Bir ayaklanmada etkin olmak için her şeyden önce kesin, açık, devrimci bir programa sahip olmak gerekiyor. Ne için savaştığını bilmek, kitlelerin eylemde inisiyatifli olmasını sağlar. Hedeflerde netlik ve kavrayış halk yığınlarının büyük bir güvenle ileri atılmalarını getirir.
Bu adım çok önemlidir fakat başarıya ulaşmak için tek başına yeterli değildir. Başarıya ulaşmak için pratikte, eylemde, mücadelede yetkinleşmek, sınıf savaşımının çok yönlü deneyimini edinmek gerekiyor.
İşçi sınıfına kurtuluş hedefini gösteren devrimci program, devrimci komünist parti tarafından ortaya çıkartılmıştır. Devrimci programı uygulamaya geçmek için verilen enerjik mücadele uzun bir dönemi kapsar. Programın, ilkelerin,taktiğin pratiğe geçirilmesi sürecinde zengin bir birikim elde edilmiştir. Verilen mücadelelerin sonucunda sınıf partisi yetkin ve nitelikli bir düzey yakalamıştır.
Devrimci politik görüşleri yaşama geçirme alanında, yani kitlelerle ilişki alınında durum nedir? Yığınlarla ilişkiler alanında, partinin görüşlerini yığınlara benimsetme, onları sınıf partisine kazanma ve emekçilerin içinde kalıcı bir etki yaratmak için belli bir mesafenin alındığı açıktır. Fakat bu sahada yapılanların devrimi zafere götürmek bakımından yeterli olduğu söylenemez.
Devrimci sınıf partisinin önündeki en önemli sorun ve görev kitlelerle, işçilerle sıkı bağların kurulması, kurulan ilişkilerin güçlendirilmesi ve genişletilmesidir. Sonucu kararlaştırıcı hareket kitlelerden, özellikle de devrimci kitlelerden gelecektir. O halde işçi sınıfının, halk kitlelerinin en ileri, en kararlı, en tutarlı kesimiyle canlı ve etkin bağlar kurulması için bilinçli bir çaba içine girilmelidir.
Proletaryanın gerçek devrimci partisi açısından, emekçi kitlelerle sıcak ve sıkı bağ kurmak, onları etkilemek ve yanına çekmek, gelecek ayaklanmada üstünlüğü ele geçirmek demektir.
İşçi kitlelerle, emekçilerle güçlü ve köklü ilişki geliştiremeyen komünist öncü, hedefine ulaşamaz. Bu aynı zamanda, devrim mücadelesinin amacına varamaması demektir. Sorun ve görev işte bu denli yaşamsaldır.
Kazanmamız gereken kitlelerin durumu ne? Sosyalizmden etkilenmiş insanların önemli bir bölümü uzlaşmacı sosyalist hareketlerin etkisinde. Bunlar,içinde yer aldıkları politik yapıların görüşlerinin gerçek içeriğine bakmıyorlar. Son derece kaba ve yüzeysel bir bakışla, onları sosyalist, komünist olarak görüyorlar.
Bu durumdan hareketle, bu işçilerin sosyalizmi nasıl kavradıklarını anlayabiliriz. Emekçiler sosyalizmi, bağımsızca kavrama yerine, küçük burjuva sosyalist hareketlerin, sosyalizmi özel yorumlanmış haliyle kavrıyorlar. Sosyalizmin küçük burjuva kavrayışı,işçi ve emekçileri bilimsel sosyalizmden uzak tutuyor. Emekçileri sosyalizmin çarpıtılmış kavranışının etkisinden kurtarmak kolay olmuyor. İşçilerin buradan marksist sosyalizme varmaları için çok uzun bir mesafe almaları gerekiyor. Bu noktaya gelene dek emekçi kitleler bu grupların etkisinde kalıyor.
Aynı emekçiler sonra bize dönüp: “Hepimiz de sosyalist değil miyiz?” diye soruyorlar.
Onların şunu anlamaları gerekiyor: İşçi sınıfı içinde olan politik hareketler, kendilerine verdikleri adla, sosyalist olarak nitelendirilemezler. Bu gruplar kendilerine öyle söylüyorlar diye, gerçekten de sosyalist yani proleter ve bilimsel sosyalist oldukları ileri sürülemez.
