Saturday, May 19th

Güncelleme:05:44:50 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Dünya

Dünya

Mısır Seçiminin Galibi 'BOYKOT'

e-Posta Yazdır PDF

altMısır Seçim Kurulu, 28 Kasım’daki seçimlerin ardından yaptığı açıklamanın hatalı olduğunu duyurdu ve seçimlere katılımın yüzde 52’de kaldığını açıkladı. Bu sonuç, sosyalistlerin boykot çağrısının seçimin gerçek galibi olduğunu gözler önüne serdi

Mısır’da ilk tur seçimlerinin ardından Mısır Seçim Kurulu’nun katılım oranı konusunda hata yaptığı ortaya çıktı. 28 Kasım’da gerçekleşen ilk tur seçimlerinin ardından sandık başına gidenlerin oranının yüzde 62’de kaldığını açıklayan Mısır Seçim Kurulu Başkanı Abdel Moez İbrahim, hesaplamalarında bir hata yaptıklarını söyledi ve seçimlere katılım oranının yüzde 52 olduğunu açıkladı.

Yüzde 52’lik katılım oranı, seçimden önceki 10 gün boyunca Tahrir Meydanı’nı dolduran ve seçimlerde boykot çağrısı yapan sosyalistlerin yüzde 48 oranında etkili olduğu anlamına geliyor.

Katılımın yüzde 52 ile sınırlı kalması, yüzde 37 oranında oy alan Müslüman Kardeşler’in siyasi kanadı Adalet ve Özgürlük Partisi’nin esasen yüzde 19 seviyesinde bir oy oranına sahip olduğunu da gözler önüne serdi. Sandıktan yüzde 24 oranında oy alan Selefilerin Nur Partisi’nin gerçek oy oranının yüzde 12, yüzde 13 oranında oy alan Liberal Mısır Bloku’nun oy oranının ise yüzde 6 oranına karşılık geldiği ortaya çıkmış oldu.

Mısır’da ilk tur seçimlerine katılım oranındaki hata, büyük tartışma konusu olurken, ülkede yeniden sandıklar kuruldu. Kahire ve İskenderiye gibi iki büyük kentin yanı sıra 7 kentte daha kurulan sandıklar ile seçimlerin ikinci turu yapılıyor. İkinci tur seçimlerinde 498 üyeli meclisin 52 bağımsız milletvekili belirlenecek.

Komünist Liderlere Bağlılık Kapitalist Dünyanın Asla Anlayamayacağı Birşeydir

e-Posta Yazdır PDF

altaltKapitalist medya tekelleri, günlerdir ağızları açık bir şekilde şaşkınlık içinde Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nde halkın sonsuzluğa uğurladığı liderleri Kim Jong İl'in arkasından tuttuğu yas görüntülerini veriyor. Sosyalist Kore halkının ölen liderleri arkasından döktüğü gözyaşlarının asıl nedenini gözlerden ırak tutabilmek için, tam bir kara propaganda, manipülasyon yapıyorlar. En son kar, soğuk demeden Kim Jong İl'in mozolesi başında nöbet tutan onbinlerce insana devlet tarafından sıcak süt ve balık dağıtılmasını bile, alçakça bir çarpıtmayla, güya bu insanların süt ve balık almak için yas tuttuklarını, gözyaşı döktüklerini söylemeye çalışmaları, kapitalist dünyanın sermayenin kan ve irin dünyasında nasıl çirkefe bulandığının en açık göstergesidir. Her şeyi maddi çıkarlar açısından değerlendirmeyi maddi varlık nedeni haline getirmiş olan bir sistemin medyasının farklı davranmasını beklemek, yanılgı olurdu. Öyle ya, burjuva baylar, sizin kan ve para üzerine kurulmuş “uygarlığınız”da böyle saf duygulara yer yoktur. Yüzbinlerce insanın sevgisini böyle açıktan göstermesi sizin dünyanıza yabancıdır! Siz yüzbinlerce insanın sevgisini böyle göstermesini elbette yadırgarsınız. Sizde sevginin, dostluğun, bağlılığın ölçütü paradır, maddi çıkarlardır. Sonunda maddi çıkarlar yoksa insanların duygularının ne önemi olabilir? Kapitalist sistemin pisliklerle dolu çukurunun dibinde, dünyayı ancak o çukurun ağzı kadar görüp anlamanıza bir şey demiyoruz. Peki ama Sosyalist Kore'nin içtenlikle dolu insanlarının gözyaşlarını yargılama hakkını size kim veriyor? Sosyalist Kore halkının kesip attığı tırnağa dahi bir şey söyleme hakkına sahip olmayan siz çapulcular sürüsü nasıl olur da “çamur at izi kalsın” mantığıyla Sosyalist Kore halkının duyguları hakkında yorum yapabiliyor, karalama çabası içine girebiliyorsunuz?

