Saturday, May 19th

Güncelleme:05:44:50 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Emek Postası Emekçiler Kazanacak Sosyalizm Kazanacak

Emekçiler Kazanacak Sosyalizm Kazanacak

e-Posta Yazdır PDF

Günlerden 14 Aralık 2009 Tekel direnişinin ilk Cevizli Tekel Fabrikası'nda yola çıkacağımız zaman otobüslerin yanında 4 kişi bekliyor ve bunları tanımıyorduk. Bunlar olsa olsa devrimcilerdir çünkü şekilleri ve duruşları devrimcilere benziyordu. İçimizde farklı ya da faşist dediğimiz kendilerine işçi diyen sendikacılar da vardı. Bunlara zarar verebilirler diye hemen yanlarına gidip “nereden geliyorsunuz” diye sorduk. Bize “Mücadele Birliği” dediler. Onları otobüsümüze aldık ve ilk böyle tanıştık.

Hem Ankara'da 78 gün süren Tekel direniş sürecinde hem de İstanbul'da devam eden yine 78 gün süren 2. Tekel direnişinde bizi yalnız bırakmayan öncülük eden, maddi manevi yanımızda olan bizle emeklerini paylaşan mücadeleyi büyütmeye çalışan Mücadele Birliği ve Ayışığı Sanat Merkezi çalışanlarına hepinizin huzurunda bir kez daha teşekkür etmek istiyoruz.

Dostlar bizler Ankara'ya 1-2 günlüğüne gitmiştik, bize direnişin başında siz Ankara'ya gidip 78 gün direneceksiniz deseydiler, kamera şakası yaptığınızı sanıp gülerlerdi. Sınıf mücadelesinin insanları nasıl değiştirdiğini gördük, işçilerin sırf emek değil siyasal sorunları olduğunu gördük. Kürt ve Alevi açılımında gerçek açılımı biz yaptık demek, siyasal bir talepti, halkların ve inançların arasında bir sorunun olmadığını bize gösterdi. AKP hükümeti İMF'den ve ABD'den aldığı talimatlar sonucu sözde demokrasi adı altında “açılım, saçılım” diye diye saldırıyor. Yapılan saldırıları, faili meçhulleri, işkenceleri korurken, halkın sorunlarına sahip çıkan sanatçı, aydın ve devrimcileri cezalandırıyor.

Hem Ankara'da hem de İstanbul'da bizi yalnız bırakmayan sürekli ziyaret edip evde kendi yaptığı yemeklerle besleyen Pınar Sağ'a teşekür edip, yalnız olmadığını, arkasında milyonlarca işçi emekçinin olduğunu belirtiyoruz.

AKP hükümeti döneminde işçi sınıfına saldırılar daha da arttı. Yapılan özelleştirmeler, esnek ve sözleşmeli iş yasaları ve son olarak basında torba yasası olarak yapılan saldırılar, emekçileri daha da sıkıntıya süşürmüştür. Bu saldırılar önümüzdeki süreçte mücadelenin ne kadar kızgın geçeceğini göstermek de yeter, yeter ki sınıfın içinde örgütlü olalım. Sendika bürokrasisine karşı ayrı bir mücadele oluşturup, sınıfın içinde işçi konseylerin oluşturmaktan, sürekli, kararlı, disipliniyle militan bir duruşta geçiyor.

BİZ KAZANACAĞIZ, EMEKÇİLER KAZANACAK SOSYALİZM KAZANACAK

Bir TEKEL İşçisi