Monday, May 21st

Güncelleme:06:11:03 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Haber Güncel Mahkeme Kürtçe Dilekçeleri İade Etti

Mahkeme Kürtçe Dilekçeleri İade Etti

e-Posta Yazdır PDF

Nisan 2009'da başlayan KCK operasyonlarında haklarında dava açılan 104'ü tutuklu toplam 152 sanıklı KCK ana davasında Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Ana dava duruşmasında daha önce gruplar halinde getirilen sanıklar bu kez toplu olarak Diyarbakır, Siir, Midyat ve Bingöl cezaevlerinden getirilmişti.

Duruşmada söz alan avukatlar telefon dinlemelerinde geçen bilinmeyen kişilerin isimlerinin açıklanmasını, eğer bunlar sanıkların yakınları ise ve haklarında dinleme kararı olup olmadığı, dinleme kararı yoksa bu kişilerin dava dosyasından çıkarılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti bu talebi reddetti.

Duruşmada sanık Abdurrahim Tanrıverdi ile İhsan Sevitek ile ilgili telefon kayıtları ve gizli tanıkların ifadeleri dinlendi. Gizli tanıklar “X” ve “Mercek” ifadelerinde yargılananları suçlarken KCK'nin belediye ve DTK üzerinde denetiminin olduğun, bazı sanıkların ise kamplara giderek eğitim gördüklerini ileri sürdü.

Gizli tanık olarak dinlenen “X”, Diyarbakır eski Belediye Başkanı Feridun Çelik tarafından Abdullah Öcalan'a 7 trilyon aktarıldığı iddiasında bulundu. Avukatlar ise bu iddiaya itirazda bulunarak Feridun Çelik'in başkanlığı döneminde belediyenin İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından defalarca denetlendiğini, ayrıca belediyenin 4 yıllık bütçesinin bile 7 trilyon tutmadığını belirttiler.

Duruşmada sanıklar Abudrrahim Tanrıverdi ve İhsan Sevitek'in Kürtçe savunma yapmak istedikleri yönündeki talepleri ise mahkeme heyetince reddedildi. Avukatlar, sanıkların Kürtçe savunma yapabilmeleri için Kürtçe bilen tercüman atanması talebi de mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz ise Kürtçe için “Bilinmeyen bir dil” ifadesini kullanmadığını ve mahkeme heyetinin Kürtçe'yi bilmediğini belirtti. Yani duruşmadaki Kürtçe savunma krizi halen sürüyor.

Avukat M. Emin Aktar, Kürtçe tercüman taleplerini hatırlatarak bir çok defa da tahliye talebinde bulunduklarını ama mahkemenin kilşe ifadelerle tutukluluk halinin devamına karar verdiğinii, insan özgürlünün kısıtlanmasının bu kadar kolay olmaması gerektiğini belirtti. Kürtçe savunma taleplerin yeniden tercüme edilmesini talep eden Aktar, bazı tutukluların 32 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, bu süre zarfında delillerin karartılması için hibçr şey yapılmadığına dikkat çekti. Bu koşullarda adil yargılama olamayacağını belirten Aktar, mahkeme huzurunda 3 millitvekili bulunduğunu hatırlatarak toplum adına karar verdiklerini ancak toplum bu 3 milletvekilini yasama faaliyetleri için çektiğini belirtti ve tüm sanıkların tahliye edilmesi talebinde bulundu.

Mahkeme Kürtçe krizini sürdürmeye kararlı olduğunu bir kez daha gösterdi ve Türkçe-Kürtçe dilekçe veren tüm tutuklu sanıkların dilekçelerini de Kürtçe yazıldığı için iade etti ve duruşmayı 26 Aralık tarihine erteledi.