Sizin dünyanızda böyle örnekler yok değil mi? Sizin şaşaalı devlet törenlerinizde resmi suratlar, gerçek duygularını gizlemek için gözlerini dahi göstermezler değil mi? O törenlerde halktan insanları görmek mümkün değildir değil mi? Neden dersiniz? Neden fark bu kadar açık ve net. Bunda, sosyalizmin insanı temel alan, kapitalizmin ise parayı ve maddi çıkarları temel alan anlayışı olmasın sakın! Kapitalist dünya bugüne kadar hiçbir liderinin arkasından böyle üzüntü duyan, gözyaşı döken bir halk görmedi, bundan sonra da görmeyecek.

Sosyalizmin büyük önderi Karl Marx, “Eğer insanlığın çoğunluğu için etkili olabileceğimiz yeri seçmişsek, hiç bir yük bizi kamburlaştıramaz, çünkü artık o, herkes adına ödenen bir bedeldir; artık tadına vardığımız şey yoksul, kısıtlı, bencilce bir sevinç değildir, mutluluğumuz milyonlara aittir, eylemlerimiz sessiz sedasız ama sonsuza dek etkisini sürdürecek ve küllerimizi soylu insanların çakmak çakmak gözlerinden akan yaşlar ıslatacaktır.." diyordu. Sosyalist Kore'nin lideri Kim Jong İl'in yaşamı, bunun en somut kanıtıoldu. Emperyalist-kapitalist sistemin bütün karalama çabasına karşın, değişmeyecek olan tek gerçeklik budur. Sosyalist Kore halkı, kurucu önderi Kim İl Sung'un açtığı yoldan Kim Jong İl ile yürümüş ve sosyalizmin bayrağını yükseklerde tutmayı başarmıştır. Kore İşçi Partisi sosyalizmin kazanımlarına sahip çıkmaya devam etmektedir. Objektif haber sunan basın kuruluşlarının dediği gibi, Sosyalist Kore'de şu anda insanların ihtiyaç duydukları tek şey: zaman; daha fazla üretebilmek ve yaratıcılıklarını geliştirmek, sosyalizmi daha ileri noktalara taşımak için ihtiyaç duydukları, zaman.

Kim Jong İl'in yerine geçen, Kore İşçi Partisi içinde yetişmiş olan oğlu Kim Jong Un'un başa geçmesiyle, emperyalist-kapitalist dünyayı bir korku dalgası sarmış durumda. Herkes onun genç ve “vizyon sahibi” bir lider olduğunu söylüyor. Kim Jong Un, nasıl bir lider olduğunu, başa geçer geçmez yaptığı füze denemeleriyle göstermiş bulunuyor. Emperyalist-kapitalist dünya korkmakta haklı; ama hiç değilse şu yalan ve çarpıtmalarınıza son verin; çünkü gerçekten mide bulandırıyor.

Yaşasın Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti!

KİM JONG İL:

KDHC'nin “Sevgili Lider”i Kim Jong İl, 16 Şubat 1942'de doğdu. 1964'te Kore İşçi Partisi (WPK) Merkez Komitesi'nde görev aldı, 1973'te de Komite Sekreteri seçildi. 1974 Şubat'ında Siyasi Büro üyesi oldu. 1982-1998 yılları arasında da Yüksek Halk Meclisi Milletvekilliği, Aralık 1992-Nisan 1993 arasında da Milli Savunma Komisyonu Başkan Yardımcılığı, sonrasında da Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. 1975 ve 1982 yıllarında da iki kez KDHC Kahramanı onursal ünvanına hak kazanmıştı. 1992 yılında da Mareşal ünvanı verildi. Kim Jong İl, 8 Ekim 1997'de WPK Genel Sekreteri seçildi, 17 Aralık 2011 Cumartesi günü ölümsüzleşen Kim Jong İl için 28 Aralık 2011 günü veda töreni yapıldı.

KDHC'nin yeni lideri ilan edilen 1983 doğumlu Kim Jong Un ise Eylül 2010'da WPK Merkez Askeri Komisyon Genel Başkan Yardımcısı seçilmişti. Kim Jong İl'İn ölümünden sonra ise Merkez Askeri Komisyon Genel Başkanı ve Başkomutan seçildi.

