Sınıf Mücadelesi, yeni koşullarda sürüyor. Bu yeni koşullar, emekçi sınıfın, kitlelerin, Kürt halkının tekelci burjuvazi üzerinde açıktan baskı uyguladığı, baskın bir konumda olduğu, egemenlerin eskisi gibi at koşturamadığı, ezilen ve sömürülenlerin devrimci hareketinin süreci ve geleceğini belirleyecek bir konuma geldiği bir dönemi karakterize eder.
Onlar, yüksek perdeden tehditler savururken, “ezeceğiz, mahvedeceğiz” derken, bununla gerçekten karşılarında nasıl bir güç olduğunu kabul etmiş oluyorlar. Şimdiye dek her ne yaptılarsa, karşılarındaki gücü yok edemediler. Tersine, bu güç sürekli büyüyor, etkisini ve ağırlığını her geçen gün biraz daha artırıyor. Aslında kapitalist sınıf ve onun sınıf iktidarı, karşısındaki gücü artık alt edemeyeceğini çeşitli yollarla ortaya koyuyor.
Egemenler uzun bir dönemdir yenemediği bu güçlerin mücadelesi, baskısı ve tehdidi altında adım atmak zorunda kalıyorlar.
Bu durum burjuva sistemin politik krizini derinleştiren güçlü bir etkendir.
Kitlelerin büyük bir kesimi, toplumun efendilerinden hesap soracak bir noktaya gelmiştir ve her geçen gün artan sayılarla sokağa inerek, pratikte bu hesaplaşmanın nasıl yapıldığını gösteriyor. Eskiden susanlar, boyun eğenler, bugün sömürücülerin burnunun dibine dikiliyor. Tavrıyla, yaptıklarıyla, bir dönemin artık geride kaldığını, eski günlerin bir daha geri gelmeyeceğini, kesin bir biçimde ifade ediyor. Olayların önlenemez ilerlemesi büyük bir hesaplaşmaya ve zafere doğrudur.
Tekelci burjuvazi, işçi sınıfı hareketini halk hareketini, tarihi kesintiye uğratmak için başvurduğu faşist darbeler ve ağır faşist devlet terörüyle istediği sonucu alamamıştır. Emekçi hareketi, Kürt halk hareketi, devrimci hareketi, tüm bu koşullara karşın, hareketin sürekliliğini sağlamıştır. Mücadele ve tarih yeni koşullarda sürüyor: Çatışmalar, isyanlar, ayaklanmalarla.
Dün bu işi bitirdik diyenler, bugün Türkiye ve Kürdistan’da milyonlardan oluşan bir devrimci hareketle karşı karşıya.
Birleşik devrim, kapitalist sınıf egemenliğini yıkacak ve iktidarı halk kitlelerinin eline verecek bir düzey ve güce ulaşmıştır.
Kapitalist sınıf, durmadan büyüyen devrim dalgasını bastırmak için emperyalist ülkelerin desteğine güvenilemeyeceğini görüyor. Çünkü ekonomik kriz bu ülkeleri hallaç pamuğuna çevirmiştir. Büyük ve yıkıcı ekonomik kriz buralarda devrimci sonuçlar yarattı. Kitleler kapitalizmin asıl kalelerini gelişen eylem dalgalarıyla sarsıyor. Kapitalizmin güvenilir sanılan kaleleri şimdi sıçramalı bir çöküş içinde.
Dünyada nesnel koşulların devrimcileşmesi, bu topraklardaki devrim mücadelesini güçlendiren bir gelişmedir.
Devrimci mücadele, işçi sınıfının, açık devrimci sınıf mücadelesiyle gelişiyor, büyüyor, ilerliyor.
Yirmi yıldan fazla bir zamandır, işçilerin bir bölümü mutlaka sokakta, eylemde olmuştur. İşçilerin, emekçi kitlelerin yıllarca eylem içinde olması, sınıf savaşımının geleceği açısından çok önemlidir. Eylemlerle dönüşüme uğrayan, devrimci politik bilinçle donanan emekçiler, savaşımın yeni aşamasına ileri nitelikleriyle giriyorlar.
Burjuvazi artık daha bilinçli, daha kararlı ve daha savaşçı işçilerle karşı karşıya.
