Salı, Kas 21st

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Castro İle Röportaj!

Küba Devrimi’nin yegane komutanı Fidel Castro’nun yeğeni,

Küba Komünist Partisi Genel Sekreteri ve Küba Devlet Başkanı Raul Castro’nun kızı...

Aslında bu bile ilgi çekmeye yeter bu yazıyı okumanız için öyle değil mi? Kafamızdaki kodlar bizi hep etiketlemeye zorlar zira. Çünkü kapitalizm etiketleri sever.

Oysa bu röportaj tüm bu kimliklerden sıyrılmış bir komünist olan Mariela Castro Espin ile yapıldı. Oldukça mütevazı bir insanın oldukça mütevazı ofisinde dizdize huzurla, samimiyetle ve güvenle...

Mariela’nın bir çok görevi var. Küba Komünist Partisi üyesi, milletvekili, parlemento üyesi, CENESEX’in direktörü ve bunlar sadece bir kısmı...

Bundan sonrası ise bizim sorularımız ve onun cevaplarına dair.

Mariela Castro Espin kimdir?

Ben Kübalı bir kadınım. Küba Komünist Partisi üyesi tüm yoldaşların da olduğu gibi birincil ve asli görevimiz olan sosyalizmin korunması ve güçlenmesi için çalışıyorum. Pratik olarak sosyalizm, ekonomik ve politik anlamda gerçekleşmiş olsa da sosyal olarak oturması zaman alıyor. Yeni insanı oluşturmak oldukça zor ve karmaşık. Marx, Engels ve Lenin’in öğretileriyle bunu da başaracağımıza inanıyorum.

Bizler devrimi yapan kişiler olamadık, devrimden sonra doğan insanlar olarak devrimin bize hali hazırda sunduğu fırsatlar içinde büyüdük. Devrimi yapan insanlardan olsaydım kolayca bunu beğenmedim, bu güzel değil diyebilirdim. Oysa o koşulları ve gerçekliği hiç yaşamadık bu yüzden mevcut görevimiz varolan olanaklardan yararlanarak bu devrimi büyütmek ve geliştirmek.

2012 yılından bu yana parlamento üyesiyim. Buraya FEU (La Federacion De Estudiantes Universitarios=Üniversiteli Öğrenciler Federasyonu) tarafından gönderildim. Bu; gençliğin beni dinlediği ve fikirlerimi onayladığı anlamına geliyor ki bu da bana daha fazla enerji veriyor. Uyaran ve uyarılan ilişkisi... Çünkü onların bana verdiği bu sorumluluk benim çok daha iyi çalışmamı gerektiriyor.

2000 yılından beri de CENESEX’de (El Centro Nacional De Educacion Sexual=Cinsel Eğitim Ulusal Merkezi) direktörlük yapıyorum fakat 1990 yılında burada çalışmaya başladım. Havana Üniversitesi’nde pedagoji eğitimi aldım ve çocukların cinsel eğitimleri üzerine çalışmalar yaptım. Bu alanda bir katkım olması beni çok mutlu ediyor. Öğrenciler bu konuda çok sağlıklı bir bilinç ile yetiştiler ve bu durumu çok güzel kavradılar. Bu yüzdendir ki bu ülkede bedenine zarar veren, bedeninden hoşnutsuz, farklılıkların bilincinden uzak, ensest yahut yabancı taciz- tecavüzünden mağdur, çocuk ‘anne-baba’ çocuklar yoktur. Nesillerimizi bilinçli yetiştirmemizi sağladı bu çalışmalar.

14 yaşından beri FMC (Federacion de Mujeres Cubanas=Kübalı Kadınlar Federasyonu) üyesiyim. Üye olduğumdan beri de annemin de desteği ile bu konulara çalışma istediğim doğdu. FMC’nin de uzun süredir planladığı ve oluşturmak istediği bir organizasyondu CENESEX. Sağlık Bakanlığı ile analiz edilen ve planlanan bu organizasyon bir çok kurumun da desteği ile 1972 yılında Halk Sağlığı Bakanlığı’na bağlı bir enstitü olarak kuruldu. 1988’de de CENESEX halini yani ulusal bir merkez halini aldı.

Bize CENESEX’i daha detaylı anlatır mısın? Tam olarak nedir? Nasıl Çalışır?

Bu merkez, disiplinler arası çalışma yapan bir kurumdur. Tıp, sosyoloji, ekonomi, psikoloji... Bu bağlamda tamamen özgürlükçü ve bağımsız bir yapısı da vardır ama bir o kadar da Küba Komünist Partisi gibi ilerici olmak zorundadır. Sosyalizmin özgürlükçü paradigmasını merkeze alır. Odaklandığımız nokta doğadır, doğallıktır. Yeni insanı oluşturmada temel olan doğanın gerçekliğidir ve devamında insan doğasının gerçekliği. Bunu kavramadan yeni insanı oluşturmamız zaten mümkün olamaz. Özgür ve yeni insanı oluşturduğumuzda özgür ve yeni toplumu da oluşturmuş olacağız. Özgür bireyden kasıt çocukları kapsamıyor sanmayın, çünkü biz bu eğitime çocuklardan başlıyoruz. Pipisi olanların olmayanlardan bir üstünlüğü olmadığını sadece farklı olduğunu anlatıyoruz. Kendi bedeninde pipisi olmadığı için eksiklik olduğunu, bu yüzden giyiminden oyuncaklarına kadar farklı kararlar almak zorunda olduklarını düşünmelerine izin vermeyiz. Pipisi olanlar şunlarla oynar olmayanlar bunlarla oynar yahut olan şu işleri yapar olmayanlar bu işleri yapar diye bir anlayışı yeryüzünden silmeye çalışıyoruz. Nihayetinde onlar çocuk , kapitalizmin pisliği tüm bu baskı ve kurallar yığınının etkisinden uzak büyüdüklerinde zaten sağlıklı bireyler olarak yaşayacaklardır. Hiçbir kadının yahut erkeğin yapamayacağı hiçbir iş yoktur. Hiçbir iş sadece kadınlar ya da sadece erkekler için değildir. Sanat, bilim, kültür, eğitim bunlar hep insanlık içindir. İnsanların cinsel tercihleri de bu alanda bir ayrımı belirlemez. Çünkü insanlığın cinsiyeti yoktur.

