Salı, Kas 21st

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

“Çalışanı En Mutlu”(!) Otel Sendikalı İşçileri İşten Attı

İstanbul Beşiktaş'ta bulunan Shangri-La Otel'de Dev Turizm İş Sendikası'na üye 12 işçi Nisan ayı başında işten atıldı. Tanıtımında "En iyi otel çalışanı mutlu oteldir", "Otel, kristal avizeleri, altın musluklarıyla değil, mutlu çalışanlarıyla en iyi otel olabilir" denilen Shangri-La Otel'de işçiler gittikçe ağırlaşan sömürü koşullarının değişmesi için sendikalı olduklarında işten atıldılar. İşçilerle çalışma şartarı ve işten atılma nedenleri üzerine görüştük.

Mücadele Birliği: Nisan ayı başında Shangri La Otel'de işten atıldınız.Çalışma şartlarınız nasıldı?

Çağdaş Dikici: Şubat 2013 tarihinde girdim ve 7 Nisan'a kadar çalıştım. Otel inşaat halindeyken çalışmaya başladım. Açılışını yaptık ve bir süre başarıyla da devam etti. Belboy olarak göreve başladım. Sonra resepsiyonist oldum. Çalıştığım süreye ilişkin başarı belgelerim var. Resepsiyonist olarak çalışırken aynı zamanda diğer arkadaşların izin günlerinde danışma masasında görev yapmaya başladım. Nöbetçi müdüre ihtiyaç olduğunda bu görevi yaptım. Ancak son iki yıldır haksızlıklara uğramaya başladım. Danışma masasında görev almak istiyorum, fakat sürekli erteleniyor. Maaşlar konusunda da sıkıntı yaşıyorduk. Zaman geçtikçe lüks bir otelde çalışmamıza rağmen neredeyse sıradan otellerde ödenen ücretlerle aynı olmaya başladı. Sürekli enflasyonun altında zam yapıldı. Geceliği 350-1000 Euoro arasında olan bir otelde bizim ücretlerimiz ödenirken sürekli haksızlığa uğruyoruz. Mesela beni gece çalıştırdılar ama gece

farkını vermediler. Biz buna itiraz edince kitabına uydurmak için beni ve bir arkadaşı 15 gün gece 15 gündüz çalıştırmaya başladılar. Fakat işler çok yoğun olduğundan bu şekilde çalışmak bizim için çok yıpratıcı olmaya başladı.

Mücadele Birliği: Ne zamandır sorun yaşamaya başladınız?

Çağdaş Dikici: Başlarda gerçekten iyi koşullarda çalışıyorduk. Türkiye'deki terör saldırılarından turizm sektörünü ve Sangri-La Otel'i etkiledi. Bu dönem 30 kişiyi birden çıkardılar ve işin bütün yükü bize kaldı.

Mücadele Birliği: Otelin açlışı sırasındaki tanıtımlarında her odaya yaklaşık iki personel deniyor...

Çağdaş Dikici: Yaklaşık öyle bir durum vardı gerçekten. Açılışta personel sayısı biraz yüksek tutulur. Resepsiyonda 9, misafir ilişkilerinde 7 kişiydi. Yani 16 kişi giriş ve çıkış işlemlerini birlikte yürütüyorduk. Son olarak 5 kişi çalışmaya başladık. Otel idarecilerinin yönetim stratejisinde sorun vardı. Çalışmamız daha iyi bir şekilde organize edilebilirdi. Ama bunu sağlayamadılar.

Mücadele Birliği: “En iyi otel çalışanı mutlu oteldir” deniyor tanıtımında. Ama sizin durumunuza bakınca iki durum arasında uçurum var.

Çağdaş Dikici: İki sene öncesine kadar da pek fazla sorun yaşamıyorduk. İş yükümüz çok fazla oldu. Ücretlerde de gerekli iyileştirme yok. Dinlenemeden işe başlıyoruz. Bu durumda nasıl mutlu olabilirim ki... Ve tabii bu durumda nasıl iyi hizmet verebilirim? Bu yorgunluğu mutsuzluğu müşteriye yansıtmamak durumundayız bir de. Dışı sizi yakar içi bizi yakar bir durum var anlayacağınız...

Mücadele Birliği: Nasıl sorunlar yaşıyordunuz resepsiyonda?