Şilili Öğrenciler Yeniden Sokakta

e-Posta Yazdır PDF

altGeçtiğimiz yıl yüz binlerce öğrencinin militan eylemlerine ve işçi sendikalarının grevlerine sahne olan Şili´de öğrenciler sokakları yeniden ısıtmaya başladı

altŞili´de geçtiğimiz yıldan bu yana eğitimin parasız ve nitelikli olması talebiyle sokaklarda olan lise ve üniversite öğrencileri pek çok kazanım elde etmiş, ancak eğitimin parasız olmasını sağlayamamışlardı. Öğrenciler, yeniden Şili sokaklarına çıkmaya başladı.

Eğitim reformunun taleplerini tam olarak karşılamadığını ve geçen seneki eylemlerde 100 öğrencinin okullarından atıldığını söyleyen lise öğrencileri 15 Mart günü başkent Santiago´da eylemdeydi. Parasız eğitimi alana kadar mücadele edeceklerini söyleyen liseliler Eğitim Bakanlığı´na yaptıkları yürüyüşte polis barikatıyla karşılaştı.

Taleplerini bakana ileteceklerini söyleyen önlerine kurulan polis barikatını aşmaya çalışınca gazlı saldırıya maruz kaldı. Öğrenciler de polise taşlarla karşılık verdi. Çatışmalarda çok sayıda liseli yaralandı.

Kaynak: PrensaLatina

Esir Takası Başladı

e-Posta Yazdır PDF

alt5 yıl önce kaçırılan askeri Gilad Şalit'in salıverilmesi için savaş dahil her yolu deneyen İsrail, sonunda çözümü esir değişiminde buldu. Anlaşmanın ilk etabında bugün (18 Ekim) 477 Filistinli mahkûm özgürlüğüne kavuşuyor.

altHazırlıklar tamam. Beş buçuk yıl önce radikal İslamcı Hamas tarafından Gazze Şeridi’nde kaçırılan İsrailli asker Gilad Şalit bugün serbest kalıyor. Hamas'ın El Aksa televizyonuna göre, Şalit, TSİ 12.00'de Mısır'ın Sina yarımadasına geçirilecek, oradan da İsrailli yetkililere teslim edilecek. Ynet haber sitesine göre, Sina'da bekleyen İsrail ordu yetkilileri, kimliğini tespit ettikten ve sağlık durumunu gördükten sonra, Şalit'i resmen teslim alacak.

Hemen sınırdan İsrail tarafına askeri bir üsse geçirilecek olan Şalit, oradan da Tel Aviv'in güneyindeki Tel Nof askeri üssüne götürülecek. Tel Nof'ta ailesiyle buluşacak olan 25 yaşındaki Şalit için, burada Başbakan Benyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Ehud Barak, Genelkurmay Başkanı Beni Gantz'ın da katılacağı askerî tören yapılacak.

İsrail ordusunun Şalit'in geri döndüğünü açıklamasıyla birlikte, Filistinli tutuklular da serbest bırakılmaya başlanacak. Şalit karşılığında İsrail’in serbest bırakmaya hazırlandığı Filistinli tutuklu sayısı 1027. İsrail ile Hamas arasında Almanya ve Mısır’ın arabuluculuğuyla sağlanan anlaşma uyarınca bugün ilk etapta 477 Filistinli salıverilecek.

İsrail basınına göre 100 kadar Filistinli tutuklu Kızılhaç otobüsleriyle Batı Şeria'ya, Ramallah'a doğru yola koyulacak, daha kalabalık olan diğer grup da Gazze'ye ve ülke dışına gönderilmek üzere öncelikle Mısır'a sevk edilmeye başlanacak. Takas anlaşması kapsamında serbest kalacak diğer Filistinli tutukluların ise iki ay içinde özgürlüklerine kavuşması öngörülüyor.

İsrail ile varılan takas anlaşmasını "zafer" olarak gören Hamas ise, gövde gösterisi yapmayı planlıyor. Gazze şehir merkezinde büyük bir karşılama töreni düzenlenecek. Hamas hükümetinin Dışişleri Bakanı Muhammed Avad, "Aslında bu bizim için iyi bir anlaşma ve tüm Filistinliler için bir zafer. Tüm halkımızın bu kutlamaya katılmasını bekliyoruz. Hükümet olarak bugünü tüm Filistinlilerin kutlayacağı milli bayram ilan ediyoruz. Bugün, bu başarılı anlaşma için tüm Filistinlilerin birlik içinde hareket ettiğinin göstergesidir.” şeklinde konuştu.

