Pazartesi, Ara 11th

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

DÜNYA BİZİMLE SALLARSAK YIKILACAKLAR

Belli ki, dinci-faşist iktidar bütün umudunu emekçi sınıfların ve ezilen halkların “oldu-bitti”yi kabul etmelerine bağlamış.

“Atı Alan Üsküdar’ı Geçti” ve “Geçti Bor’un Pazarı Sür Eşeğini Niğde’ye” deyimlerine sığınmaları bundan.

Referandum hilesizdir diyemiyorlar. Her şey usulüne uygun yapıldı ve ortaya çıkan şey toplumun gerçek iradesidir gibi bir iddiada bulunamıyorlar. Ya ne diyorlar? “Bu iş bitmiştir”. İşte bütün söyledikleri bundan ibaret.

Ama “bu iş bitmiştir” diyebilmesi için insanın dar kafalı olması lazım. Zaten dinci dediğin de çocukluğundan itibaren rahle önünde kafa sallaya sallaya bi hal olmuş darkafalıdan başka nedir ki?

 

Dar kafalı, dünyada ve ayak bastığı topraklarda toplumsal desteğinin olmamasını önemsemez. Sanır ki silahın ve paranın gücüne dayanarak bütün bir toplumu ömrübillah zapt-u rapt altına alabilir. Onun için toplumun en fazla %30’unun desteğini %50’lerde göstererek, gerçekleri tersyüz ederek iktidarda kalabileceğini düşünür.

Doğrudur, zincirin ana halkası, onu elinde tuttuğunda kişiye tüm zincire sahip olma imkanı veren halka, iktidardır. Ama iktidarı elde tutabilmenin de koşulu var. Bu, nüfusun çoğunluğunun desteğini arkasına almaktır.

Dinci-faşist iktidar, toplumun desteğini almak için tehdit, terör, rüşvet, paranın gücü, gibi akla gelebilecek ne varsa, hepsini kullandı. Sonuç sıfırdı. Nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan emekçi sınıfların ve ezilen halkların desteğini alamadı. Tek yol kalmıştı: Hile/hurdayla sandıktan üstün çıkmak ve sonrasında oldu-bittiyi kabul ettirmek. YSK başta olmak üzere her şey ayarlandı ve sonuç ilan edildi.

Ama bu onları kurtarmaya yetmiyor. Şimdi rakamlarla da biliniyor ki, toplumun ezici çoğunluğu dinci faşist iktidarın karşısında. Destekleri zayıf, yönetemiyorlar; kitleler de onları istemiyor.

Dahası, başta Avrupa halkları olmak üzere dünya halkları da dinci faşist iktidarın karşısında Türkiye ve Kürdistan halklarıyla dayanışma içinde. Bu destek ve dayanışma o kadar güçlü ki, Avrupa’nın emperyalist hükümetleri korkudan, dinci-faşist iktidarı ve onun başındaki adamı açıktan destekleme cesaretini gösteremiyorlar.

Avrupa halkları bizden, devrimden yana; hükümetleri dinci faşizmden yana. AGİT ve benzeri kurumlar hile/hurdası ayyuka çıkmış referandumun “usulüne uygun” yapılıp yapılmadığını ancak iki ay sonra açıklayabilecekmiş. Zaman kazandırmaya ve unutturmaya; ayağa kalkmış emekçi sınıfların, ezilen halkların öfkesinin dindirmeye çalışıyorlar.

CHP, Avrupalı emperyalistlerle aynı şeyi yapmaya çalışıyor. Dinci-faşist iktidar en büyük ama en sinsi desteği CHP’den alıyor. Kılıçdaroğlu, emekçi sınıfların, demokrat güçlerin eylemlerin zamana yayarak, beklentiye sokarak söndürmeye; dinci-faşist iktidara zaman kazandırmaya çalışıyor. Zaman kazanmak, dinci-faşist iktidarın en çok ihtiyaç duyduğu şeydir.

Ama dünya halkları, Avrupa halkları başta olmak üzere, kendi hükümetlerinin aksine dinci-faşist iktidarın yıkılmasını istiyorlar. Onlar bizim yanımızda, birleşik devrimimizin yanında. Ortadoğu halkları birleşik devrimimizin yanında, dinci-faşist iktidarın yıkılmasını istiyorlar. Türkiye ve Kürdistan emekçi sınıfları, yoksul halkları dinci-faşist iktidarı yıkmak için hareket halindeler.

Bu kadar büyük bir gücü karşısına almış bir burjuva iktidar ayakta kalamaz. Toplumsal desteği bu kadar zayıflamış bir faşist iktidar varlığını sürdüremez.

Zayıflar, güçsüzler, yıkılınca başlarına geleceklerden korkuyorlar. O kadar zayıflar ki, kitle eylemlerine müdahale edemiyorlar. Ederlerse kıvılcımın her tarafı tutuşturmasından, yangının yayılmasından korkuyorlar.

Düşman zafer kazandığını sandığı bir zamanda en zayıf anını yaşıyor. Bu yüzden sallarsak yıkılacaklar. Sallayabiliriz, yıkabiliriz. Yalnız değiliz, dünya halkları bizimle.

YSK gibi piyonlarla uğraşmanın anlamı ve yararı yok. Dinci-faşist iktidarı hedef tahtasına oturtalım, Dinci-faşistlerin elindeki en önemli silahı ellerinden alalım.

Hedefimiz, dinci-faşist iktidarı, onun başıyla birlikte yıkmak ve kendi halk iktidarımızı kurmaktır! Şimdi hiç bir şey bu hedefimizin önüne geçmemeli.