Saturday, May 19th

Güncelleme:05:44:50 PM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: Anasayfa Bildiriler DÖB KIZILDERE’DE DÜŞENLER KAVGAMIZDA YAŞIYOR!

KIZILDERE’DE DÜŞENLER KAVGAMIZDA YAŞIYOR!

e-Posta Yazdır PDF

 30 Mart 1972… Devrime inancın, feda ruhunun, teslim olmamanın, cesaretin ve siper yoldaşlığının adıdır.

30 Mart Kızıldere… Sınıflar arasındaki savaşımın sertleştiği, devrim mücadelesinin yükselişe geçtiği Türkiye’de, kendi geleceklerini emekçi sınıfların ve ezilen halkların mücadelesiyle birleştiren, üniversite sıralarından kendi öz bilinç ve kararlıklarıyla yola çıkan devrimci gençlik önderlerinin kahramanlık manifestosudur.

Emekçi sınıfların ve gençliğin yükselen mücadelesini durdurmak için burjuvazi 12 Mart faşist darbesini gerçekleştirdi. Faşist darbeyle burjuvazi ilk olarak devrimin önderlerini fiziken yok etmek için harekete geçti. Bu süreçte silahlı mücadeleyi başlatan THKO’nun önderleri Deniz GEZMİŞ, Yusuf ASLAN ve Hüseyin İNAN yakalanmış ve idam istemiyle yargılanıyorlardı. Burjuvazi emekçilere ve gençliğe korku salmak için devrimci önderleri idam etmeyi kararlaştırmıştı.

Bunun üzerine idam kararına birçok tepki oldu. Ama bunlardan bir tanesi devrimci mücadele tarihimize siper yoldaşlığının adı olarak geçti. Bu THKO ve THKP-C’nin ilk ortak eylemi olan Deniz’leri kurtarma eylemidir. THKO’lu Cihan ALPTEKİN, Ömer AYNA, THKP-C önderi Mahir ÇAYAN ve yoldaşları Deniz’leri kurtarmak için 27 Mart’ta Ordu-Ünye’de bulunan NATO’ya bağlı radar üssünü basarlar. Burada üç İngiliz teknisyeni rehin alarak Tokat-Niksar’a bağlı Kızıldere köyüne geçerler. Amaçları Deniz, Yusuf ve Hüseyin’i özgürleştirmektir.

Faşizmin askeri güçlerinin, gerillaların yerlerini tespit etmesi uzun sürmedi. Etrafları kuşatıldı… Teslim olun çağrılarına tek bir cevap verildi. “Teslim olmayacağız, savaşacağız!”

Kızıldere’de atılan kurşunlar devrime bağlılığın ifadesiydi. Siper yoldaşlığının ifadesiydi. Faşizmin askeri güçleri teslim alma adında bir katliam gerçekleştirdi. THKO’lu Cihan Alptekin, Ömer Ayna ve THKP-C’li Mahir Çayan, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Saffet Alp, Nihat Yılmaz, Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Hüdai Arıkan katledildi.

O günden bugüne mücadele kararlılıkla sürüyor. Devrim mücadelesi tarihinden aldığı güçle ilerliyor. Katliamlar ve saldırılar emekçilerin, Kürt halkının ve gençliğin devrim mücadelesini engelleyemiyor. Kitleler sokaklarda, dünya halkları devrime yürüyor. İşçi sınıfı, emekçiler ve öğrenci gençlik, sokaklarda birlikte özgürlük mücadelesini yükseltiyor.

Devrimci gençliğimiz devrimci değerlerimize sahip çıkmak, her şeyden önce bugün mücadeleyi daha ileriye götürmekle mümkündür. Devrimci durumun yaşandığı günümüz koşullarında, faşizme karşı mücadeleyi yükseltmenin araç ve yöntemlerini geliştirmeliyiz. Bizlere yönelik yapılan saldırılar kavga bayrağını ellerimizden, devrim ve sosyalizm şiarını dilimizden düşüremeyecektir.

Devrimi daha da ileri taşımak için yürütülen tüm devrimci savaşımlar yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Devrimci öğrenci gençlik, 30 Martları, 6 Mayısları, 31 Mayısları, hiçbir zaman unutmayacaktır, unutturmayacaktır!

Devrim Savaşçıları Ölümsüzdür!

Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz!

Yaşasın Devrim, Yaşasın Sosyalizm!

                                                                      

                                                   DEVRİMCİ ÖĞRENCİ BİRLİĞİ(DÖB)