Monday, May 21st

Güncelleme:06:11:03 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa

Güncel

Newroz'a, 1 Mayıs'a Deniz'lerin Resmiyle Gidenlere 225 Yıl

e-Posta Yazdır PDF

Newroz kutlamalarına ve 1 Mayıs'a katılan ve Deniz Gezmiş'lerin fotoğraflarını taşıyan, 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını isteyen 7 öğrenci hakkında 225 yıl hapis cezası isteniyor.

Gündemde “Devlet için bin operasyon yaptık” diyen Mehmet Ağır'a “silahlı çete oluşturmak” suçu nedeniyle 5 yıl hapis cezasının verilip bunun iki yılını, kendi seçtiği Aydın Yenipazar Cezaevi'nde geçirecek olmasına tepkiler sürer ve protesto eylemleri yapılırken, 1 Mayıs'a, Newroz kutlamalarına katılan 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını isteyen ve devrimcilerin resimlerin taşıyan öğrenciler gözaltına alınıp onlarca yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Geçtiğimiz yıl Ankara'da yapılan “12 Eylül Darbecileri Yargılansın” talebiyle yapılan eylem başta olmak üzere Newroz Kutlamaları ve ! Mayıs'a katılan ve ellerinde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Che Guevara ve Yılmaz Güney'in fotoğraflarını taşıyan 7 kişi tutuklandı. 5'i üniversite öğrencisi olan ve 29 Mayıs'ta duruşması yapılacak olan tutuklulara 225 yıl hapis cezası istendi.alt

İddianamede 11 Eylül 2011'de Ankara'da düzenlenmiş olan “12 Eylül Darbesini Protesto Mitingi”ne katılmak “terör örgütü faaliyeti” olarak değerlendiriliyor. Ev aramaları sırasında el konulan Mihri Belli'nin “Kızıldere'ye Varan Yol” adlı kitabı, Jürgen Habermas'ın “Sivil İtaatsizlik” adlı kitabı “delil”(!) olarak gösetriliyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye Sedat Yıldırım, Hüseyin Arlıer Umut Halit Nuray, Reyhan Kıvılcım, Barış Onay, Meltem Tuna, Emrah Irmak THKP-C Direniş Hareketi'ne üye olmak suçundan yargılanacak.

Tutukuların her biri için örgüt üyeliğinden 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis isteniyor. Ayrıca katıldıkları her bir eylem için ise 1 ile 5 yıl arası hapis cezası isteniyor. 5'i öğrenci 7 kişi için toplamda 225 yıl ceza isteminde bulunulmuş oluyor.

Sinca 1 Nolu F Tipi Zindanı'nda tutuklu olan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İşletme Bölümü son sınıf öğrencisi olan Sedat Yıldırım ise okulundan mezun olamama durumuyla karşı karşıya.

Yıldırım, durumuna ilişkin gönderdiği mektupta 1 Mayıs'a 12 Eylül darbecilerinin idam ettiği devrimcilerin anmasına katılarak Cuntayı lanetlediklerini, şiir okuyup, türküler söyleyerek cunatcıları tutuksuz yargılayanların ve bunu marifet sayanların kendilerini tutukladığını belirterek “12 Eylül'de yüzbinlerce, 90'larda ise bin operasyon yapanlar için 5 yıldızlı VIP konukevleri hazırlatılıyor ileri demokrasilerde. Fakirler için, bu saldırıların mağdurları için ise tabutluk hapishaneler” diyor.