Çağdaş Dikici: Örneğin kasa sorumluluğumuz var. Kasa tazminatımız verilmiyordu.Odalardaki

minibarlarda eksik çıktığında, ya da kasada eksik olduğunda bizden kesiliyordu. Minibarda

eksik çıktığında ücretimizden kesilen alış fiyatı değil satış fiyatı oluyor. Bunu da yaptıran departman müdürüydü. Belki üst yönetimin bilgisi yok, zaten o da işten çıkarıldı, ama nedenini bilmiyoruz.

Mücadele Birliği: Sendikalaşma süreci nasıl başladı?

Çağdaş Dikici: Sorunlarımız konusunda çözüm üzerine aramızda konuşurken, sendikalı olma düşüncesi çıktı. Eren arkadaşımız ve ben birbirimizden habersiz sendika üyesi olmuşusuz. Sonra bir de idari müdürümüz vardı. İlk onunla konuştuk onun üzerinden ilerlemeye başladı. Resepsiyonla başladık ve devam ettik. Özellikle son iki haftada sayımızı giderek artıyordu. Fakat duyuldu ve işten çıkarıldık.

Mücadele Birliği: İşten çıkarılmanız nasıl oldu? Gerekçe olarak ne söylendi?

Çağdaş Dikici: İnsan Kaynakları, Eğitim Müdürü ve Genel Müdür Vekili "ekonomik nedenlerle daralmaya

gittikleri" gerekçesiyle işten çıkarıldığımızı söylediler. İlk olarak 5 kişi, Pazartesi günü bir kadın arkadaşımızı çıkarıldı. Sonra çıkarılanlarla birlikte 12 kişi işten çıkarılmış oldu. Yani otelde sendikalı olan personel işten atıldı.

Mücadele Birliği: Otel yönetimiyle bir görüşme oldu mu şu ana kadar?

Çağdaş Dikici: Şahsen biz görüşme yapmadık. Açıkçası olumlu bir dönüş olacağını da sanmıyoruz. Sendika yürütecek bu süreci.

Eren Hatpolat: Shangri-La Otel'de üçbuçuk yıl emek verdikten sonra kapıya konulan işçi

arkadaşlardan biriyim. Bellboy olarak görev yapıyordum. Şubat ayı itibariyle sendikal çalışmaya başladık. Haklarımızı öğrenmeye de başladık. Mesai haklarımızın ne olduğunu, nasıl almamız gerektiğini bilmiyorduk. Onların yaptığı hesabı kabul ediyorduk. Örneğin ücret olarak ödemiyorlardı. Bir saat mesai yapmışsak buna karşılık bir saat dinlenme veriliyordu, kabul ediyorduk. Çok yoğun iş zamanlarında yemek yemeğe bile vaktimiz olmuyordu. İdarecilerimize

söylediğmizde "Bana ne yeseydiniz" gibi bir de üstüne laf yiyorduk. Gündüz 15.00'de başlayıp, organizasyon olduğunda onun için de çalışıp sabah 05.00'te işten çıktığımız zamanlar oluyordu.

Mücadele Birliği: Peki böyle sabaha karşı çıktığınızda nasıl dönüyorsunuz?

Eren Hatpolat: Aslında taksiyle gitmemiz ve ücretinin otel tarafından ödenmesi gerekiyor. "Senin araban var sen gidersin" deniyordu ve bunun için de bir ödeme yapılmıyordu.

Mücadele Birliği: Bu kadar uzun çalışma saatleri, yaşadığınız sorunlar eve yansımyor mu peki?

Eren Hatpolat: Olmaz mı? Elbette ki yansıyor. Benim eşim hamile... Ve ben çok uzun saatler çalışmak zorunda kalıyordum. Gece bir sağlık sorunu yaşasa ne yapabilir? Eşim için de benim için de ciddi bir sorun. Ben çok stres altındaydım bu nedenle.

Mücadele Birliği: Şimdi de maddi konudaki sıkıntının stresi mi başlayacak?

Eren Hatpolat: Biraz öyle olacak gibi... Gerçi başka bir sektörde de olsa bir şekilde çalışmak durumundayım. Çocuğumuzun onun sağlığı için gerekli şartları hazırlamak zorundayız.

Mücadele Birliği: Peki sendikalı olma sürecine nasıl girdiniz?

Eren Hatpolat: Yaşadığmız sorunlara çözüm aramaya başlayınca, haklarımızı da öğrenmeye başladık. Sendikayla irtibata geçince örgütlenme çalışmasına da hız verdik. Kısa zamanda 200 kişinin çalıştığı otelde 40'dan fazla arkadaşımız üye oldu. Fakat duyulunca işten

atıldık.

