Monday, May 21st

Güncelleme:06:11:03 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa

Güncel

Eşme'de Çiftçiler İsyan Etti

e-Posta Yazdır PDF

Kocaeli'nde Sapanca Gölü kıyısında bulunan Eşme beldesinde çiftçiler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kartepe Belediyesi’nin hazırladığı imar planına isyan ediyor. Daha önce de benzer planlarla doğal yapının yok edildiğini belirten Eşme halkı yeni planın ‘Eşme'yi İmha Planı’ olduğunu ve bu plana karşı mücadele vereceklerini söylüyoraltalt

Eşmeli çiftçiler Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kartepe Belediyesi’nin uygulamayı planladığı 1/1000’lik uygulama imar planı karşısında isyan etti.

Daha önce mahalle kahvelerinde gönüllü hukukçuların ve şehir plancılarının katılımıyla toplantılar yapan köylüler 1 Nisan günü Eşme’de halka açık bir toplantı gerçekleştirdi. Eşme sahilindeki Limon Kafe'de düzenlenen toplantıya Şehir Plancısı Zekai Akay, Çiftçi Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca İl Genel Meclisi Üyesi Ahmet Uzun, ADD Başkanı Mustafa Küpçü ile Eşme sakinleri de yaptıkları konuşmalarda tepkilerini dile getirdiler. Eşme halkı, Eşme’nin karşı karşıya kaldığı tehditlere karşı pankartlar açtı. Toplantıda Eşmeliler de söz aldı ve planın “Eşme’yi Yok Etme Planı” olduğunu ifade ettiler. “Bize rağmen bu planı geçiremeyecekler” diyen Eşme halkı dava sürecine hazırlandıklarını ve bir ay sonra büyük bir eylem gerçekleştireceklerini de duyurdu. Toplantıda “Villanıza Bekçi Değil Bahçemde Çiftçi Olmak İstiyorum” yazılı bir pankart da açıldı. Eşmeliler, 1/1000 imar planı askıdayken plana hep birlikte dilekçe yazarak itiraz etmişlerdi.

Belediyelerin uygulamayı düşündüğü plana göre çiftçilerin evlerinin bulunduğu alan imara açık gözükmediği için evlerin var olan tapuları geçersiz sayılıyor. Öte yandan ayva, erik, kiraz ve ceviz yetiştiriciliği yapılan bölgedeki tarım alanları da rekreasyon alanı olarak gösteriliyor. Tarım alanlarının rekreasyon alanı olarak gösterilmesi bu bölgede tarım yapılamayacağı anlamına da geliyor. Kartepe Belediye Başkanı planla ilgili olarak tarım ve hayvancılığın zarar görmeyeceğini söylese de Eşme halkı Başkan'a inanmıyor. Bölgede inşa edilen evsel atık kolektöründen sonra Sapanca Gölü çevresindeki planın bu kolektöre göre yapıldığını belirten köylüler tarihi mezarlıkların yeşil alan gösterilerek yok edildiğini de belirtiyorlar.

Eşme sakinleri, imar planı incelendiğinde Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık’ın söylediği gibi tarım, hayvancılık ve meyveciliğin korunmayacağını, bu planın Eşme’yi imha planı olduğunu söylediler. 14 yaşındaki Gizem Kösem, Eşme’de doğduğunu, Eşme’de yaşamak istediğini söyledi.

Büyükşehir Belediyesi tarafından 2006 ve 2008 yıllarında hazırlanan ve sessiz sedasız Meclisten geçirilen 1/25000 ve 1/5000 ölçekli planlarla; ayva, kiraz ve ceviz bahçelerinin ağaçlandırma alanlarına, yeşil alanlara ve rekreasyon alanlarına çevrildiği hatırlatılarak “Eşme, 700 yıllık geçmişiyle Sapanca Gölüyle iç içe, dost yaşamış. Bereketli toprakları, ayvası, kirazı ve eriğiyle marka olmuş bir beldedir. Planlar hazırlanırken bu gerçekler göz ardı edilmiştir.” denildi.

