Nazım Hikmet ve Ahmed Arif'in ölüm yıldönümleri dolayısıyla Ekin Şiir Atölyesi tarafından Ayışığı Sanat Merkezi'nde bir anma etkinliği düzenlendi. 13 Haziran Pazar günü saat 14.00'de gerçekleştirilen etkinlik saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından Nazım Hikmet ve Ahmed Arif'in şiirlerinden oluşan bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Ve Ekin Şiir Atölyesi sahneye davet edildi. Birer birer sahneye çıkan arkadaşlarımız yine ustaların şiirlerinden oluşan bir dinleti gerçekleştirdiler. Ekin Şiir Atölyesi okuduğu şiirlerle katılımcıların büyük beğenisini topladı.
Daha sonra sahneye Ayışığı Sanat Merkezi tiyatro grubu çıkarak Nazım Hikmet'in vatan haini ilan edildiği dönemde yaşayan ve yoğun bir sömürüye maruz kalan iki işçiyi canlandırdılar. kısa bir sürede hazırlanmasına rağmen oldukça beğeni toplayan kısa oyun, Vatan Haini şiirinin okunmasıyla sona erdi.
Ardından serbest kürsüye geçildi. Serbest kürsü bölümünde arkadaşlarımız söz alarak Nazım Hikmet ve Ahmed Arif'in şiirleriyle toplumcu gerçekçi sanat anlayışının birer ustaları olduklarını, sanatın toplumsal mücadelede ne kadar önemle ele alınması gerektiğini, sanat alanında onların yolundan gitmemiz gerektiğini, onları mücadelemizde yaşatmamız gerektiğini belirtiler.
Mücadele Birliği Platformu temsilcisi arkadaşımız da sahneye çıkarak ustaların, dönemin sorunlarını dile getirdiklerini ve toplumsal mücadelede toplumcu gerçekçi sanat anlayışıyla hareket ettiklerini, bu yüzden sermayenin yoğun saldırılarına maruz kaldıklarını, burjuva kültür ve sanata karşı işçi sınıfının kültürünü sanatını yansıttıklarını belirtti. Devrim mücadelesinde sanatın büyük bir önemi olduğuna da değinen arkadaşımız devrim öncesinde Rusya'daki sanatın, devrime olan etkisinden örnekler vererek konuşmasını sürdürdü. Devrimci sanat anlayışına da değindikten sonra kültür sanat faaliyetlerinin gelişmesi için sanat merkezine gelen herkese görev düştüğünü ve çok daha fazla çaba harcamak gerektiğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.
Son olarak da Ayışığı Sanat Merkezi adına arkadaşımız sahneye çıkarak Ayışığı Sanat Merkezi'ni herkesin sahiplenmesi gerektiği ve ortak bir şekilde neler yapılabileceği konusunda bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşma daha sonra kendiliğinden bir şekilde sohbete dönüştü. Bir çok kişi neler yapılması gerektiği ile ilgili düşüncelerini büyük bir içtenlikle paylaştı. Sermayenin devrimci kültür sanat üzerinde ve de dolayısıyla Ayışığı Sanat Merkezi üzerinde uyguladığı baskıların mutlaka boşa çıkarılacağı çünkü mücadelemizin bilimsel bir mücadele olduğu üzerinde duruldu. Yaklaşık bir buçuk saat süren sohbetimiz katılan arkadaşlarımızın da konuşmalarıyla oldukça verimli geçti.
İlginin ve dikkatin hiç azalmadığı ve başından itibaren hiç ara vermediğimiz etkinliğimiz saat 17.30 civarında sona erdi. Adeta kimse ayrılmak istemiyordu. Ama yine ayrılma vakti gelmişti. Usta şairlerimize yakışır bir şekilde, oldukça verimli bir günü daha geride bırakmanın mutluluğu ile bir etkinliğimizi daha sona erdirdik.
Antep Ayışığı Sanat Merkezi


