İbrahim Kaypakkaya'ın Diyarbakır Zindanı'nda 39 yıl önce katledilmesinin yıl dönümünde devrimci yapı ve derneklerin, bileşenlerin çağrısıyla yüzlerce kişi Mayıs ayında ölümsüzleşen Dörtler (Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Anyık ve Mahmut Zengin),Haki Karer, Armenak Bakırcıyan(Orhan Bakır), Denizler, Mahirler, Sinanlar, Hasan Ocak için Tünel'den Taksim Meydanı'na sloganlarla yürüyerek onların yüreklerde yaşadığını bir kez daha haykırdı.
Taksim Tünel'de üzerinde “Onu Anıyor,Sahipleniyoruz” yazan İbrahim Kaypakkaya'nın resminin olduğu dev pankart arkasında bir araya gelen yüzlerce kişi ellerinde Kaypakkaya'nın Denizlerin, Sinanların, Mahirler'in Haki Karer ve Hasan Ocak'ın resimlerini taşıdı. Tolanma anından itibaren “İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür”, “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Mayıs Şehitleri Ölümsüzdür”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Kürdistan Faşizme Mezar Olacak”, “Kahrolsun Faşist Kemalist Diktatörlük”, “Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz”, “Mayıs Şehitleri Yaşıyor, Savaşıyor” sloganları atıldı. Sık sık ölümsüzleşen devrim savaşçılarının adları sayılarak “Yaşıyor”, “Savaşıyor” sloganlarıyla karşılandı.
Eylem Kaypakkaya'nın ölümsüzleşmesinin 39. yıldönümü nedeniyle Partizan, HDK İstanbul Kongresi, Alınteri, Yeni Dünya İçin Çağrı, Devrimci Hareket, Munzur Çevre Derneği, Munzur Kültür Derneği, Alibeyköy Dersimliler Derneği, Dersim Gazetesi, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik, Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri, YDK, YDG, Kızılbaş Dergisi, Nor Zartong, 2 Eylül Kültür ve Dayanışma Derneği, Gülsuyu-Gülensu Dayanışma Derneği, Yeni Dünya Gençliği, Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu tarafından Mayıs ayında ölümsüzleşen devrim savaşçılarını anma çağrısıyla düzenlenirken Mücadele Birliği Platformu ve birçok kurum da gelerek destek verdi.
Yürüyüş sırasında bir faşistin bozkurt işareti yapması ve bir kafenin üst katından TGB'li faşistlerin bayrak açması üzerine kitlenin öfkesi arttı ve “Faşizme Karşı Omuz Omuza”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Kaypakkaya Onurumuzdur”, “Mayıs Şehitleri Onurumuzdur” sloganları atıldı.
Taksim Meydanı'na ulaşıldığında yürüyüş çağrısını yapan kurumlar adına basın açıklamasını Havali Mengi yaptı.
İbrahim Kaypakkaya'nın Amed Zindanı'nda ser verip sır vermeyen bir yiğit olarak işkencede katledilişinin 39. yıldönümü ve Haki Karer, Dörtler, Sinan Cemgil ve gözaltında kaybedilen Hasan Ocak ve yine Mayıs ayında ölümsüzleşen devrimcileri anmak ve devletin katliamlarla, işkencelerle, faili meçhut cinayetlerle dolu geçmişiyle yüzleşmesini istemek, sorumlularından hesap sormak için bir araya gelindiğini belirten Mengi, devletin bugün de baskıya, şiddete, imhaya ve savaşa dayanan politikalarını ve uygulamalarını sürdürürken bir yandan da “yeni anayasa”, “demokratikleşme” söylemleriyle halkları beklentiye sokmaya çalıştığını söyledi.