Evsel atık kolektöründen sonra göl çevresinde planların kolektöre göre düzenlendiği belirtilerek “Oteller, moteller, villalar gölle iç içe geçmiştir. Mutlak koruma alanını 1000 metreye kadar uzatıp Bostanlar Burnu ve Çamurdere’yi D-100’e kadar yok etmişlerdir. Tarihi mezarlığımızı yeşil alan göstererek yok etmişlerdir. Bizim talebimiz, bu planların bizlerin şikayetleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesidir.” denildi.

“Cinayetlere Taşeronluk Etmeyeceğiz!”

e-Posta Yazdır PDF

altaltalt

İstanbul Kongre Merkezi'nde bugün 1 Nisan günü, Suriye'ye müdahale etmek için ABD, AB v e TC başta olmak üzere bölgedeki işbirlikçi devletlerin ilkini Tunus'ta gerçekleştirdikleri “Suriye'nin Dostları Grubu Uluslararası Konferansı” toplantısı Kongre Merkezi'nde yapıldı. Toplantı, Taksim'den Kongre Merkezi'ne yapılan bir yürüyüşle protesto edildi.

NATO ve Füze Kalkanı Karşıtı Birlik, NATO ve Füze Karşıtı Öğrenciler, Mücadele Birliği Platformu, Teori ve Politika Dergisi tarafından “Onlar Suriye'nin Dostları Değil, Halkların Düşmanıdır. Emperyalist ve İşbirlikçi Uşakları Ortadoğu'dan Defolun” ve “Emperyalizm Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak, NATO ve Füze Kalkanına Geçit Yok” yazılı pankartları açıldı.

Taksim Tramvay Durağı'nda bir araya gelen yüzlerce kişi “Emperyalist Haydutlar Ortadoğu'dan Defolun”, “Katil ABD İşbirlikçi AKP”, “Emperyalistler, İşbirlikçiler 6. Filoyu Unutmayın”, “Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Mücadelemiz”, “Emperyalizm Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak”, “Yaşasın İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği”, “Biji Bratiya Gelan” sloganlarıyla Harbiye'de bulunan Kongre Merkezi'ne doğru yürüdüler.

İstanbul TRT Radyosu önünden itibaren panzer, hazırda bariyerler ve çevik kuvvet yığınağıyla karşılaşıldı. Sloganlarla Kongre Merkezi önüne gelen grup, bir süre sloganlarla “Suriye'nin Dostları”nı protesto ettiler.

Kitle adına yapılan basın açıklamasında, “Suriye'nin Dostları” adı altında gerçekleştirilen toplantının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından Suriye ve Ortadoğu halklarına dönük saldırı ve yıkım planlarının masaya yatırıldığını bu uğursuz çabalarını “Suriye'nin Dostları” gibi iki yüzlü bir isim altında gerçekleştirildiği belirtildi.

Bu toplantıyı gerçekleştirenlerin ne Suriye ne de başka bir Ortadoğu ülkesinde halklara dost olmadıklarını, zira “Özgürlük götüreceğiz” yalanıyla Irak'ı işgal ederek 1,5 milyona yakın insanı katleden, Afganistan'dan Libya'ya emekçi halkların üzerine bombalar kusan ABD emperyalizmi ve onun suç ortaklarının Suriye halkının şiddete maruz kalmasını dert edinemeyeceğinin belirtildiği açıklamada, Filistin halkına karşı sayısız vahşi katliamın gerçekleştiren siyonist İsrail'e özel himaye sağlayanın Suriye halkının acılarını sona erdirmeye çalıştığını söylemesinin tam bir arsızlık olduğu ifade edildi.

