Basına ve Kamuoyuna
Bugün 6 Kasım. 12 Eylül faşizminin, üniversitelerde devrimin sesini soluğunu kesmek için YÖK'ü kurduğu gün. Ama bugün, sadece bunu ifade etmiyor. Bugün aynı zamanda, öğrenci gençliğin faşizme karşı verdiği cesur kavgaların da günüdür. Sosyalizm bayrağının yükseldiği ve devrim sloganının, öğrenci gençliğin dilinde olduğu gündür. Yaşasın DEVRİM! Yaşasın KOMÜNİZM!
28 yıl önce kurulan YÖK, faşist devletin üniversitelerdeki kurumudur. YÖK varlık sebebi açıktır: Devrimin ve devrimci mücadelenin yok edilmesi, bitirilmesi... Fakat ne 12 Eylül faşist darbesi bu topraklarda devrim mücadelesini bitirebilmiştir, ne de YÖK, üniversitelerde devrimci mücadeleyi engelleyebilmiştir. Emekçi çocuklarına üniversite kapılarının kapatılma süreci, bizzat YÖK eliyle sürdürüldü. Üniversitelerde binlerce öğrenci soruşturmalara uğrayıp, okullarından uzaklaştırıldı. Öğrenci gençliğin üniversitelerdeki her türlü demokratik, devrimci etkinliği engellenmeye çalışıldı. Ama tüm bunlara rağmen YÖK ve faşist devletin koruduğu sistem büyük bir buhran yaşıyor ve dünya kapitalizmi önlenemez bir şekilde çürüyor, yıkılıyor.
Türkiye tekelci kapitalizmi de uzun bir süredir, krizle sarsılmaktadır. Emekçilere ve giderek toplumun büyük çoğunluğuna devamlı saldırarak; işçilerin, emekçilerin, yoksul köylülerin, küçük esnafın, işçi-emekçi ve öğrenci gençliğin yaşam alanlarını daraltmaktadır. Kendi yaşamını, ancak işçi ve emekçilerin yaşamını yok ederek sürdüren kapitalizm, daha fazla varlığını sürdüremiyor ve büyük bir çöküş yaşıyor. Bu çöküşü; sokaklarda aç ve yoksul gezen milyonlarca işsizden görebiliriz. Kepenk kapatan esnaftan, yoksulun yoksulu emekçilerden görebiliriz. İşsizlik kıskacındaki gençlik ise bir başka yan.
Tüm bu yıkım ve çöküşe karşı sokaklarda devrim mücadelesi yükseliyor.
Son dönemde üniversitelerde artan faşist saldırılar bunun kanıtıdır. Her devrimci sürece ilk katılan kesim olan öğrenci gençlik, böylesi dönemde saldırılara uğrayarak sindirilmeye, baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Ama tüm bu saldırılar boşuna! Öğrenci gençliğin devrimci mücadelesi engellenemez. Ve devrimci öğrenci gençlik tüm bu faşist saldırılara, kitlesel devrimci şiddet uygulayarak cevap vermelidir. Faşizme ve faşist saldırılara karşı verilecek mücadelenin yolu budur.
Bizler Denizlerin yoldaşlarıyız. Denizlerin davası, davamızdır. Devrimci Öğrenci Birliği, işçi sınıfının iktidar kavgasının yanındadır. DÖB, işçi sınıfı, ezilen halklar ve devrimci tutsaklar özgürleşmeden, öğrenci gençliğin özgür olamayacağını düşünüyor. Denizlerin yoldaşları, bugün devrimi temsil ediyor. Öğrenci gençliği işçi sınıfının, yoksul Kürt halkının yanında iktidar kavgasına çağırıyor.
Sokaklarda yükselen bu sese kulak verin!
İşçi sınıfının iktidar kavgasının sesidir o!
Ezilen ve sömürülen Kürt halkının sesidir.!
Geleceği yok edilen gençliğin, geleceği kendi ellerine almak için verdiği kavganın sesidir!
Devrimci tutsakların her türlü baskıya karşı mücadelesinin ve devrime bağlılıklarının sesidir o!
Bu ses Afrika'daki aç çocuğun çığlıklarını duyuyor ve çığlığı oluyor!
Bu ses Filistin'in taş generallerine, militanlarına soluk oluyor ve onlarla büyüyor.
Bu sese kulak verin! Bu ses DEVRİMİN sesidir.
Devrimci Öğrenci Birliği, öğrenci gençliğe Denizlerin, Che'nin yolunu gösteriyor. DEVRİMİ!
BÜTÜN İKTİDAR EMEĞİN OLACAK!
ULUSLARA KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKI!
ZİNDANLAR YIKILSIN TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
DENİZLERİN YOLUNDA DÖB SAFLARINA!
DÖB(DEVRİMCİ ÖĞRENCİ BİRLİĞİ)
06.11.2009