Roboski'de 34 gencin katledilmesinin sorumlularının açığa çıkarılmadığını, bir yandan her gün yeni ölüm haberlerinin alındığını, en ufak bir hak ve özgürlük, barış talebine tahammül edilemeyerek öğrencilerin, yazarların, avukatların, siyasetçilerin, aydınların tutuklandığını, tecrit ve işkenceye tabi tutulduğunu hatırlatan Mengi, devletin bu katliamcı yüzünü ve geçmişini gizleme çabasında olduğunu, bu nedenle de İbrahim Kaypakkaya da dahil olmak üzere devrimcileri anmayı ve sahiplenmeyi “suç ve suçluyu övme” olarak tanılayıp daha da saldırganlaştığını ifade etti. Kaypakkaya'nın ve ölümsüzleşen devrimcilerin afişini asan devrimcilere “suç ve sucu övme” iddiasıyla davalar açılıp onlarca yıllık cezalar verilirken, türkülerinde Kaypakkaya adı geçtiği için sanatçıların hapis cezalarıyla tehdit edildiğine değinen Mengi, “Devletin hiçbir saldırısı ve tehdidi bizlerin katliamlara maruz bırakılan halkımızı, devrimcileri ve gençlik önderlerini anmamızı engelleyemez. Bu anlayışla bir kez daha Kızıldere'de katledilişlerinin 40. yılında Mahir Çayan'la birlikte katledilen ON'ları, İdam edilerek katledilişlerinin 40. yıldönümünde Deniz'leri, katledilişinin 39. yılında İbrahim Kaypakkaya'yı, Sinan Cemgil ve arkadaşlarını, Dörtler'i, Haki Karer ve Hasan Ocak'ı saygıyla anıyoruz. Hem de onları anmanın, onların mücadeyle ruhlarını kuşanmak olduğunu bilerek anıyoruz. Onları anmanın işçi ve emekçilere yönelik emek düşmanı politikalara onların militan ruhuyla karşı çıkmak anlamına geldiğini bilerek anıyoruz. Onları anmanın Kürt ulusuna yönelik imha, inkar ve katliamcı politikalara karşı mücadele etmek oluğunu bilerek anıyoruz. Devrimcileri anmak ve sahiplenmek onurdur! Yaşasın devrimci dayanışma” diyerek sözlerini tamamladı.
Açıklamanın Kürtçe olarak okunmasının ardından HDK adına Mukaddes Erdoğdu Çelik söz alarak, bu yıl birçok devrimci yapının bir araya gelerek devrimcileri andığına dikkat çekti ve devrimci dayanışmayı devrimci birliğe dönüştürme zamanının geldiğni belirterek “71 Devrimci mirası hepibisin ortak mirasıdır, ortak devrimci damarlarımızdır. Bu eylem de o ortak damarlarla o ortak birasın sahiplenilmesi nedeniyle bir araya geldik. Bu eylem ser verip sır vermeme geleneğinin, siper yoldaşlığı geleneğinin sahiplenilmesidir” dedi. Denizlerin, Mahirlerin, Kaypakkaya'nın rejimle açık bir kavgaya girdiklerini hatırlatan Çelik, bu eylemin de rejimle açık bir kavgaya girmek anlamını taşıdığını ifade etti. “Onlar baş eğmediler, geri dönmediler. Tüm dünya halklarının çıkarlarından başka da çıkarları yoktu. İşte bizler de onların açtığı yolda yürüdüğümüzü göstermek için, burada işçilerin emekçilerin meydanı olan Taksim Meydanı'nda onları hep birlikte anıyoruz” dedi.










Partizan adına söz alan Semal Gül ise Kaypakkaya'nın devrimci kişiliğinin ve yarattığı devrimci geleneğin egemenlere saldığı korkunun devam ettiğini bu nedenle de Kaypakkaya'yı ananlara onun resimlerini taşıyanlara, onun geleneğini anlatanlara davalar açılıp cezalar verildiğini, adının geçtiği türküleri söyleyenlere davalar açıldığını hatırlatarak “Devletin hiçbir saldırısı ve tehdidi bizlerin katliamlara maruz bırakılan halkımızı, önderlerimizi, sahiplenip ve anmamızı engelleyemez. Devrim ve komünizm mücadelesinde ölümsüzleşen şehitlerimizi bir kez daha anıyoruz" dedi.
Konuşmaların ardından atılan sloganlarla eylem sona erdi.