Kaynak: ANF

"Biz de Artık Söz Bitti Diyoruz"

e-Posta Yazdır PDF

İş cinayetlerinde yaşamlarını yitiren işçilerin aileleri, Taksim tramvay durağında bir saat nöbet tutma eylemi yaptı. Aileler, iş cinayetlerinin son bulması ve seslerinin duyulması için her pazar vicdan nöbeti tutacaklarını açıkladı.

altTürkiye’deki iş kazalarını protesto etmek ve sorumluların yargı önüne çıkarılması için Bugün (20 Mayıs) Taksim Tramvay Durağı’nda biraraya “Biz bu ihmalide, iş cinayetlerini de gördük.Tarih işçiler için acı tarafıyla devam ediyor”,“İş kazası değil bu bir cinayet” yazılı pankart ve dövizler taşıyan aileler “Sorumlular belli, hesap sorulsun” sloganı attı.

Burada aileler adına basın açıklamasını okuyan Van’da meydana gelen depremde Bayram Otel enkazında yaşamını yitiren DHA muhabiri Cem Emir’in kız kardeşi Sinem Emir, işverenlerin yeterli önlem almadığı için her gün 5 ila 8 kişinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiği söyledi. İş verenlerin para kaygısı nedeniyle denetimlerini yerine getirmediğini ancak devletin buna göz yummasını kabul edemediklerini belirten Emir, “Sorumluların cezalandırılması konusunda devlet yetkililerini, resmi görevlileri anlamamız mümkün değil. Bilirkişi raporları ve yasal mevzuatlar ortada iken karşımıza üst makamların yargılamaya izin vermemesini kabul edemiyoruz. Biz de artık söz bitti diyoruz. Vicdan sahibi herkes bu gerçeği görmeli. İş cinayetlerine ‘Dur’ diyebilmek için bu haftadan itibaren vicdan nöbetlerine başlıyoruz” dedi.

Davuşpaşa patlamasında yakınını kaybeden Hakkı Güleş, patlamanın sorumlularının yargılanması için 5 yıldır mücadele ettiklerini anımsatarak, “Sesimizi kimse duymuyor. İş cinayetlerinin sona ermesi için çığlıklarımızı yükseltmeye devam edeceğiz. Biz insanlar ölmesin dedikçe AKP insanlar ‘ölsün’ diyor” diye konuştu.

Ailelerin gönüllü hukuk danışmanlığını yapan Avukat Erbay Yücak da “Bu tip davalarda yargılanması gerekenler, hükümet, çalışma bakanlığı ve işverendir. Ancak hiçbiri yargılanmıyor. Adalet nöbetine duyarlı kurum ve kişiler destek vermelidir” ifadelerini kullandı.

İbrahim Kaypakkaya Taksim'de Anıldı

e-Posta Yazdır PDF

altaltİbrahim Kaypakkaya Demokratik Haklar Fedarasyonun'un düzenlediği yürüyüşle anıldı.

Türkiye sosyalist hareketin devrimci önderlerinden tarihe “Ser verip sır vermeyen” olarak geçen TİKKO’nun kurucusu İbrahim Kaypakkaya katledilişinin 39. yıldönümünde Taksim’de yapılan yürüyüşle anıldı.

20 Mayıs günü Taksim Tünel Meydanı’nda “İbrahim Kaypakkaya’yı Savunmak Onurdur” diyerek Demokratik Haklar Federasyonu tarafından bir anma eylemi daha yapıldı. “İbrahim Kaypakkaya’yı Savunmak Onurdur” pankartı ve Kaypakkaya’nın resimleri ile yapılan yürüyüşte sık sık “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür”,“Önderimiz İbrahim, İbrahim Kaypakkaya”, “Yaşasın Devrimci Dayanışma”, “Faşizmi Döktüğü Kanda Boğacağız” sloganları atıldı.

Taksim Meydanı'na gelindiğinde okunan basın açıklamasında “İbrahim Kaypakkaya’yı savunmak suç değildir. Kaypakkaya’yı savunmak Suriye’de, İran’da ve dünyanın her tarafında emperyalist işgale ve ilhaklara karşı mücadele etmektir. Kürtlerin, Alevilerin ve diğer ezilen kesimlerin hak mücadelelerini ilerletmek demektir. Bizler Kaypakkaya’yı anmak ve bıraktığı mücadele bayrağını yükseltmek için alanlardayız. Devrimci değerlerimizi bugünkü mücadelemizle harmanlayarak sonuna kadar mücadele edeceğimizi haykırıyoruz” denildi.