Devrim, somut biçimler almıştır. Devrim, güncel sınıf mücadelesi biçiminde; sınıf mücadelesinin en ileri, en yüksek ve en şiddetli biçimi olan iç savaş halinde yürüyor. Devrimci yığınsal savaşım, devrimci sokak gösterileri, çeşitli düzeylerde ayaklanmalarla ve çok sayıdaki olayla somut olarak gelişiyor.
Devrimci durumun olduğu, devrimin somut biçimler aldığı, emekçilerin, işçilerin, Kürt halkının açık bir mücadele içinde olduğu bir yerde, tekelci kapitalistler gerçek anlamda egemen değildir.
Daha baskıcıdır, daha saldırgandır, daha katliamcıdır; fakat bu onun egemen oluşunu değil, egemen olmadığını, gücünü, değil güçsüzlüğünü gösterir.
Tekelci sermaye ve onun politik egemenlik sistemi, emekçi ve ezilen kitlelerin devrimci mücadelesi karşısında zayıf düşmüştür. Bu denli zayıf düşmüşken, yığınlar üzerinde eski etkisini koruyamaz.
Kapitalist sınıfın bu durumu, ezilen ve sömürülen yığınların devrimi başarıya ulaştırmaları için çok uygun bir zemin yaratmıştır.
Burjuvazi işçi ve halk hareketinin bir çığ gibi büyüdüğünü, devrimci kitlelerin mücadeleyi burada bırakmayıp, sonuna dek götüreceklerini görüyor ve bunun önünü kesmenin yollarını arıyor.
Tarihsel inisiyatifi elinden kaçırmış olan burjuva sınıf, toplumu yeniden yönetir duruma gelmek için arayıp bulduğu yöntemlerden biri; kitlelerle yeni bir “sosyal sözleşme” yapmak, bu temelde yeni bir anayasa hazırlamak ve emekçileri daha fazla parlamentoya çekmektir.
İşçi sınıfının, emekçilerin, Kürt halkının gücü öyle bir noktaya geldi ki, burjuvazi bu gücü parlamentoya çekmeden, onunla anlaşmadan, toplumu yönetemeyeceğinin çok iyi farkında. İşçilerin, emekçi kitlelerin kapitalist egemenliği devirecek kadar ciddi bir gün olduğu her dönem, bu yönteme başvurmuştur.
Ama bizde ne nesnel koşullar, devrimci durum buna izin veriyor ne de atak içindeki devrim mücadelesi. Devrimci emekçiler, devrim mücadelesini yarı yolda bırakmayacak, onu sonuna dek götürecektir. Türkiye ve Kürdistan işçi sınıfı tarihi görevine, devrime sırt çevirmeyecektir.
Devrimci işçi sınıfı hareketinin, tarihi devrimci görevini yerine getirmek için dayanacağı olanaklar, düne göre çok daha artmıştır. Burada gerekli olan politik perspektif, politik cesaret ve politik girişkenliktir. Bu kez başarıya ulaşmalıyız. Devrim için uygun olan ögeler bir araya gelmişken, bu kez kesin sonuca ulaşmalıyız.
Tam da devrimin gerçek koşullarını, devrime dönüştürmek gerektiği bir sırada, tam da ortam devrimci olanaklardan devrim için en iyi biçimde yararlanmak gerektiği bir sırada, oportünist sosyalistler, geriye çark ediyorlar. Tam da yıllarca devrim üzerine söylenen lafları yaşama geçirmek gerektiği bir sırada, işte tam da bu en kritik anda hiçbir ciddi girişimde bulunmayarak lafta devrimci, pratikte ise tam birer oportünist olduklarını kanıtlamış oluyorlar.
Sorun şurada: Kitleler gücünü ve olanaklarını nasıl kullanacak. İşçiler için emekçiler için, devrimci potansiyeli kullanmanın yolu, gerçek devrimci proleter partide örgütlenmektir. İşçi sınıfı ancak devrimci partisiyle sürece müdahale edebilir, dünyayı dönüştürme görevini yerine getirebilir. Yalnızca devrimci komünist parti ortaya çıkan olanakları, devrimi hızlandırmak için kullanabilir.
Yalnızca devrimci bir parti, dönemin gerektirdiği devrimci görevleri yerine getirecek yeteneğe, yürekliliğe, tutku ve ateşliliğe sahiptir.
Yalnızca böyle bir parti, işe gereği gibi, yani tüm ciddiyetiyle girişebilir. Devrimci sınıfı partisi olmanın, devrimi başaracak öncü güç olmanın gereğini yerine getirebilir.






