Pazartesi, Kas 20th

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Savaşta Motivasyon Ve Disiplin

Sınıflı toplum tarihi boyunca egemen sınıflar ile ezilen sınıflar arasında sürekli ve uzlaşmaz çelişkilerden doğan bir savaşım söz konusudur. Köleci toplumdan, feodal topluma ve o günlerden günümüz kapitalist toplumuna kadar egemen sınıflar ve ezilen sınıflar arasında askeri, ekonomik, ideolojik, toplumsal uzlaşmaz çelişkiler bütünü vardır.

Geleceğe Güvenle Bakabilmek!

GELECEĞE GÜVENLE BAKABİLMEK!

Yaşamın çok hızlı aktığı, onlarca büyük olayın, toplumsal sarsıntının çok kısa zamanda gerçekleştiği, siyasal kamplaşmanın en keskin ve çıplak haliyle karşımızda olduğu topraklarda yaşıyoruz. Bir tarafta devrim cephesinin inanılmaz güçlü saldırıları, ayaklanmalar, isyanlar, sosyal patlamalar ile delik deşik olan devlet kurumları ve sermaye sınıfı diğer tarafta da gerici karşı-devrimci terörü ile emekçi yığınları ve onun politik öncülerini zapt-u rapt almaya, sindirmeye çalışan karşı-devrim cephesi.

Nihai Kapışma Yaklaşıyor

Dinci-faşist iktidarın bir süredir varlık-yokluk savaşı içinde olduğunu kendi cephesinden dahi birçok ağızdan duyar olmaya başladık. Uzun zamandır devam eden sert iç savaş, sistemi temellerinden sarstı ve onu güçsüz düşürdü. Darbe girişimi sonrasında ise birçok kurumunda güvensizlik, büyük çatlaklar, kadro açığı, işlemeyen bir devlet makinesi, çürüme almış başını gidiyor.

6 Kasım ve Gençlik

Öğrenci Gençlik ve YÖK

6 Kasım 1981… Öğrenci gençliğin akademik alanda önünü tıkayan, bilime karşı savaşa kendini adamış bir kurum olan YÖK’ün (Yüksek Öğretim Kurumu) kuruluş yıldönümü. 1980 darbesi ve sonrası faşizmin Türkiye ve Kürdistan topraklarında kurumsallaşmasını sağladığı, tekelciliğin yani siyasal gericiliğin tüm devlet kademelerinde egemen kılındığı ve bunun toplumsal temellerinin de oluşturulduğu bir dönemdir.

Gençliğin Politik Sorunları

Son kritik viraja doğru yol almaya başlıyoruz. Haftaya 16 Nisan Pazar, bu virajı dönüp önümüze nasıl bir düzlük çıkacağını kestirmek zor olsa da, biz komünistlere düşen her ihtimale karşı hazırlanmak. Tekrar tekrar söylemekte fayda vardır ki, bu ihtimallerden biri ''ayaklanma'dır''.

Mücadelede Militanlık

Büyük altüst oluşların, ayaklanmaların, savaşların, yıkımların olduğu bir dönemden geçiyoruz. Dünya genelinde emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı çelişkiler emekçi yığınları harekete geçmeye iten temel sebepler. Artık küresel çapta bir hareketlilik ve ayaklanmalar dönemindeyiz. 21. yüzyıla girerken sermaye sınıfı ve onun temsilcileri sonlarının geldiğini habercisi olan bu yeni çağın ayaklanmalar ve savaşlar çağı olacağını ortaya koymuşlardı.

Savaş ve Enternasyonalizm

Dünya genelinde emperyalist-kapitalist sistemin yaşamış olduğu bunalımın bir yansıması olarak küresel çapta çatışma ve savaşlar büyümeye devam ediyor. Son birkaç günde gerçekleşen gelişmeler ile birlikte büyük bir savaşın yaklaştığı kuşku götürmez bir gerçeklik.

Yolumuz Uzun, Yürümek İsteyen Yolu Açmalıdır!

Kapitalist sistemde burjuvazi için üretimin devamını sağlayabilmek adına kalifiye eleman ihtiyacını giderme, toplumda kendi ideolojisini egemen kılma, kendine bir taban yaratabilme için bir araç olarak kullanılan eğitim sistemi burjuvazi için toplumu dilediği gibi dizayn etmede de bir araç olarak kullanılmaktadır.

Köprüden önceki son çıkış: Savaş

Dünyanın dört bir yanına acı ve gözyaşı ihraç eden bir avuç burjuva süprüntüsü, kendi iktidarlarının devamı için bizleri bölmeye, birbirimize düşürmeye, savaşlarla kan denizinde boğmaya çalışıyor.

Gençliği Devrime Kazanmak

İçinden geçtiğimiz sert iç savaş süreci devrim saflarını belirgin kılmaya devam ediyor. Kendisini tarafsız diye ilan edenler, ya burjuvazinin safında ya da işçi sınıfının, emekçi sınıfların safında tarafını seçmek zorunda. Devrimin gönülsüz dostları küçük burjuvazi için de aynı kural geçerli.

