Salı, Kas 21st

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Dünyayı Şimdi Kadınlar Sarsıyor

Gazetelerin 3. sayfasını aratmayan haberlerle uyanıyoruz yeni güne. İstismara uğramış, tecavüz edilmiş çocuk bedenleriyle yıkılıyor, tecavüze uğrayan ve öldürülen kadınlarla öfkeleniyoruz. Bitmek bilmeyen etrafındaki her şeyi içine çeken kısır döngü gibi.

Ensest ve istismarın yayıldığı -teşvik edildiği- tecavüzün ve şiddetin cezasız kaldığı toplumda kadın mücadelesi açısından değişen çok şey var.

Geçmişte kadın mücadelesinde temelde kapitalist sistemin sömürüsüne başkaldırı beraberinde eşit işe eşit ücret, oy hakkı, kadınların üretime katılabilmesi için çocuklara kreş hakkı, kürtaj hakkı gibi mücadele edilerek elde edilen kazanımların yitirildiği bir süreçteyiz. Öyle bir süreç ki tecavüze uğramamak, şiddet görmemek ve hayatta kalabilmek için mücadele etmek bir gereklilik.

Tüm sınıflı toplumlarda her türlü gericiliğin ilk hedefi hep kadın olmuştur. Bugün de bunu çok net bir şekilde görüyoruz. Dinci faşizmle uygulanan ya da uygulanmak istenen kadın politikaları ile eve kapatılmış, üretimden uzaklaşmış, mutfağın ahmaklaştırıcı ortamına mahkum edilmiş, toplumda, yaşamda söz hakkı olmayan köleler haline getirilmek isteniyoruz. Sadece Türkiye ve Kürdistan kadınları değil gözünü özgürlüğe dikmiş, yüzünü devrime dönmüş tüm dünya kadınları için uygulanmak istenen politikalar bunlar.

Geçtiğimiz yıl 3 Ekim de Polonya’da altı milyon işçi ve emekçi kadın kürtaj hakkı için Varşova dahil bir çok şehirde sokakları işgal ettiler. Siyah giyinen kadınlar kürtajın tamamen yasaklanmasını protesto ederek Kara Pazartesi'ni ilan ettiler. Polonyalı işçi ve emekçi kadınlar 1975 yılında İzlandalı kadınların yaptığı eylemden ilham almıştı.

16 yaşında Lucia Perez'in uyuşturucu çeteleri tarafından tecavüz edilip katledilmesi Arjantin kadınlarını ayağa kaldırdı. Arjantinli işçi ve emekçi kadınlar Siyah Çarşamba adını verdikleri eylem için genel ve kapsamlı bir çağrı yapıp bir saat iş durdurarak grev yaptılar. Kadına yönelik şiddete karşı Latin Amerika kadınları yürüyüşler ve grevler yaptı. Geçen Kasım ayında İtalya’da düzenlenen kitlesel protesto gösterilerinden, Güney Kore’de de kürtaj haklarının savunulması için düzenlenen kadın grevine kadar dünya kadınları ayaktaydı.

Ve ardından... ABD’de 21 Ocak günü bir çok eyalette ve ilde 4,5 milyon kadın-erkek, LGBT bireylerin katıldığı Trump karşıtı gösteriler damga vurdu. Kadınları aşağılayan, göçmen karşıtı ırkçı, faşist söylemler başta kadınları, emek cephesini toplumun büyük bir kesimini harekete geçirdi. Ve yayınladıkları bildirge ile Kızılderili halklara, Filistin halkına, siyasi tutsaklara, Kara Panterlere özgürlük mücadelesi verenlere selam yolladılar.

Ve Arjantinli kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde kürtaj karşıtı bir gün yaşamı durdurma grevi Amerikalı kadınlara ilham verdi.

Tüm dünya kadınlarına 8 Martta Uluslararası Militan Kadın Grevi çağrısı yaptılar. Çağrının içeriği oldukça nitelikli; dünyanın tüm işçi- emekçi kadınları başta olmak üzere, LGBT-trans bireylerle dayanışarak, şiddete karşı, kürtaj hakkını savunarak, emek sömürüsüne karşı 1 günlük grevle harekete geçirip kitlesel yürüyüşlerle köprüleri, meydanları, yolları bloke ederek, kadın emeğinin görünür kılınması çağrısını yapıyorlar.

Kadına yönelik kıyımların ve baskı politikalarının genel olarak dünyanın yani emperyalist-kapitalist sistemin kendi iç çelişkisi olduğunu bilmek kadar tıkanan sistemin kendini zora başvurarak ayakta tutmaya çalıştığını da görmek gerekir.

Bu eylemler grevler ve 8 Mart çağrılarını tüm kadın örgütleri tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz... Biz Emekçi Kadınlar bu süreci doğru okuyarak ayağa kalkan kadınların özgürlük arzusuyla, başka dünyayı yaratma iddiasını görüyoruz. Eylem, ayaklanma devrim deneyimleri, tüm dünya kadınlarına ilham kaynağı oluyor.

Dünya kadınlarının ayakta olması bunun bir göstergesi değildir de nedir. Bizde topyekün bir özgürlük istiyorsak kendi toplumsal konumumuzu emek-sermaye çelişkisini ortadan kaldırarak başarabiliriz.

“ Biz özgürlüğe inananlar, ona sahip olmadan asla huzur bulamayız”

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1