleyi sürdüreceklerini belirten kamu emekçileri “İşimizi geri alacağız!”, “AKP'ye boyun eğmeyeceğiz!”, “Nuriye, Semih yalnız değildir!”, “Emekçiyiz haklıyız kazanacağız!” sloganlarıyla eylemi sonlandırdı.

KADIKÖY 

KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin Kadıköy Altıyol'da yapılan oturma eylemi bu hafta  açıklama ile başlattılar.
KHK ile ihraç edilen Songül Tunçdemir, okuduğu açıklamada, parasız eğitim ve sağlık istedikleri, AKP'nin gerici, ırkçı, mezhepçi ve emek düşmanı politikalarına karşı durdukları için ihraç edildiklerini belirtti.
Hukuksuzca gerçekleştirilen ihraçların, yeni rejimin inşası ve iş güvencesinin ortadan kaldırılmasına hizmet ettiğini, eğitim sistemindeki değişikliklerin de bu doğrultuda hayata geçirildiğine değinen Tunçdemir, "OHAL'e dayanarak hayatın her alanında gerici, anti-demokratik, faşizan uygulamaların yerleşmesi için adımlar atılmakta, kadınların ve çocukların yasal kazanımları ortadan kaldırılmaktadır" diyerek, müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesini örnek verdi.


4 binden fazla üyesi ihraç edilen KESK'in iktidarın gözaltı ve tutuklama saldırılarıyla da karşılaştığına değinen Tunçdemir, tutuklu arkadaşlarının serbest bırakılmasını ve KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesini istedi.
 Açlık grevinin 227. gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın durumuna değinen Tunçdemir, Gülmen'in de Özakça gibi serbest bırakılması ve taleplerinin kabul edilmesi istedi.  Tunçdemir sözlerini “Toplumun tüm kesimlerini OHAL karşıtı mücadeleyi sahiplenmeye davet ediyoruz ve bir kez daha yineliyoruz; bizler işimize iade edilinceye kadar bir yere gitmiyoruz, alanlardayız, direniyoruz, direnmeye devam edeceğiz ve bu mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. OHAL değil, demokrasi ve adalet istiyoruz” diyerek sonlandırdı.
 Oturma eylemi 16.00'ya kadar müzik yayını ve imza kampanyasıyla sürdü. 16.00'da  basın metninin okunmasıyla ve “İşimizi geri alacağız!”, “KHK'lar gidecek biz kalacağız!”, “Nuriye, Semih yalnız değildir!” sloganlarıyla eylem sona erdi.