Eyleme Mücadele Birliği, ADHK, EHP, BDSP, Devrimci Hareket destek verdi. Basın açıklamasından sonra destekleyen kurumlar adına da kısa konuşmalar yapıldı. Mücadele Birliği Platformu temsilcisi “Devrimcileri sahiplenmek bir onurdur, buraya gelen herkes bu onuru yaşıyor. İbrahimlerin, Denizlerin, Mahirlerin mücadelesini ancak isyan, ayaklanma, devrimle zaferle taçlandırabiliriz” derken BDSP adına konuşan temsilci de “Devrim ve sosyalizm mücadelesini kazanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Kısa konuşma ve sloganların ardından eylem sona erdi.

Kaypakkaya ve Mayıs'ta Ölümsüzleşenler Taksim'de Anıldı

e-Posta Yazdır PDF

İbrahim Kaypakkaya'ın Diyarbakır Zindanı'nda 39 yıl önce katledilmesinin yıl dönümünde devrimci yapı ve derneklerin, bileşenlerin çağrısıyla yüzlerce kişi Mayıs ayında ölümsüzleşen Dörtler (Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Anyık ve Mahmut Zengin),Haki Karer, Armenak Bakırcıyan(Orhan Bakır), Denizler, Mahirler, Sinanlar, Hasan Ocak için Tünel'den Taksim Meydanı'na sloganlarla yürüyerek onların yüreklerde yaşadığını bir kez daha haykırdı.

Taksim Tünel'de üzerinde “Onu Anıyor,Sahipleniyoruz” yazan İbrahim Kaypakkaya'nın resminin olduğu dev pankart arkasında bir araya gelen yüzlerce kişi ellerinde Kaypakkaya'nın Denizlerin, Sinanların, Mahirler'in Haki Karer ve Hasan Ocak'ın resimlerini taşıdı. Tolanma anından itibaren “İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür”, “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Mayıs Şehitleri Ölümsüzdür”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Kürdistan Faşizme Mezar Olacak”, “Kahrolsun Faşist Kemalist Diktatörlük”, “Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz”, “Mayıs Şehitleri Yaşıyor, Savaşıyor” sloganları atıldı. Sık sık ölümsüzleşen devrim savaşçılarının adları sayılarak “Yaşıyor”, “Savaşıyor” sloganlarıyla karşılandı.

Eylem Kaypakkaya'nın ölümsüzleşmesinin 39. yıldönümü nedeniyle Partizan, HDK İstanbul Kongresi, Alınteri, Yeni Dünya İçin Çağrı, Devrimci Hareket, Munzur Çevre Derneği, Munzur Kültür Derneği, Alibeyköy Dersimliler Derneği, Dersim Gazetesi, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik, Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri, YDK, YDG, Kızılbaş Dergisi, Nor Zartong, 2 Eylül Kültür ve Dayanışma Derneği, Gülsuyu-Gülensu Dayanışma Derneği, Yeni Dünya Gençliği, Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu tarafından Mayıs ayında ölümsüzleşen devrim savaşçılarını anma çağrısıyla düzenlenirken Mücadele Birliği Platformu ve birçok kurum da gelerek destek verdi.

Yürüyüş sırasında bir faşistin bozkurt işareti yapması ve bir kafenin üst katından TGB'li faşistlerin bayrak açması üzerine kitlenin öfkesi arttı ve “Faşizme Karşı Omuz Omuza”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Kaypakkaya Onurumuzdur”, “Mayıs Şehitleri Onurumuzdur” sloganları atıldı.

Taksim Meydanı'na ulaşıldığında yürüyüş çağrısını yapan kurumlar adına basın açıklamasını Havali Mengi yaptı.

