Pazartesi, Kas 20th

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

“Sistemin Bizi Öldürmesine Karşı Mücadeleyi Yükseltelim”

Her gün yeni bir ölüm haberi ile uyanır olduk güne.

İşçi çocukların ölümü, evinde infaz edilen çocukların, genç kadınların ölümü, KHK ile ihraç edilen akademisyenlerin intihar haberleri ve bunlarla sınırlı kalmayan ölümler.

Son zamanlarda üniversite okuyan işsiz kalan genç insanların intihar haberleri her geçen gün çoğalıyor. Bu sistemde genç insanlar işsizlikle, geleceksizlikle karşı karşıya... En yakın zamanda Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunu işsiz Gizem Kaynar'ın ölüm haberi gündeme geldi.

Genç kadın "işsiz" kaldığı için intihar etti. Ve "Ölmeyi beceremediysem lütfen siz yapın" sözlerini mektubunda yazdığını öğreniyoruz…

Gelecekleri için emek harcayıp, çabalayıp üniversite okuyan ve sonrasında işsiz kalan bir ordu var ve gitgide büyüyor.

Genç işsizlik oranı her gün büyüyor. Görüyoruz ki bu sistemin bize vereceği hiçbir şey yoktur. Bu kokuşmuş kapitalist sistem her geçen gün öldürüyor. Bu böyle gitmeyecek! Buna karşı, bu ölümlere, genç işsizliğe karşı "Ne yapmalı" sorusuna yanıt olarak; bu öldüren sisteme karşı mücadeleyi ileriye taşımanın eylemliliği ve pratiği içerisinde bulunmanın vakti ve zamanı olduğu söylenebilir. Bu düzen de tarihin bir zorunluluğu olarak yıkılmaya mahkum!

Nihai kapışmaya doğru giden bu düzende sistemin yıkılışını kendi lehimizde yani sosyalizm için dövüşmemiz gerektiğini yinelemek gerekiyor. Gençlik kendi geleceğine sahip çıkmalı; alınteriyle, emeğiyle çalışan insanların emeğini değersizleştiren bir avuç asalakları yok saymalı, onları tarihin çöplüğüne gömmeli!

Geleceksizlikle karşı karşıya kalan gençlerin emeğini ucuz bir meta haline getirenlere karşı, onları alaşağı etmek ve bu düzeni yıkmak gerekiyor. Bunun için gençliğin daha cüretli, cesaretli, kararlı bir şekilde mücadele etmeleri gereken bir dönemden geçiliyor. Ve artık "daha ne olabilir"… Sistemin bizi öldürmesine karşı biz de mücadeleyi yükseltelim diyen, ayaklanma ruh hali içerisinde olan gençlik var. Gençlik dinamizmini bu doğru mücadele eksenine kanalizasyon ettiği koşullarda zafere varabilir.

Ve bunun için bulunduğumuz her alanda örgütlenmemiz gerekiyor. Fabrikalarda, liselerde, üniversitelerde, mahallerde... İşyerlerinde, mahallerde, okullarda komiteler, konseyler kurarak bulunduğumuz yerlerde güçlenebilir, bu şekilde mücadeleyi örgütlü bir güç halinde ileriye taşıyabiliriz. Gençlik bu düzeni yıkarak "geleceklerine sahip çıkabilir".