Tunus'ta gerçekleştirilen ilk toplantıda alınan kararlar ve sonrasındaki uygulamalara da değinilen açıklamada, emperyalizmin aktif taşeronluğuna soyunan TC devletinin ön safta yer alarak bir yandan Suriye halkını emperyalist namluların hedefi yaparken, bir yandan da ülke topraklarını gerici savaşların ve boğazlaşmaların merkezi haline getirmeye çalıştığı vurgulandı. Olası bir Suriye müdahalesinde emperyalistlerin koçbaşı olma misyonu üstlenen AKP iktidarının Suudi Arabistan-Katar ikilisiyle birlikte Suriye'nin içişlerine doğrudan müdahale etmek istediğini ve Suriyeli gerici muhaliflere de kucak açtığı belirtildi; iki ülke sınırına tampon bölge oluşturma gibi çabalarla yüksek perdeden savaş çığırtkanlığı yapıldığı ifade edildi.

TC devletinin “İçeride ve dışarıda savaş ve saldırganlık” pozisyonunda olan TC devleti'nin Kürt sorunundaki imha, inkar ve asimilasyon politikasını da derinleştirdiğini, işçi ve emekçilere ise dayattığı kölelik ve sefaleti daha da ağırlaştırdığına değinilen açıklamada “Bizler çok iyi biliyoruz ki, emekçi halkların özgürlüğü ve geleceği hiçbir biçimde emperyalistler ve işbirlikçilerinin-uşaklarının umurunda değildir. Çünkü emperyalistler özgürlük değil, her zaman olduğu gibi işgal, yağma ve egemenlik peşindedir” denildi. Suriye halkının gerçek anlamda özgürleşmesinin yolunun emperyalist kapitalist sistemin zincirlerinden tamamen kurtulmasından geçmekte olduğunu ifade edilen açıklamada, “Bizler bu ülkenin devrimcileri ilerici güçleri, sosyalistleri olarak 'Suriye'nin Dostları' maskesi takan haydutların önünde bir kez daha haykırıyoruz. Kardeş Suriye halklarına karşı işlenecek cinayetlere taşeronluk etmeyeceğiz. Emperyalist savaş ve saldırganlık politikaları karşısında 'İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği' şiarını haykırmayı sürdüreceğiz” diyerek ssona erdi.

Basın açıklamasının ardından kitle yine pankartları flamalarıyla slogan atarak Taksim Tramvay Durağı'na geri yürüyerek eylemi sonlandırdı.

alarıyla slogan atarak Taksim Tramvay Durağı'na yürüyerek eylemi sonlandırdı.

On Binler Kadıköy'de

e-Posta Yazdır PDF

altaltalt

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu başta olmak üzere 100'ün üzerinde Alevi örgüt ve derneklerinin katılımıyla on binlerce insan Sivas Katliamı Davası'nın zaman aşımından düşürülmesini protesto etmek üzere Kadıköy'de bir miting düzenlendi. Mitinge Alevi derneklerinin yanında çok sayıda yöre dernekleri, yanı sıra devrimci örgütler, taraftar grupları, ve 102 gündür direnişte olan Maltepe Belediyesi Taşeron İşçileri de pankartlarıyla katıldılar.