İbrahim Kaypakkaya'nın Amed Zindanı'nda ser verip sır vermeyen bir yiğit olarak işkencede katledilişinin 39. yıldönümü ve Haki Karer, Dörtler, Sinan Cemgil ve gözaltında kaybedilen Hasan Ocak ve yine Mayıs ayında ölümsüzleşen devrimcileri anmak ve devletin katliamlarla, işkencelerle, faili meçhut cinayetlerle dolu geçmişiyle yüzleşmesini istemek, sorumlularından hesap sormak için bir araya gelindiğini belirten Mengi, devletin bugün de baskıya, şiddete, imhaya ve savaşa dayanan politikalarını ve uygulamalarını sürdürürken bir yandan da “yeni anayasa”, “demokratikleşme” söylemleriyle halkları beklentiye sokmaya çalıştığını söyledi.

Roboski'de 34 gencin katledilmesinin sorumlularının açığa çıkarılmadığını, bir yandan her gün yeni ölüm haberlerinin alındığını, en ufak bir hak ve özgürlük, barış talebine tahammül edilemeyerek öğrencilerin, yazarların, avukatların, siyasetçilerin, aydınların tutuklandığını, tecrit ve işkenceye tabi tutulduğunu hatırlatan Mengi, devletin bu katliamcı yüzünü ve geçmişini gizleme çabasında olduğunu, bu nedenle de İbrahim Kaypakkaya da dahil olmak üzere devrimcileri anmayı ve sahiplenmeyi “suç ve suçluyu övme” olarak tanılayıp daha da saldırganlaştığını ifade etti. Kaypakkaya'nın ve ölümsüzleşen devrimcilerin afişini asan devrimcilere “suç ve sucu övme” iddiasıyla davalar açılıp onlarca yıllık cezalar verilirken, türkülerinde Kaypakkaya adı geçtiği için sanatçıların hapis cezalarıyla tehdit edildiğine değinen Mengi, “Devletin hiçbir saldırısı ve tehdidi bizlerin katliamlara maruz bırakılan halkımızı, devrimcileri ve gençlik önderlerini anmamızı engelleyemez. Bu anlayışla bir kez daha Kızıldere'de katledilişlerinin 40. yılında Mahir Çayan'la birlikte katledilen ON'ları, İdam edilerek katledilişlerinin 40. yıldönümünde Deniz'leri, katledilişinin 39. yılında İbrahim Kaypakkaya'yı, Sinan Cemgil ve arkadaşlarını, Dörtler'i, Haki Karer ve Hasan Ocak'ı saygıyla anıyoruz. Hem de onları anmanın, onların mücadeyle ruhlarını kuşanmak olduğunu bilerek anıyoruz. Onları anmanın işçi ve emekçilere yönelik emek düşmanı politikalara onların militan ruhuyla karşı çıkmak anlamına geldiğini bilerek anıyoruz. Onları anmanın Kürt ulusuna yönelik imha, inkar ve katliamcı politikalara karşı mücadele etmek oluğunu bilerek anıyoruz. Devrimcileri anmak ve sahiplenmek onurdur! Yaşasın devrimci dayanışma” diyerek sözlerini tamamladı.

Açıklamanın Kürtçe olarak okunmasının ardından HDK adına Mukaddes Erdoğdu Çelik söz alarak, bu yıl birçok devrimci yapının bir araya gelerek devrimcileri andığına dikkat çekti ve devrimci dayanışmayı devrimci birliğe dönüştürme zamanının geldiğni belirterek “71 Devrimci mirası hepibisin ortak mirasıdır, ortak devrimci damarlarımızdır. Bu eylem de o ortak damarlarla o ortak birasın sahiplenilmesi nedeniyle bir araya geldik. Bu eylem ser verip sır vermeme geleneğinin, siper yoldaşlığı geleneğinin sahiplenilmesidir” dedi. Denizlerin, Mahirlerin, Kaypakkaya'nın rejimle açık bir kavgaya girdiklerini hatırlatan Çelik, bu eylemin de rejimle açık bir kavgaya girmek anlamını taşıdığını ifade etti. “Onlar baş eğmediler, geri dönmediler. Tüm dünya halklarının çıkarlarından başka da çıkarları yoktu. İşte bizler de onların açtığı yolda yürüdüğümüzü göstermek için, burada işçilerin emekçilerin meydanı olan Taksim Meydanı'nda onları hep birlikte anıyoruz” dedi.altaltaltaltaltaltaltaltaltaltalt

