Monday, May 21st

Güncelleme:06:11:03 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa

Güncel

ANKARA'DA PANEL

e-Posta Yazdır PDF

altaltaltAnkara 78liler Girişimi, 12 Eylül’ün 30. Yılı etkinlikleri kapsamında Ankara Ekin Tiyatrosu’nda bir dizi panel düzenledi. Panellerden ilki “Gençlik 12 Eylül’le Hesaplaşıyor”, ikincisi “Referandum ve Sosyalist Sol”, üçüncüsü ise “Devrimci Hareketler 12 Eylül Darbe Rejimiyle Hesaplaşıyor” başlığını taşıyordu. Mücadele Birliği Platformu’nun da katılımcı olduğu panelde Platformu Ahmet Turan temsil ediyordu.

Panelistler Ahmet Turan, Mahir Sayın, Refik Güler, İbrahim Ünal, M. Sait Üçlü ve Mukaddes Erdoğdu Çelik, moderatör ise; Tayfun İşçi idi. Saat 18:30’da başlayan panel, tüm devrim ve sosyalizm savaşçıları adına bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşmalarla devam etti. Moderatörün, panelin içeriği hakkındaki kısa konuşmasının ardından Kurtuluş Hareketi temsilcisi Mahir Sayın kendi hareketi ve hareketinin darbe öncesi ve sonrası tavrı ekseninde 12 Eylül’ü değerlendirdi. Sayın’ın ardından TKP-ML ve MLKP davalarından yargılanan ESP temsilcisi Mukaddes Erdoğdu Çelik 12 Eylül dönemini kadın hareketi eksenli değerlendirdi. Çelik’ten sonra söz alan eski TKP temsilcisi Refik Güler, darbe döneminde ve bugünde gelişen ve değişen kavramlar üzerinden o dönemi ele aldı. Güler konuştuktan sonra söz alan Mücadele Birliği Plarformu temsilcisi Ahmet Turan konuştu.

Turan’ın sözlerinin ardından TKP-ML davası tutsaklarından İbrahim Ünal Mücadele Birliği Temsilcisi’nin değindiği iktidar hedefi sorununu değerlendirdi ve o dönemi kendi hareketince yorumladı. Ünal’ın değerlendirmelerinin ardından PKK davası tutsaklarından M. Sait Üçlü Kürt hareketinin doğuşu ve darbe döneminde Kürdistan’da Kürt halkına yapılanları Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananlar ekseninde değerlendirdi ve bugüne kadar geldi. Konuşmaların ardından verilen moladan sonra forum bölümüne geçildi ve söz alan kişiler değerlendirmelerini ve sorularını divana aktardılar. Genel olarak, o dönemde devrimci durum var mıydı, darbeden nasıl çıkıldı, darbeye nasıl karşı konuldu ve o dönem devrimci olanların bugün yeni jenerasyonla ilişkisi var mı gibi sorular yöneltildi. Panelistler, cevap verme gereği duydukları soruları yanıtladılar.

Panelistlerin soruları yanıtlamasının ardından panel sona erdi ve katılımcılara 8 Eylül günü yapılacak olan son panelin, “Yargılananlar Yargılıyor Paneli”nin, duyurusu yapıldı.

1 EYLÜL BDP ANKARA BASIN AÇIKLAMASI

e-Posta Yazdır PDF

altaltalt1 Eylül 2010 Çarşamba Günü, Ankara'daki sivil toplum örgütleri, sendikalar ve siyasi partiler, Dünya Barış Günü nedeniyle, saat 18.30'da Yüksel Caddesinde toplanıp Sakarya Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti.

Yürüyüş boyunca "Bıji Aşiti", "Savaşa Değil, Eğitime Bütçe", "Polis Defol Bu Sokaklar Bizim", "Bıji Bıratiya Gelan", "Eşitlik, Kardeşlik Kürt Ulusuna Özgürlük" gibi sloganlar atan kitle Sakarya Meydanı'na geldiğinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasından önce BDP Ankara İl Örgütü adına 1 Eylül ile ilgili bir konuşma yaptı ve ortak basın metnini İHD Ankara Şube başkanı okudu. Basın açıklamasının ardından eylem halaylarla ve sloganlarla sona erdi.

BAYRAMTEPE'DE BOYKOT

e-Posta Yazdır PDF

Referandumu boykot çalışmaları sürüyor. Bayramtepe Mahallesi ve civarında boykot çalışmalarımız devam ediyor.

Daha önce Bayrampaşa Mahallesi'nde yapılan boykot çalışmalarında, bildirilerimizi farklı noktalardan emekçilere ulaştırmıştık. 8 Eylül günü de pazarın kurulmuş olması ve bayram arifesinden kaynaklı, bütün insanlar pazarlarda, marketlerde, mağazalardaydı. Marketlere, fırınlara, kahvelere vb yerlere girdik. Mahallenin ana caddesi boyunca esnaf, yoldan geçen insanlara ve evlere bildiriler verildi.

