Saturday, May 19th

Güncelleme:05:44:50 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Bildiriler EKA Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

e-Posta Yazdır PDF

Uzlaşmaz sınıf çelişkileri gün geçtikçe keskinleşiyor. Keskinleşen bu çelişkiler, toplumsal ilişkileri de değiştiriyor. Bunun sonucunda yüzlerce yıldır en ağır yaşam koşullarında “ezilenlerin ezileni” olarak varlığını sürdüren biz kadınlar, burjuvazinin tahtını sarsan güç durumuna gelmiş bulunuyoruz.

Biz emekçi kadınlar olarak, hangimiz kapitalizmin sömürüsüne maruz kalmadık? Hangimiz, sistemin dayattığı erkek egemen anlayışın sonucu olarak evlerimizde eşimizin kölesi olmadık? Hangimiz iş hayatında burjuvazinin göz zevki için belli ölçülere hapsedilmedik? Bugün “namus” kavramına sıkıştırılan ve kaderimizmiş gibi bize dayatılan bu alçaltıcı yaşamın kabuğunu kırma vaktidir. Çünkü insanca bir dünyada yaşamanın koşullarını oluşturmak bizim ellerimizdedir.

8 Mart 1857’de New York’lu 110 dokuma işçisi kadın 8 saatlik iş günü için yaptıkları grevde yakılarak katledildi. Clara Zetkin’in önerisiyle 1910’da Komünist Enternasyonal’de “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak ilan edilmesinin üzerinden geçen bir asır boyunca emekçi kadınlar, mücadele bayrağını en yükseğe taşıyor.

Bugün çocuklarımıza daha güzel bir gelecek oluşturmanın, çıkarsız sevginin var olduğu bir dünya kurmanın ve tüm umutlarımızı gerçekliğe ulaştırmanın vaktidir.

Bugün bizlerin, emekçi kadınların sokaklara, meydanlara çıkıp dünyayı değiştirme sloganlarını haykırmamızın vaktidir.

Bugün kapitalizmin bize dayattığı bütün sömürü düzenini alaşağı etmemizin vaktidir.

Bugün emekçi kadınlar sokaklarda, alanlarda, eylem çadırlarındalar...

Ellerinde taşıdıkları kavga bayrağı ile ilhakçıların karşısına çıkan kürt kadınları özgürlük mücadelesinin en önünde yürüyor. Bugün dillerinde sloganları, öfkeli ve sıkılı yumruklarıyla emek ve sosyalizm mücadelesinde kararlı adımlarla ilerleyen kadınlar Ankara’da Tekel eyleminde, İzmir’de, İstanbul’da ve yaşamın her alanında burjuvazinin karşısına dikiliyor. Burjuvazi şaşkın, tedirgin, öfkeli; çünkü biliyor ki, emekçi kadınlar kapitalizmi yıkmak için meydanlarda. Ve emekçi kadınlar biliyor ki, kapitalizm var oldukça ne erkek egemen anlayış ortadan kalkabilir ne de emek sömürüsü.

Dünyanın onlarca ülkesinde ezilen kadınlar eylemlerin en önünde. Tunus’ta da yürüyor kadınlar, zaferi karşılayanlardan oluyorlar. Mısır’da, Tahrir Meydanı'nda “Burayı terk etmeyeceğiz” diyen yüzlerce kadın devrimi büyütüyorlar. Kadınlar çocuklarının ellerinden tutarak özgürlüğün yolunu açıyorlar.

Emekçi kadınlar dünyayı değiştirme mücadelesine tüm dünyadaki sınıf kardeşleriyle birlikte katılmalıdırlar. Emekçi kadınlar, kapitalizmin bize dayattığı sömürü ve aşağılanmalara karşı insan kalabilmek için savaşmalıdırlar.

Sorunun sınıfsal ve ulusal tarafı göz ardı edilirse yürütülen mücadele kısır bir döngü haline gelir. Kendi içinde özgül sorunları olsa da sömürü ve ezilmenin kaynağı özel mülkiyete dayalı sistemin, kapitalizmin varlığıdır. Çözüm ise kapitalizmi ortadan kaldırmaktır. Bunun için emekçi kadınların kendi sorunlarına sahip çıkması bu konuda mücadele etmesi ve gücünü diğer ezilen, sömürülen işçi-emekçi sınıfın mücadelesine taşıması gerekir.

8 Mart’ı yaratan emekçi kadınlar bizlere nasıl mücadele edileceğini göstermeye devam ediyor.

 

ŞAN OLSUN 8 MART’I YARATANLARA

KADIN OLMADAN DEVRİM OLMAZ, DEVRİM OLMADAN KADIN KURTULMAZ

YAŞASIN 8 MART, EMEKÇİ KADINLARIN KAPİTALİZME KARŞI SAVAŞ GÜNÜ!