Salı, Kas 21st

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Mücadele Birliği | Makaleler

Yazarlarımızın makaleleri ve çeviriler

Kavgamız

Türkiye Kritik Bir Yol Ayrımında - 1

Türkiye’de 16 Nisan’da gerçekleştirilecek olan Anayasa Referandumu önemli bir eşiğe işaret ediyor. Bu önem sandıktan çıkacak sonuçtan bağımsız olarak ele alınması gerekiyor. Ne demek mi bu? Bu sorunun cevabını tek bir yazıda kapsamlı ve anlaşılır bir şekilde cevaplamak pek mümkün görünmüyor. O nedenle konuyu bir dizi yazı şeklinde adım adım ele almaya çalışacağız.

Devrimin Temel İhtiyaci

İçinden geçmekte olduğumuz sürecin karakterini kavramak, acil görevlerini yerine getirmek biz devrimci işçilerin ve öncümüz komünist partinin görevidir. Günün koşullarına uygun araç ve mücadele yöntemlerini kullanarak bugüne cevap olmamız ve yarınımızı güvenceye almamız gerekir.

Görüşlerimizi “Aşırma” Yarışı

Küçük-burjuvazi ikili yapıya sahiptir. Bir mülk sahibi olarak işler yolunda gittiği sürece, burjuva düzenden yanadır; fakat durumu kötüleştiği zaman -ki kapitalizmin gelişimi tarafından kaçınılmaz olarak yıkıma sürüklenir- kendisini emekçi halkın bir parçası sayar; proleterleşme sürecinde devrimci bir rol oynar. Toplumsal konumu gereği proletaryayla burjuvazi arasında gider gelir. Yine toplumsal doğası nedeniyle kaypaktır, tutarsızdır, yüreksizdir.

Düşüncelerimiz Etkileyicidir Ve Ön Açıcıdır

Mücadele Birliği'nin önceki sayılarında Leninist Parti'nin çeşitli konulardaki görüşlerini "aşırıp" kendi görüşleriymiş gibi sunan bazı küçük burjuva siyasetlere değinmiştik. Utanmazca aşırma yapanların bunlarla sınırlı olmadığını da belirtmiştik. Şimdi bunlardan ikisi üzerinde daha duracağız.

Biji Berxwedana Kobane

Dört ay önce "Kobane düştü, düşecek" diye bayram ediyordu RTE! Bütün faşistler, gericiler, kan içiciler aynı sevinci paylaşıyorlardı. İnsan müsveddelerinin yapacağı katliamı ellerini ovuşturarak bekliyorlardı. Kadınların pazarda köle olarak satılacağı beklentisinden ağzı kulaklarındaydı. Hepsi sükut-u hayale uğradı!

Fabrikalar Tarlalar Siyasi İktidar Her Şey Emeğin Olacak!Sloganı Sizin Atacağınız Bir Slogan Değildir

Küçük-burjuva hareketlerin bu topraklarda uzun bir geçmişi var;bu, belli tarihsel ve toplumsal nedenlerle açıklanabilir. Bazı nedenler şöyle sıralanabilir: Küçük-burjuva mülk sahiplerinin, toplam nüfus içinde önemli bir sayı tutması; bugün de nüfus içinde belli bir yoğunluğu var.

12 Eylül KARANLIKLARINDAN KESK’E ŞİMDİ YENİ BİR ÜTOPYA DESEF

 

 

12 Eylül faşizminin karanlık yıllarında ateş böceklerinin küçük kıvılcımlar çakarak karanlıkları yırtmaya çalıştığı yıllar. Bu kıvılcımlardan birisi de,1986 yılında Abece dergisi süreciydi. Derginin ilk sayısının çıkarılması,ilişki kurulabilen illere gönderilmesi, ilişki kurulamayan illere ulaşma çabaları müthiş bir heyecandı.

 

Abece dergisinin belirli bir gelişme göstermesinden sonra,dergi çevresinde toplanan 1402'lik ve emekli öğretmenler tarafından 1988 yılında Eğit-Der kuruldu. Süreçte çok emeği olan Ali Bozkurt, Naciye Babalık, Binali Seferoğlu, Feyzullah Ertuğrul ve ismini anımsayamadığım kahramanlarını minnetle anıyoruz. Dernek kurucuları 12 Eylül diktatörlüğü ve yasal koşullardan ötürü görevde olmayan öğretmenlerimiz olmasına rağmen, pratik faaliyetler çalışan öğretmenler tarafından yürütülüyordu.

 

O yıllarda unutulmaz anılardan birisidir. Denizli’de Eğit-Der’in örgütlenme çalışması için, merkezden gelen yöneticilerle bir gazete bürosunda yapılan toplantıya, kitapçılık yapan 1402'lik bir abimizle beraber sadece 2 öğretmen katılmıştı. Karanlık yıllarda, her adımın bedeli baskı, sürgün, soruşturma ve gözaltıydı. Bedeller ödendi ve mücadeleye katılanlar giderek artmaya başladı.

Tarihi Yaratan Halklardır

Bir insan ne için yaşar? Bu soruya herkes farklı bir cevap verebilir. Aslında beni buraya getiren toplumsal nedenleri sıralamak ezbere bir bakış açısı olur. Böyle bir direnişin, savaşın içinde olmak her devrimcinin ve yüreği insanlık için atan her bireyin yaşamak istediği bir duygu.

Denizlerin Yolundan

Her dönemin simgeleri vardır. Her simgenin de anlamı. Devrimci dönemlerin simgeleri hemen her mücadele alanında yanı başımızda bulunur. Bizlere güç ve moral verir. Fakat simgeler taşıdıkları değerlerle, ifade ettikleriyle önemli ve anlamlıdır. Nasıl ki tüm dünyada Che devrimin ifadesiyse ve her devrimci girişimde neresi olursa olsun onu görüyorsak; Denizler de Türkiye ve K. Kürdistan birleşik devriminin simgesidir.

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1