En son Pazaryerine girerek alışveriş yapan insanlara yoğun bir şekilde dağıtımı yapıldı. Verimli geçen çalışma, 2 saat sürdü.

NARLIDERE'DE BİLDİRİ DAĞITIMI

e-Posta Yazdır PDF

7 Eylül günü İzmir’in emekçi semtlerinden biri olan Narlıdere’de Mücadele Birliği’nin 170. sayısını ve Boykot bildirisinin dağıtımını gerçekleştirdik.

Mücadele Birliği önlükleri ve megafonla yaptığımız ajitasyon konuşmaları mahalledeki insanlar tarafından ilgiyle karşılandı. Narlıdere Kürt halkının yoğun yaşadığı bir mahalle olduğundan dolayı boykot çağrısı yaparken çok zorlanmadık. İnsanların ilgisi, arkamızdan koşarak dergi ve bildiri almaları, yemek yedirmek istemeleri, sohbetleri vb yaklaşımları doğru yolda olduğumuzu ve emekçi insanların devrimcileri nasıl sahiplendiğini gösteriyor bizlere.

Bir anayla yaptığımız sohbette “sandıkta ne diyeceğimi bilmiyorum evet mi desem hayır mı desem” söylemine karşılık biz de “sandığa hiç gitme niye gidiyorsun ki evet de desen hayır da desen senin yaşamında bir şey değişmeyecek onun için sandığa hiç gitme boykot et” dedik. Ana da “aslında sandığa gidecem bir kağıda ‘ikinizde bir poka yaramazsınız’ yazıp sandığa atacam” dedi.

Akşam saatlerinde bitirdiğimiz dergi ve bildiri dağıtımından sonra bir aileye geçip sohbete devam ettik.

MENEMEN’DE BİLDİRİ VE DERGİ DAĞITIMI

e-Posta Yazdır PDF

8 Eylül Çarşamba günü Menemen’in Asarlık mahallesinde referandum ve Leninist Parti’nin 20.yılı ile ilgili bildiri ve Mücadele Birliği dergisinin dağıtımını gerçekleştirdik. Sesli ajitasyon ve propaganda şeklinde gerçekleştirdiğimiz dağıtım bayram arifesi olmasına rağmen halktan ilgi gördü. Kürt halkının yoğun olduğu bölgede kitleleri boykota çağırmamız halkın hoşuna gidiyordu.

Tabi sık olmasa da kimi zaman boykot çağrımıza karşı çıkanlar da vardı. Ancak bu bizim canımızı sıkmıyor halkla yakın ilişkiler ve hoş sohbetler geliştirmemizi sağlıyordu. Diğer mahallelerde saat 20.00’ye kadar sürdürdüğümüz sesli ajitasyon ve propaganda Asarlık bölgesinde saat 19.30’da sivil polisler tarafından engellenmeye çalışıldı. Bizler hava kararana kadar propagandanın serbest olduğunu belirterek çalışmamıza devam ettik. Ancak siviller sesli propagandanın hava kararmadan 1 saat önce bitirilmesi gerektiğini söyleyerek bizi durdurmaya çalıştı. Tabi bu arada mahalleli gençler ve insanlar da yanımızda bize destek oluyorlardı. Bir amca “eğer bu çocuklar 'Evet'in propagandasını yapıyor olsalardı onları durdurmazdınız. 'Evet'çiler ve 'Hayır'cılar ses araçlarıyla istediği saate kadar çalışmalarını sürdürüyorlar onlara neden bir şey demiyorsunuz. Sırf boykot çağrısı yapıyorlar diye durduruyorsunuz” diyerek sivillere tepkisini dile getirdi. “İnsanları rahatsız etmeye hakkınız yok” diyen sivillere cevap olarak arkadaşımız insanlara dönerek “bizden rahatsız olan var mı?” diye sordu. İnsanlar da “biz rahatsız olmuyoruz”, yanıtını verdiler. İnsanların bizleri sahiplenmesinden epey rahatsız olan siviller bizle halkı karşı karşıya getiremeyeceklerini anlayınca daha bir öfkelendiler.

Bizler de bu yaşanan tartışma sırasında bile ajitasyonumuza devam ederek tavrımızı gösterdik. Devletin kolluk güçlerinin yaşanan tartışmayı uzatarak zamanımızı çalmalarına izin vermemek için bizler çalışmalarımıza devam ettik. Zaten o süre içerisinde saat 20.00 olmuştu ve biz polislerle yaşanan tartışma süresince bile sesli ajitasyon ve propagandamıza devam ediyorduk.

Dağıtıma devam ettiğimiz sırada mahalledeki insanlar bizleri sahiplendiklerini hem bize hem de polislere göstermek amaçlı ekiplerin önünde bizleri ısrarlı bir şekilde evlerine davet ediyorlardı. Bir eve geçtik ancak dağıtıma devam etmemiz gerektiğinden çok durmadan kalktık. Saat 22.00’de çalışmalarımızı sonlandırdık.

Sayfa 203 / 238