Monday, May 21st

Güncelleme:06:11:03 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Haber Güncel PKK ve PAJK'lı Tutsaklar: “Her Gün İşkence Var”

PKK ve PAJK'lı Tutsaklar: “Her Gün İşkence Var”

e-Posta Yazdır PDF

Son süreçte yapılan gözaltı, tutuklama, cezaevi koşulları ve PKK lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecridi protesto etmek için 1 Aralık 2011 tarihinden itibaren süresiz dönüşümlü açlık grevinde olan PKK ve PAJK davasından yargılanan tutsaklar tarafından cezaevlerindeki hak ihlallerine ilişkin açıklama yapıldı.

Cezaevlerinde bulunan PKK ve PAJK davasından yargılanan 8 bin tutuklu adına açıklama yapan Deniz Kaya açlık grevi kararıyla birlikte tutsaklara yönelik baskı ve sindirme politikalarının alabildğine arttırıldığını, cezaevlerinde yeni bir sansür, sürgün ve sindirme politikalarının hayata geçirilmeye çalışıldığını ifade etti. PKK ve PJAK davasından tutuklu bulunan arkadaşlarından işkence, zorla sevk, saldırı haberinin alınmadığı bir tek gün geçirmediklerini belirten Kaya, Başbakan'ın cezaevlerinde Kürtçe'yi serbest yaptıkları ve tutsakların ana dilleriyle konuştukları konusundaki söylemlerini hatırlatak “Buradan tüm kamuoyuna ilan ediyoruz; bu kocaman bir yalandır, aldatmacadır, kandırmadır! Cezaevlerinde dün olduğu gibi, bu günde ana dilimizi kullanmamız engellenmektedir!” dedi.

Cezaevlerine Kürtçe olan hiçbir yayının verilmediğni ya da çeviri-tercüman parası adıyla tutsaklardan zorla para alınmak istendiğini, bunun kabul edilmemesi halinde ise anlaşılmayan, sakıncalı yayın denilerek kendilere verilmediğini belirten Deniz Kaya, hiçbir muhalif, demokrat gazete, dergi ve kitabın da kendilerine verilmediğini, ailelerinin posta ile yolladıkları eşyaların ise ya kaybolduğunu ya da kullanılmaz hale getirilerek kendilerine verildiğini vurguladı.

Cezaevlerinde haftada 10 saatlik ortak alan uygulamasının ise resmiyette var olduğunu gerçekte ise hiçbir cezaevinde uygulanmadığını ve tutsaklara tecrit içinde tecrit yaşatıldığını belirten Kaya, ortak alan kullanımının ya hiç uygulanmadığını ya da göstermelik olarak uygulandığını ifade etti.

Açıklamada hasta tutsakların durumuna da dikkat çeken Deniz Kaya, ağır hasta ve ölüm sınırındaki tutsakların bilinçli bir şekilde tedavi edilmediğini, hastane sevklerinin yapılmadığını, verilmesi gereken ilaçların verilmediğini, ilaçların verildiği zamanlarda ise cezaevi idarelerinin hastanede ücretsiz olarak verilen ilaçları tutsaklara para ile sattıklarını belirtti.

Cezaevlerinde tutsakların yakınları tarafından yatırılan paraların ise cezaevi idareleri tarafından “döner sermaye” adıyla bilinmeyen işlerde kullanılarak buradan rant elde edildiğini de belirten Kaya, tutsaklar üzerindeki basılara da değindi.

Yeni tutuklanan arkadaşlarının zorla itirafçılar arası sokulmak istendiğini ve ajanlık dayatıldığı bilgisini veren Kaya, tutsakların görüşüne gelen ailelere ise insanlık dışı aramaların dayatıldığını, çırılçıplak soyunmalarının istendiğini, kabul edilmemesi halinde ise ziyaretlerin engellendiğini belirtti.

Tutsaklar olarak hükümet olarak baskı işkence ve anti demokratik uygulamalara, sindirme politikalarına son verilmesini istediklerini, aksi takdirde tavırlarını daha da sertleştirmekten kaçınmayacaklarını belirten Kaya, tavırlarının sertleşmesi durumunda olabileceklerden ve yaşanabileceklerden ise kendilerinin değil, hükümet ve bakanlığın sorumlu olacağını belirtti.

Cezaevlerinde, 12 Eylül uygulamalarını aşan baskı ve hak ihlallerinin her gün artarak sürdüğünü hatırlatan Kaya, özellikle Osmaniye Cezaevi'nde kalan tutukluların can güvenliğinin bulunmadığına ve bu cezaevinde kalan arkadaşlarından her an ölüm haberi gelebileceğine dikkat çekti.

PKK ve PAJK tutsakları adına insan hakları savunucuları, demokrat çevreler ve kamuoyuna da seslenen Deniz Kaya, insan hakları savunucuları ve özellikle mecliste grubu bulunan partileri, başta Osmaniye Cezaevi olmak üzere tüm cezaevlerinde inceleme yapma çağrısında bulundu.

Cezaevlerinde bulunan PKK ve PAJK tutsakları cezaevlerindeki hak ihlallerine dikkat çektikleri açıklamada ailelerine ve Kürt halkına da seslendi.

Kürt halkına uygulanan katliamlar ve Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit uygulaması devam ettiği sürece açlık grevi eylemini sürdürücekelerini ve bu kararlarından geri adım atmayacaklarını belirten tutsaklar yaptıkları açıklamada son olarak “Kararımız kesindir, hiçbir baskı ve sindirme politikası, bizleri bu kararımızdan vazgeçiremez. Başta ailelerimiz olmak üzere, tüm halkımızı, demokrat çevreleri duyarlı olmaya ve serhıldan hareketine güç vermeye çağırıyoruz!” dedi.

Kaynak: ANF