Pazartesi, Kas 20th

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Mücadele Birliği | Bildiri-Açıklama

ÇIKIŞ YOLU: AYAKLANMA VE DEVRİM

Referandum yapıldı ve dün öngörü olarak söylediklerimiz bugün bir olgu olarak karşımıza çıkmış bulunuyor: SANDIKLA GİTMEYECEKLER.

Emekçi sınıflar, ezilen halklar, faşist baskı ve terörden, sömürüden kurtuluş yolu arayanlar amaçlarına ulaşmak istiyorlarsa, her şeyden önce düşmanlarını iyi tanımak zorundalar. Zaferin birinci koşulu budur. Düşmanını iyi tanımayan onu alt edemez, onun üzerinde zafer kazanamaz.

Emperyalist devletler, tekelci sermaye sınıfı ve dinci-faşist iktidar, kanlı bir zincirin halkaları gibi, her biri, varlık koşullarını bir diğerinin varlığına bağlamış durumda. Bu halkalardan birinin kopması, dinci-faşist iktidarın yıkılması diğerlerinin de varlık koşullarını ortadan kaldıracak.

Bu yüzden birbirlerine sımsıkı tutunuyorlar, buyüzden birbirlerini kolluyorlar. Emperyalistlerin tek korkusu, dinci-faşist iktidarın ve onun başının baskı ve terörünün bir halk ayaklanmasına yol açmasıdır. Dolayısıyla, dinci-faşist iktidara yaptıkları itiraz ve uyarılar bununla sınırlıdır.

Dinci-faşist iktidar ve faşist devlet ise, ayakta kalmanın tek yolunu baskı, terör ve şiddeti hiç bir yasayla sınırlanmamış boyutlara taşımakta görüyor.

Dinci-faşist iktidar ve onun başındaki adam, Suriye’de, Rojava’da, Kürdistan’da boğazlarına kadar insanlık suçlarına batmışlar. Hırsızlıklarını, yolsuzluklarını, rüşvetlerini, akraba kayırmalarını, soygun ve talanlarını ise saymaya bile gerek yok.

İktidarda kalmak onlar için tek kurtuluş yoludur. Tekelci sermaye sınıfı, egemenliğini korumayı, bu dinci-faşist iktidara ihale etmiştir. Emperyalistler, Türkiye-Kürdistan ve Ortadoğu’daki varlıklarının devamını bu dinci-faşist iktidarın varlığında görüyorlar.

Bu kadarı bile dinci-faşistlerin iktidarı sandık yoluyla bırakmayacağını, güçlerinin son noktasına kadar iktidarda kalmak için direneceklerini, iktidarda kalmak için her yolu, her yöntemi deneyeceklerini, hertürlü hileye başvuracaklarını anlatmaya yeter; yetmeli.

2015 Haziran seçimleri, dinci-faşistlerin sandıkla gitmeyeceklerinin en somut kanıtı oldu. Azınlık duruma düşmelerine karşın ne yapıp edip hükümeti devretmediler; iktidarı, değil halk güçlerine, burjuva muhalefete bile teslim etmeyeceklerini ortaya koydular. Aynı yılın Kasım seçimleri, dinci faşist iktidarın seçimleri kazanmak için insanlık suçu dahil, işlemeyeceği bir suçun, göze almayacağı bir terörün olmadığını gösterdi.

İşçiler, Emekçiler, Kürt Halkı, Aleviler, Ezilen Halklar;

Her türlü baskıyı, tehdidi, terörü göze alarak sandığa gittiniz ve dinci-faşist iktidarın başındaki adama “hayır” dediniz. Ezici bir çoğunluk olduğunuz ortaya çıktı. Normal koşullarda, dinci-faşist iktidarın ve başındaki adamın yapması gereken tek şey çekip gitmesiydi.

Ama böyle olmadı. Gerçeği tersine çevirmek için çalıp çırptılar, sandıkları bir yerden başka yere taşıdılar, sahte seçmenler kaydettiler, mükerrer oy kullandılar, her tür kalem hilesi yaptılar. Ama sizin ezici çoğunluk olduğunuzu gizlemek için bütün bunlar yetmedi; yetmezdi de..

Çalıp çırpmalar, hileler, milyonları bulan sahte oylar yetmeyince YSK devreye girdi. Boğazına kadar batmış, çürümüş olan düzen, yozlaşmanın, çürümenin dipsiz bir kuyu olduğunu kanıtlamak istercesine en pervasız hilelere yöneldi. Alenen, dalga geçercesine, göstere göstere “evet” çıkardı sandıktan! Çünkü tezgah çoktan kurulmuş, karar verilmişti. RTE, bu gerçeği, “atı alan Üsküdarı geçti, haberiniz yok” diyerek itiraf etti.

Sonuçta, referandum öncesi öngördüğümüz sonuçla karşılaşmış olduk: Gerçekte “hayır” kazanmıştı; resmiyette “evet”. “Sandıkla Gitmeyecekler” demiştik; ne yapıp edip gitmediklerini yaşayarak gördünüz!

Artık bu gerçek herkes tarafından net bir şekilde görüldüğüne göre, bu faşistleri defetmenin, bunlardan kurtulmanın yol, yöntem ve araçlarına yönelmek, sizler açısından bir zorunluluktur. Bu yol devrim yoludur; bu yol ayaklanma yoludur.

Kendilerini güçlü göstermelerine aldanmayın! Referandum, güçlü olanın, çoğunluk olanın siz olduğunu ortaya koydu. Güçlü olan sizsiniz, güçlü olan devrimdir! Bu gerçeği kendileri de biliyor ve bu yüzden korkuyorlar. Saldırganlıklarının, pervasızlıklarının ardında yatan neden budur.

O halde korkularını gerçeğe çevirelim! Onlar sandıkta hileyle kazandılar. Biz sokakta gücümüzle kazanacağız!

Onların iktidarını sokakta yıkabiliriz; yıkacağız! Halk iktidarını kurabiliriz, kuracağız!

TKEP/L

Merkez Komitesi

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1