“Emek Güçlerini Göreve Çağırıyoruz” diyen Emeğin Eylem Birliği, bir açıklama yaparak yapacakları basın açıklaması ve panel için çağrı yaptılar.
"Torba yasa, kıdem tazminatlarının gasp edilmesi, kamu hastaneler birliği derken zaten kısıtlı olan güvencelerimiz topyekun silinip götürülüyor. Bu konuda sendikaların tavırları emekçilerin isteklerine cevap verecek düzeyde değil. TEKEL direnişi ile herkesin anladığı bir gerçek de direnişe geçen işçi ve emekçilerin sendikaları yanlarında değil karşılarında gördükleri gerçeği. Dünyada ve ülkemizde sendikalar bu güne dek emekçilerin baskısı olmaksızın bir adım ileriye gitmediler.
İzmir'de biz işçi, emekçi, sendikalı, sendikasız ayrımı yapmaksızın tüm emekçiler olarak bir araya geldik. Hepimizin potansiyel işsiz olduğu bilinciyle işsizleri de aramıza aldık. Stajyerler yasasıyla, işçi ile stajyeri karşı karşıya getiren, onların da haklarını gasp eden sisteme karşı birlikte mücadele edebilmek için, geleceğin işçilerini, öğrencileri de çağırdık.
Emeğin Eylem Birliği, evrensel işçi sınıfı yasaları dışında hiçbir politik ayrım gözetmeksizin her alanda oluşturmamız gereken bir birlik ve örgütlenme biçimi. Sermayenin örgütlü güçleri karşısında hiç kimsenin tek başına mücadele etmesi, var olan haklarını bile koruması mümkün değil. Park-bahçe, Konak, Buca Belediye çalışanları ve UPS direnişlerinin ardından süreci izleyen, katılan işçi ve emekçiler de aramızdalar. Birbirimizle deneyimlerimizi paylaşıyor, gelişmeleri takip ediyor, birbirimize ve direnişlerine devem eden işçilere destek oluyor, sürece müdahale ediyoruz.
Emeğin Eylem Birliği olarak, torba yasa ve kıdem tazminatı saldırıları hakkında emekçileri bilgilendiren bir bildiriyi hep birlikte kaleme aldık. Amacımız sendikaların görevini üstlenmek değil, yapmaları gerekenler için baskı oluşturmak. Tarihin en büyük hak gaspları olarak görülen bu saldırılar karşısında sessiz kalan sendikaları göreve çağıran bir de basın açıklaması yaptık. 10 Aralık'ta bu çağrıyı yineleyecek, saldırılar karşısında emek güçlerinin görevleri hakkında bir de panel düzenleyeceğiz.
Emeğin Eylem Birliği'nde bir yürütme yada yönetim yok. Doğrudan demokrasi var. Her pazar saat 16.00'da yaptığımız genel toplantılar herkese açık ve her katılanın eşit söz ve karar hakkı var. Haftanın toplantı yerini öğrenmek isteyenler bize e posta adresinden ulaşabilirler. Genel toplantılarda ihtiyaca göre belirlenen alt komitelerde görev alanlar toplantıda alınan kararları yerine getirmeye söz vermiş oluyor. Herkes birbirini sadece iş üzerinden eleştirebilir.
Emeğin Eylem Birliği geçici bir platform değil. Gelişime açık, katılan herkesten öğrenen ve her toplantıda birbirine bir şeyler öğretmeye çalışan bir birlik. Burası elbette emeğin örgütlenmesinin tek aracı değil ama en temel araçlarından biri.
Amacımız örnek olmak. Eğer işçiler, emekçiler, işsizler işyerlerinde, mahallelerinde bir araya gelebilir ve birlikte bir tavır gösterebilirlerse istediklerini alabilirler. Eğer birileri biryerlerde bir araya gelerek bir şeyler kazanmayı başarırsa biz de kazandık demektir. Eğer emekçiler haksızlıklara karşı birlikte karşı koyar, mücadele eder ve dolayısıyla kendi güçlerinin farkına varırlarsa Emeğin Eylem Birliği amacına ulaştı demektir.
Emeğin eylem birliği bugünün ve geleceğin yaratıcısı emekçileri birlikte mücadele etmeye çağırıyor. Tüm emek güçlerini işçi sınıfının yanında taraf olmaya çağırıyor. Kapitalizmin yarattığı yıkım ve yoksulluk karşısında tek güçsüzlüğümüz örgütsüzlüğümüz.
Birlikte her şeyi yeniden yaratabiliriz.
Ya Kavga Ve Zafer Ya Yoksulluk Ve Sefalet"
BASIN AÇIKLAMASI
Emek Güçlerini Göreve Çağırıyoruz
10 Aralık 2011 Cumartesi
Saat: 14.00
Konak Eski Sümerbank önü
PANEL
Emekçilere Yönelik Saldırılar Ve Emek Güçlerinin Görevleri
25 Aralık 2011
Tümtis toplantı salonu
13.00- 17.00
EMEĞİN EYLEM BİRLİĞİ



