Karadeniz İsyandadır Platformu tüm yaşam savunucularıyla kol kola ve inatla, yaşamı savunmaya ve dayanışmayı yükseltmeye devam edecek.
Hopa'da 31 Mayıs 2011 günü Erdoğan'ın gelişini protesto eylemi sırasında polisin saldırısı sonucu emekçi öğretmen Metin Lokumcu polis kurşunuyla yaşamını yitirmiş. Bunu protesto etmek amacıyla Ankara'da yapılan protesto gösterilerinde ise 28 kişi “terör örgütüne” üyelik iddiasıyla tutuklanmıştı. 9 Aralık 2011 günü Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu gençlere binlerce kişi destek amacıyla gitmiş ve adileyenin önü miting alanına dönmüştü. Duruşma boyunca devrimci örgütler, siyasi parti temsilcileri, sendikalar, dernek, demokratik kitle örgütleri, öğrenci gençlik örgütleri tutuklu gençlere desteklerini bildiren sloganlar atarak beklemişti. Duruşma sonunda gençlerin tahliyesine karar verilmiş. Ardından tutuklu öğrencilerin bulunduğu cezaevi önüne gidilerek burada çıkışları beklenerek, halaylarla karşılanmışlardı.
Karadeniz İsyandadır Platformu yaptığı bir yazılı açıklamayla, verilen tahliyelerin yaşam savunucuları tutuklu gençlerle yapılan büyük dayanışmanın sonucunda tutsakların cezaevinden çekilip alındığına dikkat çekerek, bundan sonra da yaşam alanlarına yönelik mücadelenin daha da güçleneceğini belirtti.
“22 Öğrenci Serbest! Sıra Hopa'daki 7 Öğrencide, Gerze'li Volkan'da Kelepçe Vurulmaya Çalışılan Derelerimizde! Hepsini Alacağız!” denilerek başlayan açıklamada, 31 Mayıs'ta yaşanan protesto gösterilerinden 9 Aralık günü yapılan duruşmaya kadar olan süreç özetlenerek, “Ankara’da Hopa halkını yalnız bırakmayarak, deresine sahip çıktığı için polis tarafından öldürülen Metin Lokumcu için “Hepimiz Eşkıyayız” diyerek sokağa çıkanlar arasından 28 arkadaşımızın “terör örgütüne üyelik” de dâhil çeşitli iddialarla 17-52 yıl arası hapis cezası istemiyle yargılandıkları davanın ilk duruşması 9 Aralık’ta Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü ve çayına, suyuna, yaşamına sahip çıkan Hopa’lıların uğradığı zulme itiraz ettikleri için, yaklaşık 7 aydır zindanda tutulan 22 ‘eşkıyayı’, 9 Aralık günü Ankara Adliyesi’nden söke söke aldık!
Dostlarımıza geçmiş olsun dileklerimizle ‘aramıza hoş geldiniz’ diyor, 9 Aralık günü ve gecesi Ankara Adliyesi’ni kuşatan, arkadaşlarını alana kadar yeri göğü inleten, omuz omuza dayanışmanın gücüyle zalimlere korku salan binlerce yaşam savunucusunu isyanımızın bütün ateşiyle selamlıyoruz!” denildi.
Karadeniz İsyandadır Platformu, Arhavi Cezaevi'nde 7 Hopalı'nın tutuklu olduğunu, Gerze'de ise termik santral kurmak isteyen şirkete karşı mücadele veren bir öğrenci Volkan Özcan'ın 5 Eylül'den beri tutuklu olduğunu hatırlatarak İzmir'de, İzmit'te, Tortum'da, Solaklı'da ve pek çok yerde, yaşamı savundukları için cezalandırılmak istenenlerin duruşma günlerini bekledikleri belirtildi.
Doğayı ve yaşamlarını savunanları öldürmeyi, zindanlara tıkmayı politika edinen, yağmacı şirketlerin güdümündeki siyasi iktidarın tüm toplumsal muhalefeti tasfiye etmeye yönelik haksız ve hukuksuz saldırılarının her alanda devam ettiği belirtilen açıklamada nitekim Ankara Adliye Sarayı önünde dayanışma sürerken bile, komşu ilçe Fındıklı’da halkın dere yataklarından dozerleri çıkartmaya çalıştığı hatırlatıldı. 9 Aralık’ta Ankara Adliyesi önünde cisimleşen dayanışmayla Hopa Davaları'nın yalnız Hopa’nın değil; bütün yaşam savunucularının davası olduğunun gösterildiği ifade edildi.
Karadeniz İsyandadır Platformu, “Arkadaşlarımıza vurulan kelepçeler derelerimize kurulmak istenen bentlerden farksızdır. Bu dava, yaşamlarını HES’e, termik santrale, nükleere teslim etmeyenlerin, tarımın ve köylülüğün tasfiyesine direnenlerin, derelerinin nöbetini tutanların, direniş çadırlarındakilerin, meydanlarda, kampüslerde, vadilerde, dağ yollarında isyan ateşlerini yakanların ve zulmün karşısında devleşenlerin davasıdır. Bu dava kentsel dönüşüme hayır diyenlerin, madenci, altıncı filoları püskürtenlerin, yüksek gerilim direklerini yıkmaya çalışan Senoz’luların davasıdır. Ve bu dava en çok Metin Lokumcu’nun şahsında onurumuzun davasıdır, bu toprakların varoluş davasıdır.” diyerek tüm yaşam savunucularının dayanışma ve mücadelesine dikkat çekti.
9 Aralık’taki duruşmada hakkında 52 yıl hapis istemi bulunan tutuklu Hikmet Tanıl'ın "Başbakan Erdal Eren' e ağladı. Başbakanlar ağlamasın diye tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." diyerek, iddianamenin şebekliğini ortaya koyduğu hatırlatılan açıklamada, bundan tam 31 yıl önce bugün, 13 Aralık 1980 günü, 17 yaşında darağacına gönderilen Giresun’lu Erdal Eren’in ve Karadeniz’in tüm eşkıyalarının açtığı yoldan yüründüğü belirtildi.
Kazım Koyuncu’nun “Dev bir dalga, özgür bir su” sözlerini hatırlatan Karadeniz İsyandadır Platformu, “Korkunuzun bütün silahlarını üzerimize doğrultsanız bile, derelerimizden, vadilerimizden, yaşamlarımızdan kirli ellerinizi çekmediğiniz müddetçe bu dalgayı dindiremeyeceksiniz” diyerek mücadelenin daha da yükseltileceğine vurgu yaptı.
9 Aralık’ta Ankara Adliye’sini titreten horonların susmayacağını belirten Açıklamada son olarak “Metin Lokumcu’nun katlinin ve yaşatılan tüm baskı, zulüm ve işkencelerin hesabı verilinceye kadar, son santralin son taşı sökülünceye kadar, tüm tutsaklarımız, tüm derelerimiz, tüm vadilerimiz özgürleşinceye kadar;
Eller Beraber! Kollar Beraber! Yollar Beraber! Hopa, Loç, Tortum, Karaçam, Fındıklı, Gerze… İsyan Beraber!” denildi.