Sabırsızlık Zamanları

Son süreçlerde yaşanan gelişmeler emekçi halkların, gençliğin, devrim güçlerinin keskin bir süreçten geçtiğini ortaya koyuyor. Durum sermaye cephesi için ise daha kritik. Uzun süredir yayınlarımızda çıkan sermayenin bir varlık-yokluk savaşını hem içerde hem de dışarda sürdürmeye çalıştığını görmemek için kafayı kuma gömmüş olmak görmek lazım. Durumu biraz daha açıklığa kavuşturmak için birkaç gelişmeyi sıralayalım.

Gordiyon Düğümü ve İskender

Daha önceki yıllarda düşünüyorum yazı yazma meseleleri ortaya çıktığında o kadar konu vardı ki. Öğrenci mücadelesine dair diğer siyasetlerle yapılan tartışmalar, özellikle bir dönemin moda konusu Bologna Süreci idi.

Gençliğin Faşizme Karşı Mücadelesi!

Gençlik devrim mücadelesinin kopmaz parçası ve şüphesiz dinamiği. Liselerde, üniversitelerde, yaşam alanlarında büyük çoğunluğu oluşturan toplumun bir parçası. Bizim faşizme ve kapitalizme karşı gösterdiğimiz her reaksiyonun, toplumda bir yansıması kuşkusuz oluyor.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti-1

Kuzey Kore (Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti), bizde bilinen adıyla Kore Savaşı, Kuzey Korelilerin deyişiyle“Anavatan Kurtuluş Savaşı” sonrasında (1950-1953) ikiye bölünmüş, ülkenin güney bölümü emperyalistlerin elinde kalmıştır.

Gençlik, Bir Adım Öne!

Olağanüstü zamanlardan geçiyoruz. Dünya genelinde kapitalizmin çelişkileri olağanüstü keskinleşti ve birikti.

Okul Sıralarından, Amfilerden Sokağa Kavgayı Büyütmeye!

Başarısız darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile birlikte dinci-faşist iktidar kamu kurumlarında çalışan sosyalist, demokrat, ilerici kesimleri de rahat bırakmamaya kararlı. Dinci-faşist iktidar, iktidara egemen olabilmek için son çare olarak darbeye başvuran bir diğer sermaye kliğini bahane ederek aslında emekçi sınıflara, Kürt halkına, devrimci güçlere yönelik savaşı daha üst bir boyuta taşımış durumda.

GENÇLİK, DEVRİM FIRTINASININ ETKİN GÜCÜ OLARAK HAREKET ETMELİDİR!

Burjuvazinin saldırı dalgası artık sınır tanımıyor. Herkes ve her yer artık bu saldırı dalgasının merkezinde yer alıyor. Artık hiç kimsenin toplumun “Gizli gözeneklerinde” kendi halinde yaşama şansı yoktur.

En son postalların altında çiğnenen akademisyen cüppeleri bunun en somut kanıtıdır. İhraç edilen akademisyenlerin ve öğrencilerin üniversitelerdeki bu eylemine müdahale ediliyor. Belki de hayatının ilk eylemini yapan akademisyenler dahi coplanıyor, yerlerde sürüyerek gözaltına alınıyor; bu arada savaş meydanında düşmana “galebe çalmış” ordu havasındaki kolluk, akademisyenlerin cüppelerini büyük bir hınçla çiğniyor, üzerinde tepiniyor!

Che Gibi Olmalıyız!

Yozlaşma, çürüme, ırkçılık, eğitimde gericileşme… Liste uzatılabilir ama şimdilik yeter. Faşizmin gençliği çürütmek, gericileştirmek için bu topraklarda uyguladığı yöntemlerden bazıları.

EĞİTİM SİSTEMİNİN ÇIKMAZLARI

 

Son günlerde Eğitim Bakanlığı’nın eğitim müfredatında yapacağı değişikliklerin ortaya çıkmasından beridir ‘Nereye doğru gidiyoruz? sorusunu soranların sayısı artmaya başladı. Bunu sormakta haklılar ama soruyu doğru cevapsız bırakmakta haksızlar. Son yıllarda eğitimde gericileşmenin, toplumsal çürümeyle gitgide aynı minvalde geliştiğini söylemek doğru olur diye düşünüyoruz. Birkaç küçük hatırlatma yaparak yolumuza devam edelim.

Sloganların Gerçek Anlamı!

“Ve ışığın savaşçıları, kabul edilmez olanı asla kabul etmezler”

Işığın Savaşçısının El Kitabı, Paulo Coelho, sf. 90

 

Korku, Endişe, güvensizlik, tedirginlik, örgütsüzlük, eylemsizlik, içe kapanıklık ve çürüme! İşte dinci faşist iktidarın bugün yaratmak istediği, toplumun her kademesinde egemen kılmak istediği duygu, ruh hali ve davranışların bazıları.

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1