Partizan adına söz alan Semal Gül ise Kaypakkaya'nın devrimci kişiliğinin ve yarattığı devrimci geleneğin egemenlere saldığı korkunun devam ettiğini bu nedenle de Kaypakkaya'yı ananlara onun resimlerini taşıyanlara, onun geleneğini anlatanlara davalar açılıp cezalar verildiğini, adının geçtiği türküleri söyleyenlere davalar açıldığını hatırlatarak “Devletin hiçbir saldırısı ve tehdidi bizlerin katliamlara maruz bırakılan halkımızı, önderlerimizi, sahiplenip ve anmamızı engelleyemez. Devrim ve komünizm mücadelesinde ölümsüzleşen şehitlerimizi bir kez daha anıyoruz" dedi.

Konuşmaların ardından atılan sloganlarla eylem sona erdi.

 

 

İzmir'de İbrahim Kaypakkaya Anması

e-Posta Yazdır PDF

altÖlümsüzlüğünün 39. yıldönümünde DHF tarafından İzmir’de “Kaypakkaya’yı Savunmak Onurdur” yürüyüşü yapıldı. 18 Mayıs Cuma günü saat 19.30’da Karşıyaka İzban durağında bir araya gelen kitle “İbrahim Kaypakkaya'yı Savunmak Onurdur!” pankartı açarak onlarca Kaypakkaya fotoğrafı ile İskele'ye doğru yürüyüşe geçti.

altaltYürüyüş boyunca ajitasyon konuşmaları yapılırken ayrıca kitle sık sık “İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür”, “İbrahim Kaypakkaya'yı Savunmak Onurdur”, “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya”, “Gözaltılar, Tutuklamalar, Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Yaşasın Devrimci Dayanışma”, “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür”, “18 Mayıs’ı Unutma Unutturma”, “İbo, Mahir, Deniz Sürüyor Sürecek Mücadelemiz”, “Şehit Namırın” sloganlarını haykırdı.

Bugün ezilen milyonlarca emekçiye, işçiye, köylüye, kadına, gençliğe, ezilen Kürt ulusuna ve azınlıklara, azınlık inançlara yönelik saldırıların azgınca sürdürüldüğü ifade edilen açıklamada; sermaye sınıfının bir taraftan “demokrasi” ve “özgürlük” havarisi kesildiği, diğer taraftan en küçük demokratik hakkı dahi “terör suçu” saydığı ve 2012 yılında da sermaye sınıfının saldırılarının daha da azgınlaşarak devam ettiği vurgulanarak; son iki yıl içerisinde 6500 Kürt siyasetçinin, aydının, yazarın, sanatçının Kürtlerin demokratik hak ve taleplerini savundukları için ‘KCK üyesi olmak’ gerekçesiyle terörist ilan edildiğinin ve tutuklandığının altı çizildi.

BDSP, Devrimci Hareket, Emek ve Özgürlük Cephesi, Mücadele Birliği, Barikat, İHD, Aktepe Dersimliler Derneği, Menemen Dersimliler Derneği, Menemen Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Çiğli Pir Sultan Abdal eyleme destek verirken eylem sloganlarla bitirildi.

Mücadele Birliği/İzmir

Sayfa 1 / 238

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »