Monday, May 21st

Güncelleme:06:11:03 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Haber Emek Haberleri “Kar Boran Fırtına Bekle Bizi Ankara!”

“Kar Boran Fırtına Bekle Bizi Ankara!”

e-Posta Yazdır PDF

Maltepe taşeron işçileri eylemlerinin 44. gününde yine erkenden direniş yerindeler... Bugün kar yağmıyor ama hava buz gibi... Yerlerdeki karlar neredeyse buz tutmuş... Hemen tenekeye tahta parçaları atılarak ateş yakılıyor. Yoldan geçen arabalar erkenden eylem yerinde olan işçileri korna çalarak selamlıyorlar... Eyleme ilişkin, dayanışma gecesine ilişkin çalışmalar konusunda sohbet başlıyor. Bir taraftan yoldan geçen tanıdıklarla selamlaşıp bir taraftanda yapılan ziyaretler, görev paylaşımları konuşuluyor. Eylem sırasında yaşanan olaylar, tartışmalar, espirili şekilde anlatılıyor...

Saat 10.00 civarında Mücadele Birliği Platformu bayraklarıyla ve “Maltepe İşçileri Yalnız Değildir”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Yaşasın İşçilerin Mücadele Birliği” sloganlarıyla işçileri selamlayarak geliyorlar. İşçiler direniş alanının çevresinde turlayan arkadaşlarını çağırıyorlar ve hep birlikte “Yaşasın Onurlu Direnişimiz”, “Kavga Bitmedi Daha Yeni Başlıyor”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Yaşasın İşçilerin Mücadele Birliği” sloganları hep birlikte atılıyor. İşçiler hemen ateşin etrafında yer açıyorlar gelenlere... Birkaç tahta parçası daha atılıp ateş biraz daha kuvvetlendiriliyor... Ziyarete gelenlerin içinden öğrenciler, kamu emekçileri son gelişlerinden bu yana geçen günler hakkında işçilerin yaşadıkları olaylar hakkında bilgi alıyorlar... İşçiler kimilerine bilgi veriyor, kimileriyle Ankara'ya yapılması düşünülen yürüyüş ve dayanışma gecesi konusunda konuşuluyor.

Öğrenci gençler işçilerle biraz sohbet ettikten sonra,Devrimci Öğrenci Birliği'nden gençler, dergileri için işçilerle bir röportaj yapmak istediklerini söylüyorlar. Biraz işçi-öğrenci ilişkileri üzerine sohbet ve şakalaşmalardan sonra, işçilerden biri öğrenci gençlerden biriyle konuşmaya direnişi anlatmaya başlıyor, sonra diğer işçilere de sorular yöneltiliyor.

Zabıtanın saldırısından ve  Ahmet Ekici'nin kalp krizi geçirmesinden konu açılıyor... Biraz sonra Ahmet Ekici uzaktan el sallayarak eylem alanına doğru geliyor... Herkes el sallayarak seslenerek onu karşılıyor. Gelinceye kadar nefes nefese kalmış ama herkese “İyiyim, iyiyim, duramadım evde...” diyerek cevap veriyor. Herkes sıkıca sarılıyor... Hava çok soğuk konuşmakta ve nefes almakta zorluk çektiği fark edilince başta işçiler sitem ediyorlar... “Abi konuşamıyorsun, nefes alırken zorlanıyorsun bu halde niye geldin, çok durma ne olur..” diyorlar. Zaman ilerleyince ziyarete gelenler artıyor... Ahmet Ekici'yi orada görenler “İyileştin mi Ahmet abi...” diyerek karşılıyorlar...

Eylemin günlerinde neler yapılabileceği üzerine konuşuluyor. Dayanışma Gecesi'nin bilet satışları, dolaşılacak kurumlar vs. konuşulurken, ziyarete gelenlerden biri salona ilişkin sorun yaşandığını duyduklarını söylüyor... İşçiler sorun yaşadıklarını çözmeye çalıştıklarını söylüyorlar...

Destek için gelenlerden, konu açılınca işçiler en istikrarlı destekçilerinin basın olduğunu söylüyorlar. “En çok devrimci sosyalist basından arkadaşlar geliyor... Ama Maltepe ve civarındaki yerel basından da eylemimizi verenler oldu... Galiba Maltepeli olmamız biraz etkiledi... Bizi burada görüp önce sorular sorup sonra haber olarak yayınlayan yerel basından gazeteler var... Bize getiriyorlar bazen... Biz de takip etmeye çalışıyoruz haber yapanları” diyorlar. Bir eylemin güçlenmesi ve kamouyundan destek almasında basının önemli olduğunu belirtiyorlar.

Sonra Ankara'ya yapılacak yürüyüş üzerine konuşuluyor... Sendikalar ve meslek örgütleriyle görüştükleri ve Gebze'ye kadar yürüyüşte katılım sağlanacağı konusunda destek sözünde bulunanlar olduğunu belirten işçilere ziyarete gelenler de yürüyüş sürecine ilişkin bilgilendirilmek ve mümkün olduğunca destek vermek istediklerini belirtiyorlar. Kış gününde yapılacak yürüyüşün zorluklarından konuşulmaya başlanıyor... Daha önceki süreçlerde Ankara'ya yürüyüş yapan işçilerin eylemlerinden konu açılıyor... Maltepe taşeron işçileri “Biz haklarımızı almak için kararlıyız... Kış da olsa, soğuk da olsa, kar da yağsa, fırtına da kopsa biz bu yolu yürüyeceğiz... Madem ki buradan bu sorun çözülmüyor... Biz de Ankara'ya yürümeye karar verdik... Kışın soğuğu bizi korkutmuyor ... Onun için burada sık sık bu tür sloganlar atıyoruz..” Kar yağmaya başlayınca arkadaşlar “Kar boran fırtına bekle bizi Mustafa” diye bir slogan atmışlardı... Şimdi bunu Ankara olarak atmaya başladık...” diyorlar.

Uzun ve zorlu bir süreç yaşanacağını söyleyen işçiler, “Belediye yönetiminin tavırları, kolluk kuvvetlerinin saldırıları da bize hareketli günler yaşatıyorlar. Hep ileriye dönük düşündüğümüz, bir sonraki süreci planlamaya çalıştığımız için, geçen günleri fark etmiyoruz, galiba... Baksanıza 44. güne gelmişiz...” diyorlar.

Zaman ilerledikçe destek ziyaretine gelenler de artmaya başlıyor. Mücadele Birliği Platformu üyeleri Ankara'ya yapılacak yürüyüş konusunda bilgilendirilmek istediklerini de söyleyerek ziyaretlerini sonlandırıyorlar.