Pazar, 20 Ağustos 2017
joomla social share plugin
Gündemdekiler

Kurucu Meclis Görev Başında

arrow_forward

Nuriye ve Semih Sloganları Kadıköy Sokaklarında...

arrow_forward

Mahalla’da Grev Büyüyor

arrow_forward

Barcelona’da IŞİD Saldırıları

arrow_forward

Yüksel'de Slogan Sesini Bastırmak İçin Siren Sesi

arrow_forward

Editör

OLDU BİR HATA, OLMAZ BİR DAHA!

Bağımlılık ilişkilerinin abc’sidir: Son tahlilde efendi uşağa boyun eğdirir. Güncel siyasetin boşluklarında sınırlı hareket alalında gezinip duran bağımlı ülke siyasetçilerinin tavırlarını “emperyalizme kafa tutmak/bağımsızlaşmak” olarak okuyup bunun üzerinden değerlendirmelere dalan aklı evvellere bu gerçeği tekrar tekrar hatırlatmak zorunda kalıyoruz. Çünkü emperyalist ülke-bağımlı ülke ilişkileri alanına indiğimizde, bilgiçlik havasından geçilmeyen liberal takımının, ki bunların arasında “sosyalist” geçinenler de var, en çok unuttukları ya da es geçtikleri basit gerçek bu.

“Avrasyacılık” şarlatanlığı böyle bir şeydir. Dinci-faşist iktidara açıktan yaranma cesaretini gösteremeyenlerin gizli kapaklı yaranma ve mesaj yollama yönteminin şimdiki geçer adı “Avrasyacılık”tır. Bu kavramın “mucit”leri şimdi dinci-faşist iktidarın sularında kulaç atıyor olsalar da liberal/sosyalist geçinen kimi kesimler için ne gam.

Devamını Oku

“Yenilmişsem

Elim kolum bağlı

Boynumda yağlı ip

Gelip dayanmışsam

Darağacına

Dudaklarımda yarın

Gözlerim yarınlarda

Unutmak mı gerek seni?

Kapılar kapalı

Tutulmuşsa gece

kapkara yollar

Sıcacık bir sevgi

sunmayacak mıyım

insanlara?

Bakmayacak mıyım yarınlara

Seslenmeyecek miyim

insanlara?”

 

İnsan soyunun en mükemmellerinin ölümsüzleştiği bir tarih 6 Mayıs...

6 Mayıs 1972' de üç devrimci, üç yiğit, üç fidan idam sehpasında ölümsüzleşti. İdamın üzerinden 45 yıl geçmesine rağmen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan unutulmadı ve bizler onları ölümsüzleştiği tarihte devrimciliğimizin olanca ateşiyle anıyoruz.

Denizler idam sehpasına giderken de kararlı duruşlarından, cüretlerinden asla taviz vermemişlerdir. Uğruna canını verdiği mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmemişler, daima odak noktaları ezilen halkların ve emekçilerin kurtuluşu, Kürt ve Türk halklarının tam bağımsızlığı olmuştur. Ve bu mücadeleden bir adım bile geri atmamışlar, uzlaşmamışlardır.

Bizler, Denizleşen gençlik olarak Denizlerin kararlılığıyla, cüretiyle bize miras bırakılan mücadeleyi zafere ulaştırana kadar, devrim için mücadele etmeye devam edeceğiz, mücadeleyi daha da ileri götüreceğiz.

Bugün Denizleri anan reformist partiler ve düzen partilerinden biri olan CHP, Denizlerin idamı için imza verenler Denizleri anmaları da bir safsatadan başka bir şey değil. Denizlerin anlamını, mücadelesinin içini boşaltmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

68 kuşağının önderlerinden Denizler her zaman devrim için zoru örgütlemekten geri durmamışlardır. Çünkü onlar da biliyorlar, düşlediğimiz devrimin kolay olmayacağını. Güzel günlerin seçimlerle gelmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Bu yüzden onlar her daim devrimci eylemler gerçekleştiriyorlardı. Bizler de bunları bir kez daha görerek Denizlerin mücadelesinin içini boşaltanlara karşı durmak gerektiğini bir kez daha söylüyoruz. Bizler bu kritik dönemde "Şimdi Denizleşme Zamanı " şiarıyla mücadeleyi yükseltmeyi görev bilmeliyiz.

Şimdi zaman attığımız her adımda devrimci eylemler gerçekleştirme zamanı!

DENİZLERİN YOLUNDA ZAFERE KADAR DEVRİM!