Gazze tarihindeki en büyük gösteri olacağı söylenen karşılamaya on binlerce Gazzelinin katılması bekleniyor. Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları yürüyüş yapacak, zafer marşları çalınacak. Ayrıca Gilad Şalit'in kaçırılması da yeniden canlandırılacak.

Londra merkezli El Hayat gazetesine konuşan Hamaslı üst düzey yönetici Musa Ebu Marzuk, sürgün edilmeleri koşuluyla serbest bırakılacak 40 Filistinli mahkûmu Türkiye, Katar ve Suriye'ye göndereceklerini söyledi. Marzuk bu üç ülkenin söz konusu mahkûmları kabul edeceklerini taahhüt ettiklerini belirtti.

Serbest bırakılacak tutuklular arasında, onlarca İsrailli sivilin ölümünden sorumlu olan Filistinli militanların da bulunması, İsrail'de tartışmalara yol açıyor. Ancak ülkede yapılan yeni bir araştırma, halkın çoğunun Hamas ile varılan tutuklu takası anlaşmasını desteklediğini ortaya koydu. Dahaf Enstitüsü tarafından yapılan ve Yediot Ahranot gazetesinde yayımlanan ankete katılanların yüzde 79'u tutuklu takasını desteklediğini söyledi. Ankete katılanların yüzde 14'ü ise anlaşmaya karşı olduğunu ifade etti.

İsrail Cezaevleri İdaresi'nin verdiği bilgiye göre, listede yer alan 131 Filistinli, Gazze Şeridi'ndeki evlerine geri dönecek. Tutuklu Filistinlilerin 55'i Batı Şeria veya Doğu Kudüs'teki evlerine, 55'i de Batı Şeria'daki evlerine geri yollanacak. 18 tutuklunun Batı Şeria'ya geçişine ise 3 yıl süreyle Gazze Şeridi'nde kaldıktan sonra izin verilecek.

40 Filistinli tutuklu yurt dışına gönderilirken, listede bulunan 6 İsrailli Arap, İsrail'deki evlerine dönecek. Serbest bırakılacak 27 kadın tutukludan ikisi ise sınırdışı edilecek. Ahlam Tamimi'nin Ürdün'e, Âmine Muna'nın ise Gazze'ye sınır dışı edileceği belirtildi.

Bu arada serbest bırakılacak tutsak listesi, Ahmet Saadat, Mervan Barguti gibi FHKC'li tutsakları kapsamıyor

Kaynak: DW Türkçe

Mısır'da İlk Seçim

e-Posta Yazdır PDF

altMısırlılar, Hüsnü Mübarek'in devrilmesine yol açan ayaklanmalar ardından ilk seçimler için bugün sandık başına gidiyor.

Başkent Kahire'de gün doğumuyla birlikte seçmenlerin oy sandıkları başında kuyruğa girdikleri gözlendi.

Bir Kahireli kadın seçmen, Fransız Haber Ajansı AFP'ye, "Eskiden oy kullanmanın bir anlamı yoktu. Sesimiz dikkate bile alınmıyordu." derken, ilk kez oy kullanan bir başka seçmen de, AP ajansına, "özgürlük için oy verdiğini" söyledi; "Esaret altında yaşıyorduk. Şimdi özgürlük içinde adalet istiyoruz. Müslüman Kardeşler'den korkuyoruz ama 30 yıl Mübarek yönetimi altında yaşadık, bunlarla da yaşarız." dedi.

Mart ayına kadar sürecek seçim sürecinde meclisin iki kanadı ayrı seçimlerle oluşturulacak.

Bugün başlayıp Ocak ayında tamamlanacak Halk Meclisi seçimi sonunda, 508 milletvekili belirlenecek.

Mısır'da seçimler öncesinde başlayan, "ikinci dalga" olarak tanımlanan protesto gösterileri ise onuncu gününe girdi.

Askeri konseyin ülkenin idaresini halka devretmesini talep eden göstericiler Mübarek'i deviren eylemlerin merkezi olan Tahrir Meydanı'ndalar.

Meydandaki muhalif grupların talebi seçimlerin ertelenmesi ve sürecin demokratik olarak işlemesi.

Son günlerde yaşanan çatışmalarda en az 41 kişi öldü; 2000'den fazla insan da yaralandı.

Kaynak: BBC Türkçe

Sayfa 3 / 69