Salı, Kas 21st

GüncellemeSal, 23 May 2017 10pm

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Mücadele Birliği | Bildiri-Açıklama

40. YILINDA 1 MAYIS’TA TAKSİM’E!

1 Mayıs geliyor!

Referandumda milyonlarca oy çalındı, her türlü sahtekarlık yapıldı. Milyonlarca emekçi referandumu meşru görmüyor, reddediyor. Yüzbinler sokaklarda.

ÇIKIŞ YOLU: AYAKLANMA VE DEVRİM

Referandum yapıldı ve dün öngörü olarak söylediklerimiz bugün bir olgu olarak karşımıza çıkmış bulunuyor: SANDIKLA GİTMEYECEKLER.

Hoşçakal Comandante! Daima!

O büyük yürek bu sabah sustu. Küba devlet televizyonu, bu sabah verdiği haberde ölümsüz komutanın 90 yaşında evrenin sonsuzluğuna karıştığını duyurdu.

“Dostlarımızdan Ve Okurlarımızdan Ellerinizi Çekin!”

Bu coğrafyada bahar, hep mücadelenin yükseldiği vakittir. Doğanın o büyük diyalektiği kavgaya da kabuk verir, öz verir. Her şey insanın örgütlü çabasıyla nesnel sınırlarını aşmaya çabalar.

EKA: Faşizme Ve Gericiliğe Karşı Dünyaya Başkaldırıyoruz

Dört bir yandan kuşatıldık. Bizi boğmaya çalışıyorlar. Faşizm ve gericilik sadece biz kadınlara değil, insana dair olan ne varsa saldırıyor, yok etmeye çalışıyor. İşçilerin, emekçilerin, kadınların, ezilen halkların, tüm toplumun örgütlenme alanlarını yok ediyor. Gazetecileri, avukatları, devrimcileri, akademisyenleri zindanlara atarak bizi susturmaya çalışıyor.

13 Mart Savaşçıları Kavgamızda Yaşıyor

35 yıl önce, 13 Mart 1982'de, 3 devrimci işçi, 3 Leninist savaşçı; Seyit Konuk, Necati Vardar ve İbrahim Ethem Coşkun yoldaşlarımız 12 Eylül faşist cuntası tarafından sendika kurmak, faşistleri cezalandırmak ve Tariş işçilerini ayaklandırmak suçlamasıyla idam edildiler.

“Bu Şiddete En Güzel Cevap, Korkmuyoruz Diye Haykıran Kadınlardır”

Neredeyse her gün insanlık suçu işleyen Türkiye’deki dinci-faşist iktidar, son olarak çıkartmak istediği akıl almaz yasayla 4000 tecavüzcüyü aklamaya çalışıyor. Önerilen yasa tasarısıyla cinsel ilişkide rıza yaşı 15’ten 12’ye indirilebilecek, tecavüzcünün mağdurla evlenmesi durumunda cezası ertelenecek, yasa geriye doğru isletileceğinden bu suçu işleyen cezaevlerindeki tüm tecavüzcüler serbest bırakılacak...

“Halklarımızı 13 Martçılar Gibi Ön Saflarda Yerlerini Almaya Çağırıyoruz”

13 Mart 1982’de idam edilen ilk proleter kadrolar Seyit KONUK, İbrahim Ethem COŞKUN, Necati VARDAR yoldaşlar yaşamları boyunca almış oldukları görev ve sorumluluk bilinciyle hareket ettiler. TC devletinin faşizmine karşı halkların mücadele birliğini savunan bu üç proleter öncü yaşamlarını bu uğurda tereddüt etmeden devrime adadılar.

Dernekleri Kapatılan Kadınlar Yalnız Değildir, KJA Yalnız Değildir

15 Temmuz darbesinden sonra devlet örgüt olarak çökerken, tek adam etrafına kendini yeniden örgütlemeye çalışıyor. Bunun ekonomi politik yönden bir çok argümanı var. Bu darbeyle birlikte önce kendi yol arkadaşlarını ortadan kaldıracak, akabinde devrimci demokrat güçlere saldıracaktı, bu hiç uzun sürmedi.

