Genç Yoldaş dergisinin ve DÖB'ün (Devrimci Öğrenci Birliği) birlikte örgütlediği aylık söyleşilerin üçüncüsü 27 Aralık Pazar günü Taksim Ayışığı Sanat Merkezi'nde yapıldı. Söyleşi iki bölümden oluşuyordu. İlk bölümde“Kapitalizmde eğitim”, ikinci bölümde ise “Sosyalizmde Eğitim” konuları konuşuldu.
Kapitalizm'de eğitim konusunu anlatan arkadaşımız; Eğitimin sınıflı toplumlardan bu yana sınıfsal bir nitelik taşıdığını belirterek, her dönem iş gücünün yetiştirilmesine ve egemen sınıfın düşüncelerinin, ahlakının yeni kuşaklara aktarılmasına hizmet ettiğini söyledi. Ayrıca eğitimin genel olarak var olan üretim ilişkisini yeniden üretmek için kullanıldığını da ekledi. Üretim ilişkisi ne kadar basit ise eğitimin de o kadar basit olduğunu, ama ne kadar karmaşıklaşırsa eğitimin de o kadar karmaşıklaştığını söyledi. İlkel köleci dönemde daha çok sözlü olarak yapılan eğitim, özel mülkiyetle birlikte aile üzerine geçiyor. Feodal toplumda ise usta-çırak ilişkisi daha çok görünen ve bu döneme uygun eğitim şeklidir. Kapitalizmde ise eğitim bugünkü okullarla halkın geniş tabanına yayılmış ve TV, gazete gibi araçlar da eğitimin için kullanılmaya başlanmıştır.
Bu genel açıklamalardan sonra arkadaşımız, kapitalist eğitimin temel felsefesinin pragmatizm (faydacılık) olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra kapitalist eğitimin insanı bencil biri olarak yetiştirdiğini, bu eğitim sistemi içerisinde bireyin ancak tek yönlü gelişebildiğini söyledi. İşçilerin kapitalizmde giderek makinenin bir dişlisi haline geldiğini söyledi. Burjuvazinin eğitimden ne beklediğini göstermek için bir burjuva yazardan alıntı yaptı ve şunları söyledi: “Kapitalizmde alt sınıflar yönetici sınıflara hizmet edebilmesi için eğitilir ve o kadar bilgi verilirken, yönetici sınıflar ise alt sınıfları yönetmek için eğitilir.” Haliyle kapitalizmde de eğitim sınıfsaldır ve kapitalist üretim ilişkisi yeniden üretilir. Ayrıca Türkiye'deki eğitim sisteminin de anti-komünist olduğunu ekledi. Bunun yanı sıra Kürt halkının asimilasyonunu da içerdiğini ekledi. Arkadaşımızın anlatımlarından sonra soru cevap şeklinde ve dinleyicilerin de katılımı ile kapitalist eğitim üzerine konuşmalar devam etti. Daha sonra ise kısa bir ara verildi.
İkinci bölümde sosyalist eğitim konuşuldu. Anlatıcı arkadaşımız ilk olarak sosyalist eğitim neyi amaçlar sorusunu sorarak başladı. Dinleyiciler ise, her biri sosyalist eğitimin bir parçasını oluşturan şeyler söylediler. Sosyalist eğitimin dünyayı değiştirme eylemini gerçekleştirecek olan bireyi yetiştireceğini, kafa emeği ile kol emeği arasındaki farkı kaldıracağını söylediler. Daha sonra arkadaşımız anlatımına devam etti. Sosyalist eğitimin insanı geliştirmek için bir araç olduğunu, sosyalist eğitimde her üretim alanının eğitim, her eğitim alanının da üretim alanı olduğunu söyledi. Sosyalist eğitimin bunu politeknik eğitim ile gerçekleştireceğini söyledi. Tüm bunlar anlatılırken Küba'dan da örnekler verildi. Sosyalist eğitimle bireyin çok yönlü geliştiğini ve burjuvazinin sosyalist eğitime yönelik yaptığı “bireyi tek tipleştiriyor, tek yönlü geliştiriyor” eleştirisinin saçma olduğu söylendi. Anlatımın devamında arkadaşımız dinleyicilere yine bir soru yöneltti. Sosyalizmde üniversitenin nasıl bir konumda olacağını sordu. Dinleyiciler bugün yaşadıkları sorunların o zaman yaşanmayacağını, öğrencilerin, çalışanların ve eğitim emekçilerinin üniversiteyi birlikte yöneteceği söylendi. Daha sonra anlatıcı arkadaşımız sosyalizmde özerk-demokratik üniversite olacağını söyledi. Bugün de öğrenci gençliğin bu talebi her yerde savunması ve yükseltmesi gerektiğini belirtti. Burada sosyalizmde üniversitenin özerk olmaması gerektiğini söyleyenler üzerine de değinildi. Özerk-demokratik üniversitenin mali, idari yönetiminin öğrenciler, çalışanlar ve diğer eğitim emekçileri ile birlikte yapılması demek olduğu, sosyalizmde özerk-demokratik üniversitenin sosyalist devletten bağımsız ve kopukluk anlamına gelmediği söylendi. Bunun ardından Sovyetler Birliğinde uygulanan eğitim sisteminden örnekler verilerek devam edildi. Ve son olarak Önsöz dergisinde yer alan “Sosyalizm Projesi”n de yer alan eğitim konulu bölüm okundu.
Her iki bölümde canlı tartışmalarla sürdü ve öğretici oldu. Etkinlik bu tartışmalardan sonra sona erdi.
Devrimci Öğrenci Birliği


