Mitinge katılacak olanlar Kadıköy'de Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi, Haydarpaşa Numune Hastanesi, Et Balık Kurumu önü olmak üzere 4 yerde toplandılar. Sivas Madımak Otelinde yaşamını yitiren aydın ve sanatçıların resimlerinin bulunduğu pankartlar başta olmak üzere "Sivas Katliamı İnsanlık Suçudur. Zaman Aşımına Hayır", "Unutmadık, Unutturmayacağız”, “Sivas'ın Işığı Sönmeyecek”, “Madımak Utanç Müzesi Olacak, Yolunuz Yolumuzdur”, “Dersim'i Unutursan Maraş, Maraş'ı Unutursan Çorum, Çorum'u Unutursan Sivas, Sivas'ı Unutursan Gazi, Gazi'yi Unutursan Sonun Olur, Unutma Unutturma”, “Sivas Katliamını Unutmadık, Unutmayacağız”, “Eşit Yurttaşlık Hakkı İçin Asimilasyon Politikalarına Son”, “Karanlığa Karşı Ya Bir Yol Bulacağız, Ya Bir Yol Açacağız”, “2 Temmuz Şehitleri Ölümsüzdür”, “Bu Dava Divana Kalmayacak”, “Sivas'ı Unutmadık, Ya Adalet Ya Kıyamet”, “Zaman da Aşırsanız, Failleri De Saklasanız Unutmak İhanettir Yakanlar Yıkanlar Hesap Verecek”, “Devlet Adaletsizliktir”, “Maraş, Çorum, Sivas, Roboski Unutmadık Unutturmayacağız” yazılı pankartlar açılırken, onbinlerce kişi ellerinde "Sivas Katliamını Unutmadık", "Sivas'ı Roboski'yi Unutma" yazılı dövizler taşıdı.

Mitinge Mücadele Birliği Platformu da “Dün Maraş'ta Bugün Sivas'ta Çözüm Faşizme Karşı Savaşta”,”Fabrikalar, Siyasi İktidar Her Şey Emeğin Olacak” pankartları ile katılarak Tepe Nautilus yürüyüş kolunda yerini aldı. Yürüyüş boyunca, “Aleviler Birleşin Devrim İçin Savaşın”, “Yaşasın Halkların Mücadele Birliği”, “ Fabrikalar Tarlalar Siyası İktidar Her şey Emeğin Olacak”, “Faşizmi Döktüğü Kanda Boğacağız”, “Türküler Yanmaz Pirsultanlar Ölmez” sloganları attılar.

Mitinge Sivas'ta yaşamını yitirenlerin yakınları da katıldı ve en önde kol kola girerek yürüdüler.

Yürüyüş ve mitin boyunca "Davamız Mahşere Kalmayacak", "Zaman Aşımını Tanımıyoruz", "Sivas'ı Yakanlar AKP'yi Kuranlar", "Sivas'ın Hesabı Sorulacak", "Dur De Zaman Aşımına Dur De", "Gün Gelecek Devran Dönecek Akp Halka Hesap Verecek", "Dersim, Sivas, Koçgiri; Unutulmaz Hiçbiri", "Roboski'den Sivas'a Adalet İstiyoruz", "Pir Sultanlar Ölmez, Direniş Sürüyor", "Sivas'ın Işığı Sönmeyecek", "Davamız Mahşere Kalmayacak", "Zaman Aşımını Tanımıyoruz", “Dün Maraş'ta Bugün Sivas'ta Çözüm Faşizme Karşı Savaşta”, “Emekçi Aleviler Birleşin Devrim İçin Savaşın”, “Yaşasın Halkların Mücadele Birliği” sloganları atıldı.

Alana gelindiğinde pek çok pankart ve Madımak Oteli'nde yaşamını yitirenlerin resimlerinin olduğu pankartlar rıhtımdaki yüksek binalara asıldı.

Miting alanına girildiğinde ve sonrasında bir çok defa Sivas'ta yaşamını yitirenlerin adları okundu, onbinlerce kişi “Burada” diyerek haykırdı.

Mitingde İstanbul Alevi Dernekleri Semah Ekibi'nın geleneksel oyunlar sergilemesinin ardından Zeynep Altıok aileler adına konuşarak 19 yıldır süren bir acıyı yaşadıklarını ve adaleti bulmak için ellerinden geleni yaptıklarını belirtti. “19 Yıldır bizimle alay ettiler, gerçek failler yargı önüne taşınmadı. 19 yıldır biz intikam gütmedik sadece senede bir gün yakınlarımızı anmak istedik bir de eli kanlı katillerin adalet önüne çıkartılmasını istedik.(...) İnsanlık suçlarında zaman aşımı olmaz, bu bir dünya gerçeğidir. Uludere'nin de zaman aşımına uğramaması için buradayız” dedi.