“Özgürlük Çığlığımız Dünyayı Sarıyor”

8 Mart 1857; bundan 150 yıl önce… 8 Mart 1917; bundan 100 yıl önce…

Bugün, biz kadınlar yine meydanlardayız… Dünyanın birçok yerinde grevde ve eylemlerdeyiz. Bizi köleleştirenlere karşı özgürlük çığlığımız sokaklara taşıyor, dünyayı sarıyor. Öfkemizi sokaklarda haykırıyoruz.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DÖB KADIKÖY ANADOLU LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN YANINDA

Çağımız kapitalizm ile sosyalizmin, gericilik ile bilimin, esaret ile özgürlüğün savaşı. İki farklı dünya, emek ile sermaye arasında devam eden amansız kavga. Bir tarafta ezen, sömüren sömürdükçe çürüyen, vahşileşen her yere saldıran bir sınıf, diğer tarafta buna karşı harekete geçen proletarya, emekçi halklar ve gençlik. Ya burjuvazi dünyayı yokoluşa götürecek, ya da halklar sosyalizme yürüyecek. Ya sosyalizm ya barbarlık!

Kobane Zafer Günü

TKEP/L Rojava Parti Komitesi’nin Kobane Zaferi ile ilgili açıklamasını yayınlıyoruz.

MKÜ DÖB’ten Dayanışma

İç savaşın keskinleştiği bu dönemlerde devletin saldırı alanı giderek genişliyor. Çünkü tehlike altında, daha fazla kesimi tehdit olarak görüyor.

OYUMUZU DEVRİMDEN YANA KULLANIYORUZ!

Olağanüstü zamanlardan geçiyoruz. Yaşadığımız topraklar yangın yeri. Her gün onlarca tutuklama, katliam, baskı… Açlık ve geleceksizlik de yakamızı bırakmıyor. Bir tarafta dinci-faşist bir iktidar; toplumun her ilerici kesimini baskı altına alan, ezen, ötekileştiren…

Samandağ Liseli DÖB'lüler Kadıköy Anadolu Lisesi Öğrencilerinin Yanında

Kapitalizmin iç çelişkileri artarak devam ediyor. Devlet eskisi gibi yönetemezken, emekçi halklar da eskisi gibi yönetilmek istemiyor. Yaklaşan sonunu engellemek isteyen faşist devlet bu yönetememe durumunu baskıları ve katliamları arttırarak ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Yeni Süreç İçin Çağrımızdır

İşçiler, Emekçiler!

Her yerde ölüm, gözyaşı, baskı, acı, tehdit, zulüm, savaş... İşsizlik çığ gibi. Yokluk ve sefalet korkunç bir yaygınlık gösteriyor. Paramız gün gün, saat saat değersizleşiyor, pula dönüyor. Tüm bunlar yokmuş gibi kalkmış başkanlıkla yatıp başkanlıkla kalkıyorlar!

DÖB: Gerçekçi Ol İmkansızı İste!

Korku, güvensizlik, endişe, örgütsüzlük, eylemsizlik, yozlaşma ve çürüme…Dinci faşist iktidarın gençlik üzerinde egemen kılmaya çalıştığı ruh hali, davranış ve duygulardan bazıları. Gericiliğin ve çürümenin sarmalında sıkışan öğrenci gençliğin önüne konan ise geleceksizlik ve umutsuzluk.

“Kamera Uygulamasını Kabul Etmiyoruz!”

Hapishanelerde her dönem hak gaspları, baskı, işkence ve katliamların dolaysız adresleridir. Faşizmin genel yönetim anlayışı hapishanelerdeki uygulamalarda da kendini göstermektedir.

Her Yerde İktidar Hedefi

Darbe, muhtıra, OHAL… Kapitalistlerin sıkıştıkları, içinde bulundukları krizden çıkamadıkları dönemlerde kullandıkları bazı yöntemler bunlar. Bu ve bunun gibi yöntemler türlü türlü olmasına karşın değişmeyen tek şey; bu dönemde saldırılan, susturulmaya çalışılan kesimlerdir. Memlekette ne zaman bir iktidar krizi yaşansa, darbe muhtıra ya da OHAL hemen imdada yetişir. Ve her zaman komünistlere, Kürtlere, Alevilere, işçilere, emekçilere ve öğrencilere saldırılır. Tıpkı 15 Temmuz sonrası olduğu gibi.

FİDELİMİZ...

Dünya proletaryasının düşünen beyni artık düşünmeyecek; dünya emekçi sınıflarına, Küba halkına sevgiyle dolu bir kalp artık atmayacak.

Fidel’imiz, arkasında zenginliği tarifsiz idealleri, değerleri, düşünceleri, ilkeleri dünyanın yoksullarına, acı çeken halklarına, çocuklarına bırakarak, ebediyen sustu.

Parti Her Yere, Her Adımda Zafere

Yoldaşlar. Bugün 1 Eylül. 1 Eylül 1990’da proletaryanın devrimci sınıf partisi Türkiye Komünist Emek Partisi Leninist kuruluşunu ilan etti. THKO’dan aldığımız mücadele bayrağını zafere kadar taşıyacağız.

Yenİ İnsan

Halkın Denizi

HalkinDenizi 1