Mücadele Birliği: Haklarımızı öğrenmeye nasıl başladınız? Sendikayla görüşmeye başlayınca mı Eren Hatpolat: Aramızda konuşmaya başlayınca, bazı okuduğmuz haberlerde vs. anlamaya başladık ki, birşeyler yapabiliriz ve sendikalı olma düşüncesi ortaya çıktı.

Mücadele Birliği: Bundan sonraki süreç nasıl devam edecek?

Eren Hatpolat: Bundan sonraki süreç nasıl gider... Muhemelen çevre otellerde iş bulamayacağız.. Ama sürece bakacağız biraz.. Ve tabi işe iade davalarımızı açacağız.

Gökhan Erdem: Housekeeping olarak görev yapıyordum. Üçbuçuk yıldır çalışıyordum.

Mücadele Birliği: İşten atılanlar sizin gibi uzun süredir çalışanlr mı?

Gökhan Erdem: Evet, üç yılın altında çalışan arkadaşımız yok bildiğim kadarıyla işten atılanar içinde.

Mücadele Birliği: Yani Shangri-La Oteli emekleriyle var edenler işten çıkarılmış durumda mı şimdi?

Gökhan Erdem: Ne yazık ki öyle... Bir çok arkadaşımız daha inşaat halindeyken başlamış olanlar. Son zamanlarda tüm departmanlarda iş yükü çok fazla olmaya başladığı için yasal haklarımızı öğrenmeye ve almak için çalışmaya başladık. Bu arada sendikalı olmak düşüncesinde birleştik ve sendikal çalışmaya başladık. Sendikalı olursak haklarımızı alabileceğimizi düşündük. Bize yakınlık gösteren arkadaşlarla ilerlemeye başladık. Fakat bu sebeple işten atıldık.

Mücadele Birliği: Nasıl bir yoğunluk var sizin departmanınızda?

Gökhan Erdem: Evet, bizler odaların temizliğini yapıyoruz. Standardı bir kişinin 12 odayı temizleyeceği yönündedir. Ve sözleşmemizde de yazılıdır bu. Fakat bu 15-16 odaya çıktı. Hatta son olarak arkadaşlarım 17 hatta 20 oda temizlenmesinin istendiğini söylediler.

Mücadele Birliği: Bu kadar çok odaya yetiştirmek mümkün mü peki?

Gökhan Erdem: Yani, tabi ki mümkün değil. Oda boşalıyor 15-20 dakika sonra odaya müşteri alındığını öğreniyorduk. Bu nedenle sorun da yaşıyorduk. Bu şartlarda çok hızlı bir toparlama temizlik yapıp çıkmak zorunda kalıyorduk.

Mücadele Birliği: Lüks otelde iş yükü nedeniyle görüneni toparlayıp odayı müşteriye vermek zorunda mı kalıyorsunuz?

Gökhan Erdem: İster istemez öyle oluyor. 15 dakikada bir odayı ne kadar temizleyebilirseniz... Giriş saatimiz belli ama çıkış saatimiz belli değil.

Mücadele Birliği: Peki mesainiz doldu ama üç oda boşaldı ne olacak?

Gökhan-Çağdaş: Odaları bitirmeden çıkılamıyor ne yazık ki. 2 ya da 3 oda her neyse bitirilip ancak öyle paydos edilebilir.

Mücadele Birliği: Peki size işten çıkışını nasıl bildirildi.

Gökhan Erdem: Benim mesaim bitmişti. Uyurken mesaj geldi. "Ekonomik nedenlerden dolayı daralmaya gittiğimiz için iş akdiniz feshedilmiştir" diye.

Mücadele Birliği: Yüzyüze görüşmeye bile tenezzül etmemişler yani.

Gökhan Erdem: Evet, benim de zoruma gitmedi değil. Gerçi otele geldiğim de idareciler sözlü olarak da ifade ettiler ama...

Mücadele Birliği: Normal şartlarda belli bir süre önce size bildirilmesi ve iş arama izinlerinin verilmesi gerekiyor.

Gökhan Erdem: Ne yazık ki, öyle.. Önceden bildirilmedi.

Mücadele Birliği: Peki bundan sonraki süreç için sizin düşünceniz nedir?

Gökhan Erdem: Sendikayla birlikte işe iade davamızı açacağız. Ve tabii ki, bir şekilde çalışmak da zorundayız. Ama işe dönüş için de gereken hukuki süreci takip edeceğiz.

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1