Polis kurşunuyla yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Şerzan Kurt için HDK İstanbul Gençliği üyeleri ve Barış Anneleri tarafından meşaleli yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte Şerzan'ın ağzından Kürtçe ve Türkçe olarak yapılan açıklamada, "İsmim Şerzan Kurt. 21 yaşındayım.Kürt olmam katlime vacip görülmem için yetti. Ve size hep 21 yaşımdan anlatacağım. Muğla'da Eskişehir'e taşıdılar davamı. Taşırken adaleti tozlu raflarda unuttular" denildi.

Muğla'da 12 Mayıs 2010 tarihinde polis tarafından vurulan ve daha sonra kaldırıldığı İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşamını yitiren Şerzan Kurt'u anmak ve sorumlularından hesap sorulmasını istemek için HDK İstanbul Gençliği tarafından İstiklal Caddesi'nde meşaleli yürüyüş düzenlendi. Yüzlerce HDK Genliği üyesinin yanı sıra Barış Anneleri ve İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel'in de katıldığı yürüyüş Galatasaray Lisesi önünde başladı. "Şerzan Kurt Dijî Şehid Namirin" pankartı ve Şerzan Kurt'un fotoğrafları ile "Şerzan Kurt ölümsüzdür" dövizlerini açan yüzlerce kişi meşaleler yakarak, Taksim Meydanı'na yürüdü. Yürüyüş sırasında sık sık "Şehid Namirin", "Kürdistan Faşizme Mezar Olacak", "Yaşasın Halkların Kardeşliği", "Gözaltılar Tutuklamalar Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Kürdistan Goristan Jipo Faşistan" sloganları atıldı. Yürüyüşçülerin polis ablukasına alınarak, yürütülmesi dikkat çekerken, "Biji Serok Apo" ve "Hernepeş" marşısın söylenmesi üzerine polisler, müdahale ederiz, uyarısında bulundu. Daha sonra yürüyüş devam etti. Yürüyüşün ardından Kürtçe ve Türkçe açıklama yapıldı.
HDK İstanbul Gençliği adına yapılan ortak açıklamada, Şerzan Kurt'un ağzından şu cümleler dile getirildi: "İsmim Şerzan Kurt. 21 yaşındayım. Muğla Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi öğrencisiyim. Birçoğunuz ismimi uğradığım faşist saldırı sonucu hayatımı kaybetmem ile duydu. Kürt olmam katlime vacip görülmem için yetti. İsmim Şerzan Kurt. 21 yaşındayım. Ve size hep 21 yaşımdan anlatacağım. 17 yaşındaki Erdal Eren'in yaşını bir gecede büyüterek, astılar. Beni sokak ortasında devletin kurşunuyla, devlet adına vurdular. Muğla Emniyet Teşkilatı'nda görevli, 'derin' lakabıyla anılan polis Gültekin Şahin'dir katilim. Şimdi mahkeme kapılarında adaletin kırıntılarına bile rastlayamıyorum. Muğla'da Eskişehir'e taşıdılar davamı. Taşırken adaleti tozlu raflarda unuttular."
Yapılan ortak açıklamanın ardından Milletvekili Levent Tüzel de kısa bir konuşma yaptı. Tüzel, Şerzan'ın hesabını sormak için yürüyüş yaptıklarını belirterek, "Şerzan Kurt, demokratik hakkını kullanırken katledildi. 2 yıl geçti üzerinden adalet tecelli etmedi. Şerzan'ın demokratik eyleme katılması suç olarak görüldü. Bu kafa devlete egemen bir kafadır. Ülkemizde, tekçilik, despotluk ve Hitler'i aratmayacak işler ve açıklamalar yapılmaktadır. Bunlar çözüm değildir. Ülkemizin demokratikleşmesi için tek çözüm yolu barıştır. Hükümetin ve devletin yapması gereken budur. Demokratik bir ülke istiyoruz ve katillerin cezalandırılmasını" diye konuştu. Tüzel'in açıklamasının ardından eylem sonlandırıldı.
Kaynak: ANF




















15 Mayıs Kürt dili bayramında Kürdi-Der bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Saat 13.00’te Konak Pier önünde toplanılarak eski Sümerbank önüne yüründü. Kitle “Roja Ziman Piroz Be, Kürdi-Der/İzmir Şubesi” pankartları arkasında kortej oluşturarak yürüyüşe geçti.
Eski Sümerbank önüne gelindiğinde Kürdi-Der adına Mamoste Mustafa Borak basın metnini okudu. Basın metni sadece Kürtçe okundu. Okunan metinde şunlara değinildi;