25 Kasım "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü" dolayısıyla, Emeğin Dünyası Gazetesi salonunda film gösterimi ve söyleşi düzenlendi. "Kelebekler Zamanı" adlı filmin gösteriminin yapıldığı etkinliğe Gazi Mahellesi'nin emekçi kadınları katıldı.
Film, Dominik Cumhuriyeti'nde Trujillo diktörlük yıllarını anlattır. Bir çifçi ailesi Mirabal Kardeşleri ve devletin faşist yapısı etrafında kurgulanan senaryo, tabandaki halkın ve devletin yapısını gösterir.
Bir köyde doğan kız kardeşler babalarının çiftliğinde büyürler. Ülkede olup bitenlerden habersiz olan bu çocuklar için her şey toz pembe geçmektedir. Oysa ki Trujillo diktatörlüğü siyah Dominikli halk için "Onlar Dominik Cumhuriyeti'ni kirletiyorlar, temizlenmesi lazım" diyerek, Dominik Cumhuriyeti'ni beyazlaştırmaya çalışıyordu. Siyahlar; askerler ve gizli polisler tarafından kaçırılarak; (orman, vb) sınır dışı bölgelere götürülüyor ve katlediliyorlardı. Trujillo iktidarının faşist uygulamalarına karşı çıkan herkes ölümle cezalandırılıyordu. Çoğu siyasi, özgürlük savaşçılarından oluşan, on binlerce insan idam kararı verilerek katledilmişti, katlediliyordu.
Minerva babasından kendisini ve kardeşlerini bir okula yollamasını rica eder. Çocuklar okulda tam beş yıl kalırlar.Minerva burada bir okul oyununda rol alır ve hayatını değiştirecek birisinin Trujillo diktatörünün dikkatini çeker. Okulu bittikten sonra evine döner, bir gün genç misafirleri olan Leo ile tanışır. Leo bir hukukçudur, Minerva çocukluğundan beri avukat olmayı istiyordu zaten ama o zamanlarda kadınların avukat olmaları ve hatta üniversitede okumaları yasaktı. Leo'nun, devrimci biri olduğunu kısa süre içinde Minerva anlıyacaktır. Minerva'nın gençle olan ilişkisinden şüphelenen babası, Leo ile görüşmesini yasaklar, ama Leo ve Minerva birbirlerine aşık olmuşlardır. Tabi bu yeni yeni özgürlük fikirleriyle tanışan Minerva için daha farklı soruları sormasına neden olur. Leo bir süre sonra Trujillo'nun askerleri tarafından aranmaya başlar.ve sınırdışına kaçar. Oradan mücadelesini yürütür. Leo Minerva'ya mektuplar yazmaya başlar. Fakat Minevra'nın ailesi kızlarını korumak adına o mektupları görmesini engeller....
Ve bir gün Trujillo diktatörü Minerva'yı ailesiyle birlikte bir partiye davet eder. Gitmek zorundadırlar ve giderler. Minerva'yı orada babası ve kızkardeşlerinden ayrı bir masaya diktatörün masasına alırlar. Sonra dans başlar... Minerva diktatörle dans etmek zorundadır. (diktatör Minerva'ya okulda gördüğü günden beri göz koymuştur) Dans sırasında diktatör Minerva'ya elle tacizde bulunmaya başlar. Buna tahammül edemeyen Minerva diktatörün suratına tokatı yapıştırır. Askerler koşarak Minerva'yı kollarından tutarlar. Hemen Minerva'nın babası gelir ve diktatörden kızını eve götürmek için izin ister ve çıkarlar. Bu olayın sonrasında Minerva'nın babası tutuklanır. Minerva ve annesi de tüm devlet kapılarını aşındırarak babasını ararlar. Ama hiçbir yanıt alamazlar. Bu olayda diktatör Trujillo'da çözülmektedir. Ve Minerva diktatörün yanına gider. Diktatör onunla bir kumar oynar. Kazanırsa babasını da alıp oradan gidebileceğini söyler, kaybederse; babasının gidebileceğini ancak kendisinin onunla kalacağını... bunun üzerine Minerva bahsi daha da yükselterek kazanırsa hukuk fakültesine girebilmeyide ister. Kaybederse diktatörle kalacağını söyler. Sonra zarı atar ve Minerva kazanır. Oradan babasıyla birlikte çıkar ve evlerine giderler.
Baba uğradığı işkenceler sonucu bayağı bitkin düşmüştür. Fazla dayanamayarak kalbine yenik düşer. Minerva ve ailesi cenazeden dönerlerken Trujillo'nun adamları Minerva'ya bir zarf uzatır... Böylece Minerva hukuk fakültesine gider ve orada duvar gazetesinde Leo'nun katledilmiş fotoğrafını görür. Sevgilisi, yoldaşı Trujillo'nun askerleri tarafından katledilmiştir. Minevra, o an yıkılır. Bir süre sonra örgütten birisiyle tesadüfen ilişkiye geçer ve artık örgütle tekrar ilişkidedir. Örgütte ona "Kelebek" diye hitap ederler. Leo ona "kelebek" derdi.
Durumlar çok daha farklıdır artık, örgüt büyük darbeler almıştır, binlerce millitan öldürülmüş, silahlar toplanmıştır vb. Minevra örgüt çalışmalarına katılarak, örgüte yeni bir ümit getirir, örgüt tekrar büyür, toparlanır. Gece bir silah nakliyatı yapılırken askerlerin baskınında onlarca millitan taranır ve ölür. Minevra ile birlikte üç kişi komyenete binerek kurtulurlar. Minerva'nın kız kardeşi de katılmıştır örgüte, diğer kız kardeşleri evdedir. Evlerinin arka bahçesinde silahların saklandığı depo askerler tarfından basılır. Iki kardeş, ve diğer millitanlar tutuklanır. Yıllarca cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılırlar. Ama eşleri olan yoldaşları tutukludur ve ne durumda olduklarını bilmezler. Büyük bir çabadan sonra hangi cezaevinde kaldıklarını bulurlar ve kelebekler onları ziyaret ederler. Cezaevine giderler sevgili eşlerini ve yoldaşlarını gördükten sonra dönüş yolunda, askeler tarafından önleri kesilir. Mirabal Kardeşler; Patria, Minerva ve Maria Teresa Mirabal ormanlık bir yere götürülerek vahşice katledilirler. ve 1960'ta Latin Amerika'da olmak üzere o günden bugüne 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü olarak tüm dünyada çeşitli etkinliklerle işlenir.
Gösterimin ardından filmin konusu, Minerva kardeşler'in yaşadıkları sürece değinildi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dayanışma Günü ve kadınların şiddete karşı yürüttükleri mücadele üzerine sohbet edildi.
Etkinliğe katılan Gazimahallesi kadınları, filmden etkilendiklerini ve kadınların yaşamlarındaki bir çok sorun gibi şiddet konusunda da genelde sessiz kaldığını dile getirdiler. Kadının daha aktif olması, toplumsal yaşamdaki yerini alması için bu tür etkinliklerin daha sık yapılması, özellikle emekçi kadınların, ev kadınlarının bazı etkinliklerle bilinçlerdirilmesi gerektiğini ifade ettiler. Kadınların sorunları ve mücadelesi üzerine gelişen sohbet sonunda Gazi Mahallesi kadınları başka bir etkinliği birlikte organize etmek için biraraya gelmek istediklerini söyleyerek etkinlikten ayrıldılar.





