Küba Komünist Partisi’nde eşcinselliğin bir zamanlar hastalık olarak kabul edildiğini duyduk, bunu nasıl değiştirdiniz?

Evet bir zamanlar bunu böyle kabul eden yoldaşlarımız vardı. Hatta bir hastalıktan öte zihinsel engellilik olarak görüyorlardı. Eşcinsellerin beyinlerinde hasar olduğunu düşünüyorlardı. 1973-74 yıllarında yapılan bilimsel araştırmalar gösterdi ki bu ne bir hastalık ne de zihinsel engellilik. Bu doğa. Komünistlerin görevi her zaman bilimsel materyalizmi temele almalarıdır. Biz de de böyle oldu aynı yıllarda bununla ilgili hem partide hem de toplumda çalışmalar başlatıldı. Eğitimler verildi, araştırmalar yapıldı. Homofobiye ve transfobiye savaş açıldı desek daha doğru olur. Sosyalizme evet homofobiye hayır dedik! O zamana kadar cinsellikle ilgili dikta edilen her şey baskın olmaktan çıktı. 1990’dan beri de 17 Mayıs günü ülkemizde kutlamalar yapılır.

Bu durumda eşcinsellerin Küba’da yaşayış biçimleri nasıl? Sosyal ve politik eşitlik sağlanabildi mi?

Küba’da işçilere, emekçilere asla din, dil, ırk ayrımı yapılmadı. Yapılamaz da! Marksizm ve Leninizm bizim birincil rehberimizdir. Bu bağlamda insanların cinsel tercihleri de emeklerinde belirleyici rol oynayamaz. Cinsel tercihiniz sizin bir doktor, avukat yahut ekonomist olmanızı engelleyemez. Biz de bunun olmasına izin vermeyiz. Halkımızdan hiçbir bireyin kendi doğasında yaşadığı gerçeklikten kaynaklı tercihlerini onun emeğinin önüne koyamayız. Ne eğitiminde ne çalışmak istediği alanda ne maaşında hiçbir fark gözetmeyiz, diğer tüm bireylerle eşittir. Elbette ki doktor da olurlar. Elbette ki bilimde sanatta varlıklarını sürdürebilirler. CENESEX bunun için var. Bazen kişilerin kendi çekingenlikleri olabiliyor fakat CENESEX’de aldıkları eğitimlerle bunun da üzerine gitmeyi ve ortadan kaldırmayı başarıyoruz. Gün geçtikçe çok daha iyi olacağımızı biliyorum.

Cinsiyet değiştirme operasyonu için bireyler herhangi bir ücret ödemek zorunda mı?

Elbette ki hayır! Birey bedeniyle çelişkiye düştüğünde yani doğasını yaşayamadığında hastalanır. Bir kadın olarak erkek bedenine hapsedildiğinizi yahut bir erkek olarak kadın bedenine hapsedildiğinizi düşünün. Bu sizin sağlıklı bir birey olmanızı engeller. Sağlık söz konusu olduğunda her şey ama her şey Küba’da ücretsizdir. Sosyalist toplumlar toplumdaki tüm bireylerin sağlığını ücretsiz olarak garantilemek zorundadır. Daha önce de dediğim gibi CENESEX olarak bizim görevimiz sağlıklı bireylerin oluşumunu sağlamaktır. Disiplinler arası bir kurum olduğumuzu söylemiştim. Bu bağlamda sağlık bakanlığı, eğitim bakanlığı, kültür bakanlığı ve diğerleriyle ortak çalışırız. Biz Küba olarak bireyi sorunlarıyla asla başbaşa bırakmayız.

Mariela ile röportaj yapmak yoldaşla sohbet etmekten farksızdı. Bir Leninist’in dünyanın her yerinde her dilinde aynı sıcaklıkta olduğunu bir kez daha gösterdi bize. Burada bir kısmını yazdığımız oldukça uzun olan bu röportaj Önsöz Dergisi’nin gelecek sayısında tam olarak yayınlanacaktır. Mariela ile LGBT’den Marksist Kadın Akademisi’ne, Küba’ya uygulanan blokajdan Türkiye’deki OHAL’e kadar bir çok konuda konuştuk.

Önsöz’ün sayfalarında görüşmek üzere...

Mücadele Birliği- Havana KÜBA

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1