Uzlaşmacı gruplarla aramızda işçi sınıfının temel sorunlarının çözümünde, ilkelerde büyük fark var;onlarla aramızda büyük bir uçurum var. Emekçi kitleler ne zaman ki, onlarla aramızda büyük bir uçurum olduğunun bilincine varırlarsa işte o zaman, oportünist ve reformist hareketler emekçilerin üzerindeki etkisini yitirir ve işte o zaman devrimci mücadele başarıya ulaşır.
Devrimci komünistlerin bugüne kadarki zengin deneyimleri göstermiştir ki, yığınları etkilemenin, uzlaşmacıların etki alanından çıkarmanın, devrimci marksizmi kavramalarını sağlamının yolu yalnızca kitap, broşür basmak, bildiri yayınlamak ve onlara götürmek değildir. İşçi ve emekçilerle kalıcı ve derinlikli ilişkiler kurulmalıdır.
İşçi sınıfının devrimci partisinin, grev, sokak gösterileri ve diğer yığınsal eylemlerde bulunması en önde olması, sık sık eylemlerde basın açıklaması vb. yapması da yeterli değildir;yığınları gerçek devrimci harekete kazanmak için bunların her biri etkileme ve bağ kurma aracıdır. Ancak daha fazlasını yapmak gerekiyor. Emekçi kitlelerle doğrudan ilişki kurulmalı, geniş toplantılar düzenlenmeli, işçi sınıfının,emekçilerin, halkların karşı karşıya olduğu sorunlar üzerine net bir biçimde açıklama yapılmalı. Kısacası etkin ve sonuç alıcı bir ilişki düzeyi ortaya konmalı.
İşçi sınıfının önündeki sorunlara ve görevlere sığ yaklaşanlar, içi boş ama süslü sloganlarla kitleleri yanların çekmeye çalışanlar, bunu geçici olarak yapabilirler, ama uzun sürede yaratılan etki dağılıp gider. Devrimci işçiler o dönemi geride bıraktı. Tüm mücadele boyunca olgunlaşan proleter kitleler, sloganlara, politikaya, taktiğe ve kendilerinin sosyal pratiğine daha bilinçlice yaklaşıyorlar.
Boş laflara değil, yapılan çalışmaya, verilen pratik mücadeleye, üstlenilen sorumluluklara bakıyorlar.
Emekçi ve sömürülenler, bir taraftan eylemden eyleme giderken, aynı zamanda dönüp attığı adımları değerlendirmek, yeniden ele almak ister. Bu amaçla zaman zaman çeşitli toplantılar yapma gereksinmesi duyar. Yürünen yolu, yapılan işi verilen mücadeleyi ele almak, zayıflıklarını, eksikliklerini görmek ileriye gitmenin, başarmanın bir koşuludur.
Karşı karşıya kalınan sorunlar üzerine konuşmak ya da enternasyonal alanda yapılması gereken mücadele görevleri hakkında görüş ortaya koymak, tartışma, emekçileri bu sorunlarda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek devrimci sınıf savaşımının önemli bir görevidir.
Bu toplantılara geniş kitleler çekilebilir. Çünkü gerçek devrimci düşünce ve politikaları duymak isteyen kalabalık bir kitle her tarafta var. Büyük kitlelere seslenme olanakları son derece bilinçli bir şekilde ele alınmalıdır.
Sıradan işçilerin, halktan insanların bilinci ne denli yetersiz olursa olsun, kendilerine gerçek anlatılınca, bunları kavrayabilirler. Kendilerine kurtuluş yolunu gösteren devrimci görüşleri benimseyenler onlardır. Yüksek bir sorumluluk anlayışıyla verilen devrimci görevleri üstlenenler ve sınıf savaşımını bugünkü ileri noktaya getirenler, bu insanlardan başkası değildir. Gerçekleri görerek, gerçek devrimci güçlere senelerce destek verenler halk kitleleridir. Güç, zaman ve enerji geniş yığınların kazanılması için harcanmalıdır.
Büyük bir coşkunlukla mücadeleye katılanların sayısı dalga dalga büyüyor. Yeni katılanlarla devrimci dalga kabarıyor ve genişliyor. Leninist Parti, proletaryanın öncü, devrimci sınıf partisi olarak, yükselmeye devam eden devrimci kitle dalgasını etkilemeyi ve yönlendirmeyi öğrenmelidir. Yararlanacağı zengin kaynaklar elinin altındadır. Gerek dünya proletaryasının engin deneyimlerinin bilgisini içeren kaynaklar, gerekse buranın sınıf mücadelesinin deneyimlerinin bilgisi, öğrenmemiz ve yararlanmamız gereken büyük olanaklar sunuyor.
C.DAĞLI