Pir Sultan Derneği Başkanı Hüseyin Güzelgün de dünyada insanlık suçunda zaman aşımı olamayacağını, bunu bütün dünyanın bildiğini ve en büyük kötülüğün insanların onurunu ayaklar altına almak olduğunu ifade etti. Sanıkların zaman aşımından yararlandırılmasını kabul etmediklerini belirten Güzelgün, Başbakan'ın “Hayırlı Olsun” sözüne atıfta bulunarak bunun nefret suçunu teşkil eden bir söylem olduğuna dikkat çekti ve bunun 21. yüzyılda yaşanan bir nefret suçu olduğunu belirterek bu Başbakanı tanımadıklarını ifade etti.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, "Bu dava yarıda kalmayacak, mahşere kalmayacak” diyerek katillere zaman aşımı uygulayanların insanlığın vicdanında katil olarak kalacaklarını ifade ederek, Sünni inanışta olanlara "Siz özgür olursanız biz de özgür oluruz. Bizim davamızı sahiplenirseniz kardeşlik değerli olur" diye seslendi. Uludere katliamına da değinen Geçmez, yalnız Sivas katliamını değil, Gazi, Maraş, Çorum katliamlarını, Denizleri, Mahirleri unutturmayacaklarını belirterek, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı istediklerini dile getirdi.

Avrupa Alevi Dernekleri Başkanı Turgut Eker, "Madımak'ı yakanlar bugün iktidardaysa, onun karşısında bu ülkenin yiğit insanları hepimiz bir araya gelerek gazlara rağmen mücadeleye devam edebiliriz” diyerek KESK emekçileri gibi hayatın her alanında direnilmesi gerektiğini ve ancak direnilerek kazanılacağını belirtti..

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkan Yardımcısı Engin Gündük ise Sivas'ta yakanların katillerinin 19 sene yakalanmadığını belirterek o da “Hayırlı olsun” sözüne atıfta bulunarak “Sen bu ülkeye yobazlığı diktayı getiren başbakan. Sana seslendiğin gibi sesleniyoruz. Senin anladığın dilden konuşuyoruz. Bu yoldan ölmek var dönmek yok" diyerek Erdoğan'ın bu ülkenin başbakanı olamayacağını ifade etti.

Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu Başkanı Selahattin Özer "Aleviler hiçbir zaman kimsenin köyünü basmadı, duvarlarına yazı yazmadı” diyerek Başbakan Erdoğan'ın bölücülük yaptığını, seçim meydanlarında Alevileri yuhalattığına değinerek, Alevilerin asimile edilmeye çalışıldığını söyledi.

Onur Akın, Sebahat Akkiraz, Tolga Sağ ve Pınar'ın da katıldığı miting, türküler ve marşlarla sona erdi.

altaltaltalt

.altaltalt

Mitinge Mücadele Birliği Platformu katılarak “Dün Maraş'ta Bugün Sivas'ta Çözüm Faşizme Karşı Savaşta” pankartını açarak Tepe Nautilus yürüyüş kolunda yürüyerek mitingde yerini aldı. Yürüyüş boyunca, “Aleviler Birleşin Devrim İçin Savaşın”, “Yaşasın Halkların Mücadele Birliği”, “ Fabrikalar Tarlalar Siyası İktidar Her şey Emeğin Olacak”, “Faşizmi Döktüğü Kanda Boğacağız”, “Türküler Yanmaz Pirsultanlar Ölmez” sloganları attılar.altaltalt

alt

altalt

altalt

altalt

altaltaltalt

40. Yılında Kızıldere Anması

e-Posta Yazdır PDF

altaltaltaltaltaltalt

THKO'nun kurucularında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan'ların idamlarını engellemek için NATO'nun Ünye Radar Üssü'nde 3 teknisyenin kaçırma eylemini gerçekleştiren THKC'nin kurucularından Mahir Çayan, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Saffet Alp, Sabahattin Kurti, Ertan Saruhan, Nihat Yılmaz, Ahmet Atasoy ve THKO militanları Cihan Alptekin ve Ömer Ayna, 30 Mart 1972'de Niksar'ın Kızıldere köyünde kuşlatıldıkları kerpiç bir evde çatışmada öldürülmüşlerdi.

THKC ve THKO militanlarının Denizleri kurtarmak için birlikte gerçekleştirdikleri eylemin yıldönümünde, ülkenin her yerinde anıldılar.

İstanbul'da da bir çok siyasi örgüt ve emek örgütünün düzenlediği yürüyüşte, Kızıldere'de katledilen devrimciler anıldı. Taksim'de 30 Mart günü saat 12.30'da bir araya gelen kitle, “Devrim şehitleri Ölümsüzdür”, “Direniş Tarihi Onurumuzdur”, “Gün Gelecek Devran Dönecek Katiler Halka Hesap Verecek” sloganları atarak Galatasaray Lisesine kadar yürüdüler. Burada ölümsüzleşen tüm devrimciler için yapılan saygı duruşundan sonra bir basın açıklaması yapıldı. Okunan basın açıklamasında, “On'ları imha ederek devrimci hareketi yok edebileceklerini iddia eden faşist kontrgerilla merkezleri, Türkiye'yi bir kan denizine, tam bir işkence ve baskı üssüne dönüştürdüler. Devrimci hareket Onların öldürülmelerinin ardından, onların anısıyla çok daha büyük bir güç kazanarak yeniden yeşerdi” dedi.

Kızıldere'nin bir devrimci dayanışma örneği olduğunun vurgulandığı açıklama, “siyasal iktidarın tüm devrimci değerlere ve kişilere saldırıların yoğunlaştırdığı bu dönemde bir kez daha devrimci devrimci dayanışmayla tarihimize sahip çıkıyoruz” denilerek sona erdi.

Alevilere Bir Saldırı Daha

e-Posta Yazdır PDF

Alevilerin inançlarına yönelik saldırıların devam etmesi ve Sivas Katliamı Davası'nın zaman aşamından düşmesi üzerine İstanbul Kadıköy'de miting hazırlıkları devam ederken, bir saldırı da Erzincan'da gerçekleşti.

Daha önce Adıyaman, İzmir, Antep ve Malatya’dan yapılan Alevilere yönelik bir saldırı da Erzincan’ın Üzümlü İlçesinde gerçekleşti. Üzümlü ilçe Avcılar Köyü'nde Alevileri hedefleyen yazılamalar yapıldı.alt

Erzincan'ın Üzümlü ilçesindeki Avcılar köyünde, “Kafir Aleviler, hepinizi yakacağız” şeklinde ırkçı yazılamalar yapıldıgı görüldü. İlçe merkezine yakın 100 haneli bir Alevi köyü olan Avcılar'da halk, durumdan tedirgin oldu.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül konuyla ilgili yaptığı açıklamada, köy halkının yazıların bir kısmını sildiğini, bir kısmını da yetkililerin görmesi için silmeden beklettiğini söyledi.

Güzelgül, “Adıyaman'da başlayıp İzmir Çiğli Harmandalı ve ardından Antep'te Alevilerin evleri işaretlendi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 'Çocuk işi' diye olayın üstünü kapatmaya girişti. Artık sistemli hal alan bu durum, biz Alevilerin adalet isteğinin önünü kesmek, eşit yurttaşlık talebimizin susturulmasına yöneliktir. Meşru direnme hakkımızı sürdürecek, baskılara boyun eğmeyeceğiz”dedi.

Kaynak: ANF

Sayfa 16 / 238